1. HABERLER

  2. HABER

  3. Dışişleri Bakanlığı'ndan "1915" Tepkisi
Dışişleri Bakanlığı'ndan "1915" Tepkisi

Dışişleri Bakanlığı'ndan "1915" Tepkisi

Dışişleri Bakanlığı, ABD, Almanya, Rusya ve Fransa'nın 1915 olaylarına ilişkin yaptığı açıklamalara tepki gösterdi.

A+A-

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "ABD Başkanı Obama'nın 23 Nisan 2015 tarihinde yaptığı açıklamanın Türkler ile Ermenilerin ortak tarihlerinin acılı bölümünü adil bir hafıza temelinde değerlendirmekten çok uzak olduğunu üzüntüyle not ettik. Açıklamanın, I. Dünya Savaşı’nda yaşananların, Ermeniler kadar Türk halkı bakımından da hassasiyet taşıdığı gerçeğinden kopuk olması ve tek taraflı bir bakış açısını yansıtması sorunludur. Bu seçici ve tarafgir adalet anlayışını reddediyoruz" denildi.

Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde 23 Nisan 2014 günü yayınladığı taziye mesajı ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 20 Ocak 2015 ve 20 Nisan 2015 tarihli açıklamalarının, Türkiye'nin konuya bakış açısını özenle yansıtan metinler olduğu hatırlatıldı.

"Bunlar, geçmişte yaşanan acıları inkar etmeden, doğru tanım ve tutumlarla paylaşmayı, Osmanlı Ermenilerinin kayıpları dahil tüm kayıplarımızı birlikte ve saygıyla anmayı, dahası ortak geleceğimizi yeniden inşa etmeyi teklif eden samimi çağrılardır" denilen açıklamada, Türkiye'nin bu tarihi konuda herkesi sağduyuyla hareket etmeye davet eden yaklaşımına ve uzattığı dostluk eline olumlu karşılık almayı umut ettiği vurgulandı.

Açıklamada, "Türklerle Ermenilerin barışmalarına giden yola adil bir biçimde katkıda bulunacak her ülke bu 'dostluk projesinin' ortakları olarak tarihteki yerlerini alacaklardır. Bu çerçevede dost ve müttefik ülkelere düşen rolün ayrı bir önem taşıdığı da açıktır" ifadelerine yer verildi. 

"Türk halkı, Almanya Cumhurbaşkanı Gauck’un bu ifadelerini unutmayacak"

Dışişleri Bakanlığı, Almanya Federal Cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları hakkındaki sözleriyle ilgili de "Türk halkı, Almanya Cumhurbaşkanı Gauck’un bu ifadelerini unutmayacak ve affetmeyecektir" açıklamasını yaptı.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Gauck'un 23 Nisan'da Berlin Katedrali'nde düzenlenen ve "Türk kimliğine, tarihine ve toplumuna mesnetsiz ithamların dillendirildiği bir törene iştirak ettiği" belirtildi. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Cumhurbaşkanı Gauck’un, hukuka ve tarihi gerçeklere aykırı şekilde, Türk milletine işlemediği bir suçu isnat etme hakkı yoktur. Toplumsal birlik, bütünlük ve uyumu temsil etme makamında olanlardan, toplumu oluşturan tüm fertlerin hassasiyetlerini dikkate almaları ve daha kucaklayıcı bir yaklaşım sergilemeleri beklenir. Bu bağlamda, Gauck’un, temsil ettiği insanlar arasında bulunan yüzbinlerce Türk asıllı Alman vatandaşının düşüncelerini yok sayması  ibret vericidir."

Açıklamada, Türk tarihi ve kimliğinin, Türk-Alman toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğu hatırlatılarak, bu kimliği karalamaya yönelik girişimlere bu toplumun fertlerinin sessiz kalmayacağı belirtildi. 

Fransa'ya kınama

Dışişleri Bakanlığı, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın Erivan'da düzenlenen törene katılmasıyla ilgili, "Fransa'nın bu haksız ve tarafgir tutumu Türkiye tarafından reddedilmekte ve kınanmaktadır" açıklamasını yaptı.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Hollande'ın 24 Nisan'da Erivan’da düzenlenen ve iddia edildiği gibi geçmişte yaşanan kayıpların anılmasından çok Türk kimliğine, tarihine ve toplumuna yönelik iftiraların dillendirildiği bir tören şeklinde cereyan eden etkinliklere iştirak ederek, Ermeni anlatısına verdiği desteği tekrarladığı belirtildi. Benzer şekilde Fransa Başbakanı Manuel Valls'in de Paris’te "tarihten barış ve dostluk değil, husumet çıkarma üzerine kurulu bir etkinliğe katılarak tarihsel gerçekleri çarpıtan ve hukuku tahrif eden ifadeler kullandığı" kaydedilen açıklamada, şunlar denildi:

"Cumhurbaşkanı Hollande’dan, söz konusu törenler sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü sürecinde hangi dine ve etnik kökene mensup olursa olsun tüm Osmanlı vatandaşlarının büyük acılar yaşadıklarını teslim etmesi beklenirdi. Farklı dinlerin mensuplarının acıları arasında ayrım yapmayan böyle bir yaklaşım, kuşkusuz, Fransa’daki 600 bin Türk tarafından da olumlu ve kucaklayıcı bir davranış olarak görülürdü." 

Açıklamada, Fransa'nın ayrımcı yaklaşımını sürdürmeyi tercih ettiği belirtilerek, "Fransa'nın bu haksız ve tarafgir tutumu Türkiye tarafından reddedilmekte ve kınanmaktadır" ifadesi yer aldı.

Rusya'ya tepki

Dışişleri Bakanlığı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 1915 olaylarına ilişkin açıklamasının Türkiye tarafından yok hükmünde kabul edildiğini kaydederek "soykırım" ifadesinin kullanılmasını kınadı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Rusya Devlet Başkanı Putin’in, tüm uyarı ve çağrılarımıza rağmen, 1915 olaylarını soykırım olarak nitelendirmesini‎ reddediyor ve kınıyoruz. Hukukun açık ihlali olan bu tür siyasi açıklamalar Türkiye bakımından yok hükmündedir" denildi ve şu ifadeler kullanıldı:

"‎Rusya’nın Kafkaslar, Orta Asya ve Doğu Avrupa’da yüz yıl boyunca gerçekleştirdiği kitlesel katliamlar, sürgünler ve Holodomor gibi topluca cezalandırma yöntemleriyle özellikle kendi tarihinde Türk ve Müslüman halklara yönelik insanlık dışı uygulamaları göz önüne alındığında, 'soykırımın' ne olduğunu ve hukuki boyutunu esasen en iyi kendisinin bilmesi gerektiğini düşünüyoruz."

Açıklamada, Rusya Parlamentosu'nun alt kanadı Duma'da 1995 yılından bu yana her 10 yılda bir tek yanlı Ermeni iddialarını destekleyen siyasi açıklamalar yapıldığı belirtildi ve Duma tarafından bugün tekrarlanan Ermeni iddialarına ilişkin açıklama kınandı.

Bakanlık, Putin'in, Ermenistan’ın yüzüncü yıl propaganda kampanyasının gösteri ayağı olduğunu belirttiği 24 Nisan Erivan törenlerine katılmasının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

"Türkiye’nin dostluğuna önem vermesi ve hassasiyetlerini dikkate alması gerektiğini beklediğimiz Rusya’nın yanlışta ısrar etmesi bölgemizdeki huzur, barış ve refaha yardımcı olmayacaktır.

Rusya'nın bu konuda yapabileceği bir şey varsa o da, tarafgir tutumunu bir yana bırakıp, Ermenistan ve Ermenileri Türkiye'nin dostluk ve barış çağrılarına olumlu karşılık vermeye teşvik etmesidir."

AA

HABERE YORUM KAT