1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Divan’ın ödülünü İSPARK’a mı verseler acaba?
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Divan’ın ödülünü İSPARK’a mı verseler acaba?

A+A-

Gezi Parkı bahanesi ile isyana kalkışanlara lojistik destek veren Divan Oteli’ne, “cesaret ödülü” verilmesi kararlaştırılmış.

Bugün akşam, Ali Koç ile Semahat Arsel, bu ödülü, Almanya’da  alacaklarmış..

Ödülü veren, merkezi Münih’te bulunan PKF hotelexperts imiş. 

Bilmem ki, Gezi isyanının dış bağlantılı olduğunu, artık başka delillerle ispata gerek var mı?

Yılda bir defa verilen ödül, bir yılın geneli değerlendirilmeden.. Sadece son üç ay içindeki, hâlâ kimin ne görev üstlendiği belirsiz görüntülere dayalı olarak bir otele takdim edilmesi makul mu?

Bence değil..

Ama, Mısır’daki darbeye “Darbe” diyemeyen Batılılardan başka ne bekleyebiliriz ki?

Tabii ki onlar, Mısır benzeri bir darbenin organize edildiği Türkiye’de isyancılara sahip çıkacaklar.. Bunun için de birilerine “cesaret ödülü” verecekler..

Ki, eylemler sürebilsin..

O kadar pervasızlar ki..

Ödülü verirken, gerekçelerini de gizlemiyorlar..

PKF Genel Başkanı Michael Widman, ödülün gerekçesini bakın hangi ifadelerle açıklamış: “Divan Oteli ve Koç ailesi son Gezi Parkı protestolarında sivil dayanışma ve cesaretin önemli bir örneğini göstermiş, misafirperverliğin kriz anlarında da ne kadar gerekli olduğunu kanıtlamıştır.” 

Mişel, kendi penceresinden, yaşananları böyle görüyor demek ki.. 

Gezi isyanının demokratik bir protesto değil, hükümeti devirme amaçlı bir ayaklanma olduğu bir yana..

Kimlerin bu isyanda ne rol üstlendiği de bir muamma..

Niçin muamma?

Anlatayım..

Son bir ay içinde, Divan Oteli avukatı Uğur Çapkın Bey’in ismini anmadığımız günümüz, nerdeyse geçmedi..

Divan Oteli ile ilgili gazetemizde bir haber çıkıyor.. Hemen ertesi günü açıklama..

Bir haber, hemen ertesi günü açıklama..

Öyle ki, o açıklamalara bakarsanız, Mişel’in duyurusunu yaptığı ödül, boşa çıkacak gibi görünüyor..

Niye?

Çünkü Mişel’in ödüle layık bulduğu Divan Oteli adına her gün açıklama yollayan Uğur Bey’e sorarsanız, Gezi isyanı sırasında yaşanan, Divan Oteli’nin desteği olarak belirtilen birçok gelişmede, aslında Koç grubunun bir dahli yok..

Benim yorumlamam değil bu..

Bakın Uğur Bey, kendi bakış açısından nasıl açıklıyor bu durumu: “Yeni Akit Gazetesi’nin 19.09.2013 tarihli nüshasının 1. sayfasında, ‘Koç, çapulculara desteği savundu’ başlığı altında verilen haberde yer alan ifadeler gerçek dışıdır. İşbu ifadelerin tamamı gerçek dışıdır, hiçbir somut, hiçbir resmi dayanağı yoktur, iftiradır. 

Divan Oteli’nde bulundu denilen malzemeler Divan Oteli’nde değil Divan Oteli binası ile Asker Ocağı Caddesi arasında olan, İSPARK tarafından işletilen Harbiye Zemin Altı Otoparkında bulunmuştur. Nitekim bu hususla ilgili olarak İSPARK tarafından 11.07.2013 tarihinde basın açıklamasında bulunulmuş ve bu açıklamada ‘anılan otoparkın kendileri tarafından işletildiğini Gezi Parkı olayları süresince göstericiler tarafından işgal edildiğini, polisin bu işgale son verdiğini ve polisin işgali sonlandırması akabinde göstericilere ait eşyaların buradan tahliye edildiğini’ ifade etmiştir. Yine İl Sağlık Müdürlüğü buradan çıkan ilaçları menşeine kadar döküm olarak açıklamış, basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurmuştur.

Bütün bunlara rağmen ve hadisenin kamuoyunca bilinen şartları ortada iken, müvekkillere yapılan ve hiçbir gerçekliği bulunmayan bu isnatlar aynı zamanda Türk Ceza Kanunu bakımından da suç teşkil etmiştir. Söz konusu yazıda yer alan haksız, mesnetsiz, basın ilke ve ahlakına aykırı beyan ve iddialarla müvekkillerin kişilik haklarına saldırıda bulunulmuş, hakaret edilmiş, hedef gösterilmiş, kamuoyu müvekkiller aleyhine alenen kin ve düşmanlığa tahrik edilmiştir.

Divan Turizm İşletmeleri A.Ş. 

Koç Holding A.Ş.”

Uğur Bey’in açıklaması böyle..

O zaman.. Uğur Bey tüm bu açıklamasında ısrarcı ise.. Ali Koç Bey’i arayıp.. Semahat Arsel Hanımefendi’yi arayıp, “O ödülü almaya gitmeyin.. Ödül, İSPARK’ın hakkı” demesi gerekmez mi?

Bence demesi gerekir.

NOT: Yazımda kesinlikle İSPARK’ı hedef alıyor değilim.. Ama açıkça söylemek gerekirse, bir aydır konuyu irdeliyorum. Divan Oteli altına da denk gelen otoparkın maliki kimdir?.. Kim kime yap işlet ile vermiştir?.. Alan niçin bir başkasına aynı yolla devretmiştir?.. Şimdi otopark ücretini kim toplar, kim kime niye fatura eder?..

Açıklanırsa, seve seve yayınlarım. 

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT