1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Diyanet İçin Islah ve Devrim
Diyanet İçin Islah ve Devrim

Diyanet İçin Islah ve Devrim

Diyanet’in özerkleşmesi ise devrim hedefidir. Gasp edilen tüm vakıflarımızın ve vakıf gelirlerimizin ‘faizsiz’ iadesi, âkil ve ehil vakıf yönetiminin oluşturulması ve tüm DİB görevlerinin giderlerinin bu kurumun tarihi gelirleri ile karşılanması.

A+A-

Hamza Türkmen / Haksöz Haber

Mustafa Kemal’in emriyle 3 Mart 1924’te Şer’iye ve Evkaf Vekaleti’ne el konulduğunda Diyanet İşleri Teşkilatı kuruldu ve din hizmetleri seküler ulus devlete bağlandı. İslami hizmetleri finanse eden tüm vakıflara ve vakıf gelirlerine el konuldu.

Bu idari düzenleme, Türkiye’yi İslamî bütünlükten uzaklaştırıcı bir stratejinin parçasıydı. Zira 10 Nisan 1928’de Anayasa’dan “Türkiye Devletinin dini İslam’dır” maddesinin kaldırılmasını takiben 5 Şubat 1937’de Anayasa’da “laiklik” ilkesine yer verilince DİT (DİB), sadece halkın dar anlamda ibâdî işlerini ulusal birlik içinde yürüten, ulusal devletin bir birimi haline getirildi.

Kemalist derin devletin DİB hizmetlerini laikliğin kontrolü altında sevk ve idare etmesi, daha sonradan 1982 Anayasası’nın 136. Maddesi ile kayda bağlandı. Bu maddeye göre ‘Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda…’ çalışacaktı. Bu dönemde imam ve müftülere müdahaleler daha fazla artmaya başladı.

Yazının Devamı >>>