1. HABERLER

  2. BASIN AÇIKLAMASI

  3. Diyarbakır'da 49 Kurumdan Özgür-Der'e Destek
Diyarbakırda 49 Kurumdan Özgür-Dere Destek

Diyarbakır'da 49 Kurumdan Özgür-Der'e Destek

PKK'ya yakın basın tarafından hedef gösterilen Özgür-Der'in Van Şubesine yönelik saldırı, Özgür-Der Diyarbakır şubesi ve İslami kuruluşlar tarafından kınandı.

A+A-

Özgür-Der’in hedef gösterilmesine tepkiler devam ediyor. Bugün Özgür-Der Diyarbakır şubesinde bir araya gelen Diyarbakır’daki İslami kuruluşlar saldırıya sert tepki gösterdi. Özgür-Der Van şubesine yönelik Molotoflu ve silahlı saldırının kınandığı açıklamada, Özgür-Der ile dayanışma içerisinde olunacağı vurgulandı.

49 KURUMDAN ÖZGÜR-DER’E DESTEK

Diyarbakır’da faaliyetlerini sürdüren 49 kurumun da destek verdiği açıklama Özgür-Der Diyarbakır şubesinde yapıldı. Şube Başkanı Murat Koç’un okuduğu basın açıklamasında, Zalim Baas diktatörlüğüne karşı Suriye halkının yanında yer alan İslami kuruluşlar aleyhine sosyal medya üzerinden yürütülen iftira kampanyasının düşmanlık boyutuna evrildiği hatırlatılarak, bunun sonucu olarak Van Özgür-Der şubesine yapılan saldırıyla düşmanlıkta sınır tanınmadığının göstergesi olduğu belirtildi.

ÖZGÜR-DER NEDEN HEDEF SEÇİLDİ?

Özgür-Der’nin hedef seçilmesinin nedeninin de sorgulandığı açıklamada, “Özgür-Der hedef seçilmiştir çünkü Suriye Kürdistan’ında güya, İslamcı güçlerin masum Kürt sivilleri öldürdüğüne dair ortaya atılan iddiaların yalan olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Ve gerek Kürdistan coğrafyasında, gerekse de Ortadoğu’nun bütününde şu veya bu milliyetçiliğin çözüm değil ancak daha fazla kan ve zulüm demek olduğunu ısrarla haykırmıştır.” İfadeleri kullanıldı.

“KATLİAM İDDİALARINI BELGELEMEK YERİNE, SALDIRIYORLAR”

Açıklamanın sonunda basın mensuplarının soruları da cevaplandırıldı. Bir gazetecinin, “Rojava’da gerçekten katliam var mı? Bunu araştırma imkânınız oldu mu?” şeklindeki sorusu üzerine Koç, basına yansımasının ardından bu konunun takipçisi olduklarını, araştırdıklarını ve ulaştıkları bilgiler neticesinde iddia edildiği gibi sivil bir katliamın olmadığını öğrendiklerini söyledi. Rojava’da PYD ve İslami güçler arasında bir çatışmadan bahsetmenin mümkün olduğunun altını çizen, Koç, bu çatışmalar arasında sivillerin zarar görmesinin mümkün olduğunu zira bunun bir savaş olduğunu; her savaşta olduğu gibi burada da sivillerin zarar görmüş olabileceğini ancak iddia edildiği planlı sivil bir katliamın yaşanmadığını ifade ederek, “medyada Rojava’da olduğu iddia edilen bazı resimler ve katliam görüntüleri servis edildi. İnternet dünyasında yaşıyoruz. Bunların doğruluğunu teyit etmek oldukça kolay. Bizler bu görüntüleri araştırdığımızda, görüntülerin, Banyas gibi yerlerde Esad tarafından yapılan katliam görüntüleri olduğunu gördük. Bunu da afişe ettik. Bu katliamların iddia edildiği gibi Rojava’da yapılmadığını belgeledik. Ardından hedef olduk. Bizlere belge getirmek yerine “yakarız, yıkarız, Kürdistan’dan sileriz” gibi tehditler savurdular. Bu gibi tehdit ve saldırılar sayıflıklarının göstergesiydi aynı zaman da.” dedi.

“KATLİAMIN OLUP OLMADIĞINI YERİNDE İNCELEYELİM”

Olaylar başladığı günden beri Suriye’ye insani yardım yaptıklarını belirten Koç, “eğer gerçekten özgür bir Rojava varsa ve orada katliam yapılıyorsa, buyursunlar bizim gibi insan hakları kuruluşlarından oluşan bir heyet oluşturalım katliamın olup olmadığını yerinde inceleyelim” diye davette bulundu.

Koç, Suriye’de muhalifler arasında bir çatışmanın Esad’a yaradığını ifade ederek, çatışmadan kaçınmalarının Suriye’deki tüm güçlerin yararına olacağının altını çizerek sözlerini sonlandırdı.

ozgurder_diyarbakir_aciklama2.jpg

ozgurder_diyarbakir_aciklama3.jpg

ozgurder_diyarbakir_aciklama4.jpg

ozgurder_diyarbakir_aciklama5.jpg

Basın açıklaması metninin tamamı:

ÖZGÜR-DER SUSMAZ, SUSTURULAMAZ!

10.08.2013

Zalim Baas diktatörlüğüne karşı Suriye halkının ve direnişin yanında yer alan İslami kuruluşlar aleyhine bazı Kürt Ulusalcıları ve onlarla irtibatlı odaklarca, bu kesime bağlı medya kurumları ve sosyal medya üzerinden yürütülen iftira kampanyası tam bir düşmanlık boyutuna evrilmiş durumda. Anlaşılan o ki, Suriye Kürdistanında yaşanan hadiseler üzerinden Kürt milliyetçi çevrelerinin oluşturmaya çalıştıkları kurgusal ortamın deşifre edilmesi, bu çevrelerin aşırı biçimde asabileşmesine ve saldırganlaşmasına yol açmakta. Bu bağlamda önceki gece Özgür-Der Van Şubesine yönelik gerçekleştirilen molotoflu, silahlı saldırı, düşmanlıkta sınır tanınmadığının açık ve somut bir göstergesi olmuştur.

Bu saldırı sürpriz olmamıştır. Kendiliğinden de gelişmemiştir. İslami yapılar, yardım kuruluşları ve medya organları aleyhine ısrarlı bir tarzda sürdürülen iftira ve dezenformasyon kampanyasının bir neticesidir. Söz konusu kampanyanın tümüyle temelsiz ve yalan olduğunun delilleriyle birlikte ortaya konulması bir takım çevrelerde had safhada bir tahammülsüzlük ve saldırganlık doğurmuştur.

Özgür-Der hedef seçilmiştir çünkü Suriye Kürdistanı’nda güya, İslamcı güçlerin masum Kürt sivilleri öldürdüğüne dair ortaya atılan iddiaların yalan olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Ve gerek Kürdistan coğrafyasında, gerekse de Ortadoğu’nun bütününde şu veya bu milliyetçiliğin çözüm değil ancak daha fazla kan ve zulüm demek olduğunu ısrarla haykırmıştır.

Özgür-Der’in tutumunu politik hesapları aleyhine bir engel olarak gören aynı kesim günlerdir gerek sahip oldukları basın yayın organları aracılığıyla doğrudan ve gerekse de sosyal medya vasıtasıyla dolaylı biçimde Özgür-Der’i hedef göstermiş, tehditler yağdırmış ve nihayet bu süreç fiili bir saldırganlığa dönüşmüştür.

Ne gariptir ki, bunlar on yıllardır devletin ırkçı, inkarcı, baskıcı tutumundan, halkın özgürlük alanının kısıtlanmasından şikayet etmişlerdir. Her fırsatta düşünce özgürlüğünden dem vurmuş, güya muhalif fikirlerin özgürce dolaşımını savunmuşlardır. Kemalist otoriter anlayışın sivil toplumu kuşatıp, güdükleştirmesinden rahatsızlık duyduklarını ifade etmişlerdir. Ve şimdi aynı çevreler utanmazca ve vahşice bir tutumla Özgür-Der’i molotofla, silahla baskı altına almaya ve susturmaya yeltenmektedirler.

Oysa Özgür-Der sahip bulunduğu İslami kimliğin bir gereği olarak her ne surette olursa olsun hakkı haykırma ve adaleti ayakta tutma çabası içinde olmayı bir zorunluluk olarak görmekte ve bu çabasını ne pahasına olursa olsun sürdürme kararlılığındadır.

Diktatörlere, tiranlara karşı, birçok Ortadoğu ülkesinde, adalet ve özgürlük için ayaklanan halkların yürüttüğü haklı mücadeleyi destekleyen Özgür-Der, aynı şekilde Suriye halkının Esed zalimine başkaldırmasını da desteklemiş, zalime karşı mazlumun yanında olma sorumluluğundan ödün vermemiştir. Suriye’de mücrim Esed ve ordusunun katliamlarına ilk andan itibaren tepki gösteren Özgür-Der, savaşın yol açtığı sosyal tahribata da kayıtsız kalmayarak İslami sorumluluk gereği Suriye halkının ihtiyaç duyduğu temel insani ihtiyaçların giderilmesine katkı sunmak için insani yardım çalışması da başlatmıştır. Yaklaşık iki yıl evvel başlatılan bu yardım çalışması kapsamında başta Suriye Kürdistan’ındaki ihtiyaç sahipleri olmak üzere etnik ve mezhebi ayrım gözetilmeden Esed zulmünden etkilenen Suriye halkına yardımlar ulaştırılmıştır. İki yıldır devam eden yardım faaliyetlerinin, Rojavada’ki çatışmaların hemen ardından yapılmaya başlandığını ve sadece kimi İslami gruplara yardım edildiğini iddia eden Kürt Ulusalcılarının bu iddiaları tam anlamıyla bir iftiradır.

Bu vesileyle kamuoyuna ve tüm halkımıza Van’da gerçekleşen bu saldırıyı lanetlediğimizi duyuruyoruz. Son günlerde sistematik biçimde İslami kuruluşları hedef alan ve en son Van’da görüldüğü üzere Özgür-Der Şubesini yakmaya kalkışan zihniyetin halkımıza verebileceği hiçbir şey bulunmadığının, baskı yoluyla muhaliflerini sindirmeye yeltenenlerin, farklı görüşlere hayat hakkı tanımayanların karşı çıktıklarından da daha kötü bir esaret sisteminin peşinde koşan zavallılar olduğunun altını çiziyoruz.

Ve yine bu vesileyle Özgür-Der’in başta Baas Rejimine karşı savaşan Suriyeli kardeşlerimiz olmak üzere Müslüman Ümmetimizin her bir parçasıyla dayanışma çabasını sürdüreceğini, zulme karşı direnen Müslümanlara atılan iftiralara ve yürütülen karalama kampanyalarına sessiz kalmayacağını ilan ediyor; maruz kaldığımız saldırı karşısında bize destek sunan kuruluşlarımıza ve tüm kardeşlerimize teşekkür ediyor, selamlarımızı iletiyoruz.       

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi

Destek Veren Kuruluşlar:

Anadolu Gençlik Derneği, Ay-Der, Bayındır Memur SEN,  Bem-Bir SEN, Birlik Haber SEN, Büro Memur SEN, Camii Derneği, Cansuyu Der, Çarıklı Derneği, Dicle Fırat Grubu, Dider, Din-Bir SEN, DinBir-Der, Diyanet SEN, Diyarbakır İnsani Yardım Derneği, Eğitim-Bir SEN, Enerji-Bir SEN, Gönül Köprüsü, Hizmet Derneği, Hür Der, Islah Der, İhvan Der, İkra Eğitim Der, İlim Der, İlim Yayma Cemiyeti, İlmi-Der, İmam Hatip Yrd.ve Day. Derneği, İnsan ve Erdem Hareketi, Köy-Der, Kültür Memur SEN, Memur-Sen, Mustazaflar Cemiyeti, Öğ-Der, Özgür Eğitim SEN, Sağlık Der, Sağlık SEN, Sahabe Der, Sek-Der, Ş.Ali Haydar Bengi Kült.Der, Şefkat Der, Şura Der, Toç Bir SEN, Ufuk-Der, Ulaştırma Memur SEN, Yeni İhya Der, Yetim Der, Bil-Der, Hayat Der

HABERE YORUM KAT

14 Yorum