Direnç onurla yapılan bir eylemdir…

06.11.2009 05:37

Mine Alpay Gün

Kendi içimizde mahpusuz. Karanlık bir kaos bu. Sizi bunun için çağırıyorum bengisu pınarından su içmeye.

Çünkü tutsaklık bana ölüm gelir,

Mahpus ve buzul bakışlar acı verir.

Hüznün kıskacında devinirim çoğunlukla.

İşte o demde yazı yazmak bir sığınak olur.

Bir de yürümek...

Yürüyeceğiz birlikte toprağa,

O nedenle kir kalelerini,

Günahın iri kokusunu aşmamız gerekiyor.

İri ve paslı bir kirdir kokusu günahın...

Esenlik yurdunda yürümek...

Siz öz kardeşim,

Sizi görmezden gelemem,

Ülkemin örselenmiş, kır çiçeğisiniz çünkü.

Kırılmış yüreğinizle umudu kuşanmalısınız. Güneşe ağmak için. Direnci evrensel bir donanımla kuşanmak için. Yapraklarınız toprağa düştüğünde eylemsizliğiniz sizi sonsuzluğun kaosunda yalnız bırakır. Rab tarafından yadsınmak, dışlanmışlığın en büyük kertesi değil mi? Onun Kutlu Kitabı'nın ipekten yumuşak ayetlerini duymamak, Önderimizin ışıltılı buyruğunu görmemek en büyük nasipsizlik değil mi? Modernleşme ve tüketim kültürü aslında bir uçurum. Çünkü emek değildir önemli olan. Anamalın isli karası...

Giderek dejenere oluyoruz.

Farkında bile değiliz pek çok şeyin.

Evlerden başlayan çürüme topluma uzandı, oradan da bütün yeryüzüne.

Emekten başlayan gasp, sömürü, gezegenimizi tümüyle kapladı. En çok da Afrika'yı... Sonra "üçüncü dünya ülkelerini".

Sömürü kamufle edilerek gerçek saklandı.

"Siyah Deri Beyaz Maske" diye boşuna dememişti Frantz Fanon.

Sahi siz Fanon'un eserlerini okudunuz mu hiç?

Afrika'nın "mürtecisidir" Fanon.

Bizim gibi, bizden biri...

Sekülerlerin bir yaftası olan "mürtecilik" ar vermez bize, bir ayrıcalık sıfatıdır.

Saygın bir düzlemde ele alındığında, Mehmed Âkif gibi...

Yalnızca arkaikliktir çağın karası...

Zaten yüz elli yıldır aynı suçlamaya muhatap değil miyiz?

Evrensel öğretiyi seçenler hep yadsınmadı mı, dışlanmadı mı?

İnançtan suvarılıp kurtuluş bestesini terennüm edenler hep irtica damgası ile fişlenip, toplum dışı ilân edilmedi mi?

Fakat nereye kadar bu kavram kargaşası?

Nereye kadar bu yersiz isnad...

Bir gün mazlumlar dirildiğinde, zorbalıklar elbet sona erecek...

Akı karalamanın iri açmazı da...

Ekmeği kir ile yoğurmak da...

İnsan neslini soysuzlaştırma çabaları...

Modern dünya tanımı, aslında bir noktada "kirli dünyanın" izah cümlesi değil mi?

Ülkemin payına düşen en büyük nasipsizlik ise, cehaletin kirliliği...

İsli kara, sömürü malzemesi,

Cehalet emperyalistlerin en büyük tutamağı, oltası...

Bir ülkenin cehaletle boyanması en iştah açıcı eylemdir, bu yüzden çok severler cehaleti sömürgenler,

Onların yerli uşakları ise aklı kıt cüceler...

Onur ve bilgi bu yüzden en büyük azığımız,

Diriliş azığı...

İnancımız ve onurumuz,

Dimdik ayağa kalkmak için,

En büyük azıktır...

MİLLİ GAZETE

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim