1. HABERLER

  2. HABER

  3. Devlet İçin Öldürmüşler!
Devlet İçin Öldürmüşler!

Devlet İçin Öldürmüşler!

Eski JİTEM komutanı Arif Doğan’dan kan donduran şok itiraflar: Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’e 15 saat ifade veren eski JİTEM Komutanı Arif Doğan, JİTEM’in, bilinen-bilinmeyen bir çok cinayetin faili olduğunu belirtti.

A+A-

JİTEM'in "İstiklal Mahkemeleri" gibi hareket ettiğini ifşa eden Arif Doğan, "Suç işlendiğinde ceza o an, anında veriliyordu. Devlete karşı gelmenin cezası çoğu zaman ölümdü. İnfaz emirleri kimi zaman şahıslar, kimi zamansa bölgede görev yapan üst düzey komutanlar tarafından veriliyordu" dedi.

Paylaşım sitelerine düşen ses kayıtlarıyla yeniden gündeme gelen, 'derin devletin kara kutusu' ve JİTEM'in kurucusu emekli Albay Arif Doğan, Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'e 15 saat ifade verdi. Solunum yetmezliği ve yüksek tansiyon sebebi ile konuşmakta dahi zorluk çeken Arif Doğan'ın 2 güne sığdırdığı şok itiraflarının bir kısmını Vakit ele geçirdi. Sorgusunda günlerinin sayılı olduğunu vurgulayarak bildiği her şeyi anlatmak istediğini ifade eden JİTEM Komutanı Doğan, 90'lı yıllarda yaşanan korkunç cinayetlere, JİTEM'in yapısına ve çetelere ışık tuttu.

Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'e ifade veren Arif Doğan, JİTEM'in TSK bünyesinde kurulduğunu ve bilinen-bilinmeyen bir çok cinayetin faili olduğunu belirtti. Kendisinin JİTEM'in ilk komutanı olduğunu söyleyen Doğan, TSK'nın komuta kademesinin değişmesi ile kendilerinin de tasfiye edildiğini belirtti.

Devletin devamlılığı ve bakası için adam öldürdüklerini kabul eden Doğan, tasfiye sonrası yerlerine Veli Küçük ve ekibin getirildiğini, onların ise kendi çıkarları için cinayet işlediğini söyledi. Önce Ankara'ya çekildiğini, daha sonra Niğde'ye atandığını, son durağının ise Yalova olduğunu ifade eden Doğan, sorgusunda, "1990'lı yıllarda doğuda PKK'nın lehine ciddi bir istihbarat boşluğu vardı. Devlet oraya hakim değildi. Bunun önüne geçmek için çabaladık. Bu kapsamda JİTEM kuruldu. İlk önce askerlerden oluştu. Daha sonra itirafçılar da JİTEM operasyonlarında faaliyet gösteren ekiplere alındı" dedi. Yaşadıklarını bir hikaye gibi anlatan Doğan, Binbaşı Ahmet Cem Ersever'in de iç hesaplaşma yüzünden öldürüldüğünü belirtti.

Bu süreçte onlarca cinayet işlendiğini, JİTEM'in "İstiklal Mahkemeleri" gibi hareket ettiğini, "suç işlendiğinde cezanın o an, anında" verildiğini, "devlete karşı gelmenin cezasının ise çoğu zaman ölüm" olduğunu söyleyen Doğan, infaz emirlerinin kimi zaman şahıslar, kimi zamansa bölgede görev yapan üst düzey komutanlar tarafından verildiğini ifade etti.

Doğan, JİTEM'in son dönem operasyonlarının büyük bölümünde PKK itirafçılarını kullandığını bu kişilerin daha sonra 'başı bozuk' hareket ettiğini söyledi.

Doğan 15 saatlik ifadesinde JİTEM'in Türkiye'deki bütün çetelerin ve örgütlerin içine sızdığını söylerken, bu örgütlerin kontrolleri dışında hareket edemediğinin de altını çizdi.

Ergenekon sanığı Albay Arif Doğan'ın ifadesinde belirttiği tasfiye süreci ise devlet için adam öldüren ekiplerin birbirlerini de öldürmeye başladığını ortaya koyuyor. 1991-1992 yıllarında Tunceli ve Muş'ta faaliyet gösteren 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım Diyarbakır'a gelince, JİTEM'de de iktidar kavgası başladığı iddia ediliyor. Binbaşı Ahmet Cem Ersever ile 'Yeşil' arasındaki iktidar kavgasının iç parçalanmayı da beraberinde getirdiği, Albay Veli Küçük Yeşil'den yana tutum alırken, Albay Arif Doğan ile Cem Ersever'in JİTEM'den tasfiye edildiği ifade ediliyor.

O dönem Doğan'ın yerine JİTEM İstihbarat Grup Komutanlığı'na Veli Küçük getirilirken, Arif Doğan ile Cem Ersever Ankara'ya kızak göreve çekildi. 1993 yılında Doğan Güreş'in Genelkurmay Başkanı ve Tansu Çiller'in Başbakan olmasının ardından JİTEM yeni bir yapılanmaya gitti.

Ergenekon sanığı Veli Küçük Kocaeli Jandarma Komutanlığı'na, Albay Arif Doğan ise Niğde Alay Komutanlığı'na atandı. Doğan daha sonra Niğde Jandarma Alay Komutanlığı'ndan Yalova Jandarma Alay Komutanlığı'na atandı. 1997 yılında itirafçı İbrahim Babat'ın, İstanbul Emniyeti'ne teslim edilmesi ve pazarlık süreci de bu dönem bizzat Albay Doğan tarafından yürütüldü. Albay'ın adı Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 1999'da açılan çete davasına da girdi. İddianamede itirafçı İbrahim Babat'ın Bodrum'daki Sun Clup sahibi Ahmet Nedim Başmısırlı'dan tehditle 40 bin dolarlık çek aldığı ve bunu Yalova'ya atanan Jandarma Alay Komutanı Arif Doğan'la paylaştığı iddiası yer aldı.

MURAT ALAN / VAKİT

HABERE YORUM KAT