Diyanet'in fetvası

30.05.2008 04:14

Hayrettin Karaman

Radikal gazetesi (27/05/2008) haber değerinde bulduğu için "Diyanet'in sitesinde cinsel yasaklarla ilgili bilgiler verildi" başlığı altında, aylar belki yıllardan beri o sitede mevcut olan bilgiyi yeni yazılmış gibi aktarıyor. Bunun yanında ikinci garabet de "İslam dininde namaz diye bir ibadet varmış, bu bilgi Diyanet sitesinde yer alıyor" dercesine bilinen bazı İslami yasakları sıralıyor. Bunlar, kimi Kur'an'dan kimi Peygamberimiz'in hadislerinden öğrenilmiş ve asırlardan beri bilinen, bütün Müslümanların inandıkları ve uymaya çalıştıkları, uyamayanların da günah işlediklerinin farkında oldukları dini kurallar, emirler ve yasaklar. Diyanet'in kanuna göre görevlerinden biri "halkı din yönünden aydınlatmak"tır. "Din yönünden aydınlatmak" dini çağa göre değiştirmekle olamaz, İslam'ın bilinen kurallarını açıklamakla olur. Eğer ictihad gerekirse bu da yapılır, ama ictihad, Hristiyanlık'ta gerçekleşen reform kabilinden bir tasarruf değildir. İctihad yine Kur'an ve hadislerin lafız ve ruhları, mana ve maksatları göz önüne alınarak yapılır. Sonuçta Allah'ın muradını yine O'na ait açıklamalardan yola çıkarak keşfetmek, kullarının bu murada uygun yaşamalarına yardımcı olmak hedeflenir.

Aşağıda nakledeceğim "site muhtevasından bir parçayı" gazete, halkın bu konuda bilgi sahibi olmasını, bu kıymetli bilgilerin sitede kalmamasını, daha geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için nakletmiyor.

Başlıktan, satır aralarından ve köşe yazarlarının yorumlarından anlaşıldığına göre şunu demek istiyor:

1. Bu kabul edilemez, çağ dışı ifadeleri, kuralları Diyanet nasıl sitesine alır.

2. Eskiden bunlar İslami olarak kabul edilmiş olsa bile Diyanet bunları şimdi niye değiştirmez, çağa uygun hale getirmez.

3. Bir köşe yazarlarının ifadesine göre:

a) Laik bir ülkede Diyanet olur mu?

b) "Laik devletin diyaneti neredeyse her gün din adına konuşuyor. Konuşurken de hassas bir çizgide duruyor, 'laiklik' ilkesine çok da halel getirmemeye çalışıyor."

Eğer bu ülkede farklı inanç, düşünce ve hayat tarzını benimseyenler bir arada ve bir topluluk (adı ulustur veya başka bir şeydir) oluşturarak yaşayacaklarsa birbirlerini anlamak, farklılığa tahammül etmek, ortak bir ahlaka genel olarak riayet etmek, özel ahlak anlayışlarına da saygı göstermek gibi kuralları benimsemek durumundadırlar.

Peki Radikal'in haberinde ve yorumunda bu kurallara uyulmamış mı?

Evet uyulmamış, açıklayayım:

1.Yazıda nakledilen yasaklar ve buyruklar İslam'a inanmayanlara göre kabul edilemez, çağ dışı vb. olabilir, ama Müslümanlara göre bu kurallar her çağ için geçerlidir, kabul edilebilir ve uygulanır. (Zorunlu din derslerinde bütün Türkiye çocuklarına bu konular öğretilseydi böyle çağ dışı haberler yapılmazdı.)

2. Diyanet İslam'ın "değişemez" nitelikli hüküm ve kurallarını değiştiremez. Çağa da uyduramaz. Ancak çağın diliyle anlatır ve açıklar. Bu açıklama T.C.'de yaşayan bütün insanları bağlamadığına, bir kanun gibi herkesi mecbur etmediğine göre isteyen bunlara uyar, istemeyen uymaz.

(Konuya devam edeceğim)

Yeni Şafak gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim