1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Direniş Grupları Arasındaki Çatışma ve Özeleştiri
Direniş Grupları Arasındaki Çatışma ve Özeleştiri

Direniş Grupları Arasındaki Çatışma ve Özeleştiri

"Sahabenin bile düştüğü Müslüman kanı fitnesi tehlikesi her daim olacaktır fakat bunun vebalini Müslümanlar üzerinde yetki sahibi yöneticiler ödeyecektir."

A+A-

Abdulkadir Şen, Suriye’deki direniş grupları arasında oluşan ve Müslümanları yaralayan çatışmayı yorumluyor:

Suriye’de son bir haftadır her vicdan sahibini, inancını muhafaza eden ve Ümmetin iyiliğini samimiyet ile düşünen her Müslümanı derinden yaralayan bir fitne yaşanıyor. Yaşanan bu iç çatışmada Müslümanların nasıl bir tutum sergilemesi gerektiği konusuna geçmeden önce olayların ayrıntılarının ortaya çıkması için üç gün bekleyerek, geçtiğimiz Pazar günü hazırladığım dosyaların bazı eleştiriler alması üzerine bu yazıyı kaleme aldım. Bana ilk hatırlatmayı yapan, İslam dünyası üzerine 15 yılı aşkın tecrübeleri bulunan değerli ağabeyim oldu. Dosyaların kastını aşarak yanlış anlaşılabileceğini ve bazı kesimler tarafından fasid düşüncelerine bir argüman olarak kullanılabileceğini hatırlattı ve açıktan bir düzeltme yapmam konusunda tavsiyede bulundu. Rabbimiz ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır:

الَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ هَدَاهُمُ اللَّهُ وَأُوْلَئِكَ هُمْ أُوْلُوا الْأَلْبَابِ

Onlar ki sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah’ın kendilerini hidayete erdirdikleridir ve onlar akıl sahipleridir (Zümer 18)

Her ne kadar dosyalarda Suriye’de aralarında Ebu Halid es-Suri gibi birçok değerli liderin bulunduğu ve savaşın başından beri büyük hizmetler veren Ahraruş Şam hareketinin tümünü itham eden ifadeler kullanmamaya özen gösterdiysem de kendilerinden başka herkesi batıl yolda gören bazı kesimler Ahraruş Şam’ın tümünü mahkûm eden bir tartışmaya benim iyi niyetli eleştirilerimi alet ettiler. Ben onların bu davranışlarından ve ithamlarından beri olduğumu açıkça belirtmek istedim. Ahraruş Şam hareketinin Suriye’de halk ile iyi ilişkileri olan, usul ve ahlak olarak hikmetli bir yöntem uygulamaya çalışan cihadi hareketlerden biri olduğunu düşünüyorum ve kendilerine yönelik bu ithamları açıktan reddediyorum. Artık her kim benim iyi niyetle yazdıklarımı kötü kasıtları için kullanırsa ve hak söz ile batıl murad ederse, onunla da hesabımız ahret gününe kalmıştır.

Dosyayı kaleme aldığım zaman olayların üçüncü gününde henüz Ahraruş Şam ve Liva et-Tevhid çatışmanın tarafı olduklarını açıklamamış, hatta beri olduklarını açıklayan görüntüler yayınlamışlardı. Ebu Abdullah el Hamavi liderliğindeki Ahraruş Şam IŞİD ile savaş kararlarının olmadığını açıkladı. Öte yandan Nusret Cephesi, Ahraruş Şam, IŞİD, Liva et-Tevhid ve Suriye’deki neredeyse tüm gruplar tarafından beş yıldızlı otellerde çıkar peşinde koştukları dillendirilen, ÖSO’nun ilk lideri Riyad el Esed’in ve birçok kesimin “Devrim Şebbihaları” olarak tanımladıkları bazı gruplar olayları başlatan gruplardır. Suriye halkının kendilerini temsil etmediklerini ilan ettikleri Selim İdris ve Hey’etul Erkan IŞİD’in yok edilmesi çağrıları yaparken Suudi rejiminin güdümünde hareket ettiği tüm kesimlerce kabul edilen Adnan Arur’un IŞİD’e lanet okuduğu videolar yayınladı. ÖSO içerisinde ABD tarafından silahla desteklenen Asifetul Şimali Azez (CIA’in silahlandırdığı bilgisi için tıklayınız) isimli grup ve CIA ile resimdeki ilişkisi belgelenen Ömer Vavi de olaylarda Cemal Mahluf safında savaştı.

Yazının Devamı…