Dip mebde...

17.04.2010 02:56

Atilla Özdür

Bizim gibi hem kanun devleti olup hem de onun hakkını tam teslim etmiyen, edemiyen az gelişmiş ülkelerde işsizlik, eşyanın tabiatından, hukuksuzluktan...

Buna ilaveten bir de kadın istihdamının rejimin, anayasanın değiştirilmez değiştirilmesi teklif dahi edilemezleri arasına alınması, bu ‘tabiatı’, daha da pekiştirip kireçleştiriyor...
Odalar Birliği’nin açık itirafına göre, ülkemizdeki çalışan kadınların yüzde altmışı hem kaçak hem de erkeklere nisbeten ücretleri daha düşük...
Odalar Birliği’nin asli görevi, ahlak jandarmalığı olmalı... Oysa Başkan, ‘Elinizin hamurunu iş hayatına bulaştırın’ diyor... Modeli Hz. Hatice annemiz olsa, erkek için laik zemindeki idolü de, Atatürk olurdu...
Atatürk, sporcunun ahlaklısını severmiş... Hiç duyup işittiğiniz vaki mi Atatürk’ün sporcuyu çarşı Pazar faktörlerinden ayırdığını...
‘Kaçak’ın anlamı, kayıtdışılıktır. Kayıtdışılık ise, çalışanın tercihinden ziyade, çalıştıranın dayatmasıyla ortaya çıkan bir hal...
Başbakan bunu ‘İnsani’ sorun olarak görüyor.. Bize öyle geliyor ki, çevresini rencide etmemek için ‘ahlak’ kavramını kullanmaktan özellikle kaçınıyor...
*
Bizim güzel Türkiye’mizde, ‘kaçağın’ sosyal bünyede açtığı derin yaralar, Toplumun kendisi tarafından bakım, onarım tedavisine zorlanıyor... Vasıtalı vergiyle tedavi, yarayı kurutmak yerine daha da derinleştiriyor...
Bu durumda Müslümanlığın gereği, tekke ve tarikatların kendilerine özgü ‘hilal-i ahmer’ dernekleri harekete geçiyor, genel idare de beyaz eşya sevkıyatının yanında kömür torbalarını tedavüle sokuyor... Beri yandan da, yukarı makamlara halini arzedebilme fırsatı yakalayan gözü kara tekillerin torbasına düşen şans toplarının muhtevasındaki, Devlet Başkanları, Başbakanlar ve rical-i hükümetin özel destekleri de, bu yaraların ‘kabuk bağlamasında’ yararlı oluyor...
Başbakan, işsizliğin, sistemin ürettiği ahlaki bir sorun oluşunu pas geçerek, kayıtdışı gerçeğiyle birlikte bunu getirip de insaniyete bağlayınca, problemin çözümünü de insani hasletlerde aramak zorunda kalıyor. Karşılıksız yardımlaşma, merhamet ve diğergamlık tavsiyesinde bulunuyor...
TOBB başta olmak üzere şehirdeki ticaret odası üyelerine doğru ülkede yaratılmış değerlerden istifade edenleri, zenginlikten nasiplenmiş müessese veya kişi olarak varsıllara, mevcutlarına ilaveten (Allah rızası için) bir kişiyi daha işe almalarını rica ediyor...
Veren elin alan elden hayırlı olduğu söylemi, cami kültürünün özünde... Veren el, üstün eldir... Amma devlet laik ve verecek olanlarla birlikte alacak olanlar da hep birlikte ümmet değil, vatandaş...
Dolayısıyle veren vatandaş, üstünlüğünü, kendi kayıtdışı muamelelerinde laik devletin, ‘ver’ ricasında bulunan amir-i hükümetinin kendisine göz yummasını talep edecek...
Nitekim ediyor da... ‘veren el’ olarak bağışçılar ve plaketli devlet hayırseverleri, verdiklerini misliyle matrah yoluyla geriye almıyorlar mı, yüceltilen bu hayırseverlerin karşısında hükümetler de düğme iliklemiyorlar mı...
*
Bendeniz efendim, demokrasiye inanmıyorum ve demokrasi aşığı da değilim. Hangi demokrasiden hangi Cumhuriyet’ten ve hangi millet egemenliğinden ve Meclis’lerin hangi vatandaş iradesinden süzülerek vücud bulduğunu görüyor, söyliyebiliyor ve büyüklerimiz küçüklerimiz olarak hep birlikte bunlara inanabiliyoruz...
*
Kayıtdışılık, açıkçası silahsız gaspa göz yummak, haksız rekabetin yolunu açıyor ve namuslu kalmaya çalışanları da, ölüm getirici açlık söz konusu olduğunda ölmeyecek kadar olma kaydıyle Müslümanlıkta şaraba ve domuza verilen ruhsat gibi, laik zeminde kalıcı hırsızlığa zorluyor...
Peki Mısır’daki kör sultanın bile gözüne çarpan topyekun yoksullaştırıcı bu hastalığa karşı Meclis, halkın temsilcisi olan Meclis, ne yapıyor...
Bırakın tek başına AKP grubunu bir yana... Tüm Meclis içenden bir tek kişi olsun çıkabilir mi dersiniz, Başbakan’ın aksine, işsizliğin yapısal ve ahlaki bir sorun olduğu gerçeğini, ilerisinin sandık günleriyle ilgili geleceğini hiç düşünmeksizin haykırabilecek, yüreklisi...
İşsizlik, kader değildir. Eli hamurluyu iş hayatına değil, çalışma hayatına zorlamanın bir sonucudur...
Bakınız TOBB raporlarına,
‘Kriz döneminde erkek istihdamındaki daralmaya karşın, kadın istihdamında genişleme görüldü’...
Onca eşitlik, demokrasi, laiklik ve modernlik ve dahi hak, hukuk ve Atatürk şamatalarına karşın, kadına verilen değer bu...
Gerisi birikim...
Faks: 0212 632 83 06...

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim