1. HABERLER

  2. HABER

  3. Dersim İçin Devlet Adına Özür Diledi!
Dersim İçin Devlet Adına Özür Diledi!

Dersim İçin Devlet Adına Özür Diledi!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısında konuşuyor. Gündeminde Dersim var.

A+A-

Dersim katliamıyla ilgili belgeler açıklayan Başbakan Erdoğan, binlerce kişinin katledildiği, evlerin yıkıldığı, Tunceli’nin Dersim’in köylerinin bombalandığını söyledi.

Katliamın sorumlusunun CHP olduğunu belirten Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun katliamdan ötürü özür açıklaması yapması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, “Şayet literatürde böyle bir şey varsa devlet adına özür diliyorum!” dedi. Dersim dolayısıyla özür borcu olanın katliamın gerçek sorumlusu CHP olduğunu belirtti.

Erdoğan, Dersim’in Türkiye tarihinin en facia olaylarından biri olduğunu da ifade etti.

Erdoğan, CHP’nin Tunceli kökenli mensuplarını da bu kanlı eserleriyle hesaplaşmaya çağırdı.

***

Başbakan Erdoğan konuşmasından notlar:

ALLAH'TAN BAŞKA GALİP YOK

Değerli arkadaşlar daha önce bu salonda El Hamra Sarayı'nın duvarında yazılı bir sözü hatırlattım. "Vela ğalibe ilellahlah: Allah'tan başka galip, zafer sahibi yoktur.

CHP GEÇMİŞİNE BAKSIN

Silivri'yi toplama kamplarına benzeten Sayın Genel Başkan kendi geçmişine baksın. Bu milletin evlatlarına neler yaptıklarını, hangi toplama kamplarına aldıklarını biz de bu millet de biliyor. Karadeniz'de de yaptılar. Bizzat ben babamdan, dedemden dinledim.

TARİHİYLE YÜZLEŞEMEYEN GELECEK VAAT EDEMEZ

Kendi tarihiyle, karanlık noktalarıyla yüzleşemeyenler bir gelecek vaat edemez, tasavvur edemezler. Kendisini eleştirmeyenler, kendi özeleştirisini yapamayanlar, kendi tarihini sorgulamayanlar başkalarını eleştiremezler.

SANA BU YÜZDEN "ÇARKÇI KEMAL" DİYORLAR

Sayın Kılıçdaroğlu, 2009'da "Dersim'de analar ağlamadı mı" diyen arkadaşının sözleri karşısında sessiz kaldı. Sonra "gereğini yapsın" dedi. Ardınan bu arkadaşına sahip çıktı. Sayın Kılıçdaroğlu bu yüzden sana "Çarkçı Kemal" diyorlar.

SON DEVRİN DİN MAZLUMLARI

Bizim Dersim'le ilgili, orada yaşayanlarla, görüşleriyle ilgili hiç bir sorunumuz olmadı. Olmayacak da. Öyle kitaplar var ki insanın hayatını değiştirir. Şimdi size bir kitap göstereceğim. Rahmetli Necip Fazıl'ın ilk baskısı 1969'da yapılan "Son Devrin Din Mazlumları" kitabı. Bu kitap zaman zaman yasaklandı. Toplatıldı. CHP zihniyeti tarafından. İşte benim de Dersim meselesiyle tanışmam bu kitap sayesinde oldu. Bir nesil bu kitap sayesinde öğrendi kendisinden gizlenenleri.

ALNINI KARIŞLARIM

Milletvekili arkadaşım Metiner sizin aşiretinizden bahsetti. Söyle, niye söylemiyorsun? Burada üstad Kürt, Ermeni dememiştir. Necip Fazıl, Dersim ve Dersimlileri din mazlumları sınıfına alarak insani trajediyi bize aktarmıştır. Ama sen tutup bu zihniyette olan beni Ermeni diasporasıyla bir tutuyorsun. Bu ülkenin Başbakanını Ermeni diasporasıyla bir tutanın alnını karışlarım. Haddini bileceksin, haddini...

SEYİT RIZA'NIN ŞEREFLENDİRDİĞİNDEN BAHSEDİLMİYOR

Dersim'de, adım adım çerçevesi çizilmiş, bahaneleri hazırlanmış bir operasyon var. Dersim'e yapılan operasyonların ''bir isyanın bastırılması'' olarak zihinlerde ve vicdanlarda meşrulaştırılmaya çalışıldı. Bunu iddia edenlere karşı söyleyecek çok söz var... Ama, ilk Mecliste Dersim Mebusu olarak, bizzat Atatürk tarafından davet edilen Diyap Ağa'dan hiç kimse bahsetmiyor. Dersim operasyonları sonucunda tutuklanan ve asılan Seyit Rıza'nın, 1915 olayları sırasında işgalci ordulara karşı savaştığından, dönemin valisi tarafından da 'din ve namusuyla bize hizmet etti' diyerek şereflendirildiğinden kimse bahsetmiyor.

DERSİM'DE ÇOLUK ÇOCUK DEMEDEN KATLEDİLDİ

Bakın Dersim'de havadan ve karadan, gaz atılarak çoluk çocuk demeden katledildi. Bakın bu işin banisi sizsiniz. Devlet olarak özür dilenir. Ama üzerinize düşeni de yapın.

100 ADET BASILMIŞ SADECE

Bu rapor sadece 100 adet basılarak, gizli ve zat’a mahsus olarak belli yerlere gönderilmiş bir rapordur. Sayın Kılıçdaroğlu, belge ve arşivden bahsetti. Başbakanlığın arşivi açıktır. Sayın Kılıçdaroğlu görmek istiyorsan buyurursun görürsün incelersin. O şartlar içerisinde de bu konudaki bilgisizliğini giderirsin.

DERSİM'E YAPILACAK HAREKATIN AYRINTILARI

Ne var bu raporda? Sadece birkaç cümleyi aktarıyorum: Sayfa 199. 1926 yılında mülkiye müfettişi Hamdi beyin raporuna atıf yapılıyor. Dersim hükümeti cumhuriye için bir çıbandır. Bu çıban üzerinde kati bir ameliye yapmak ve ihtimalatı selameti memleket namına farzı ayımdır diyor.

Ve 201. sayfasında. Dersim Türkiye için cehalet, maişet darlığı, dahili ve harici tesvilat ve Kürtlük temalüatı ile bulaşmış tehlikeli bir çıbandır. Kesin bir ameliyeye tabii tutulması lazımdır. Bunun için evvela silah toplamak ardından ıslahat yapmak icap eder. Bu rapor eski raporları hatırlattıktan sonra kendi çözüm önerilerini ortaya koyuyor. Dersim’e yapılacak harekatın ayrıntıları, göç ettirilecek aşiretlerin listesi anlatılıyor.

HABERİN VAR MI BUNLARDAN

Belge 1: 1935 yılında bir kanun çıkarılıyor. Adı Tunceli vilayetinin idaresi hakkında kanun. O zaman sadece Tunceli’yi kapsamıyor, şimdiki çevre illeri de kapsıyor.

Tunceli vilayetine kor komutan rütbesinde bir zat, vali ve bir kumandan olarak seçilir. Sonra bu vali ve kumandana yasada çok enteresan haklar tanınıyor. Mesela, gerek görürlerse aileleri bir yerden bir yere göç ettirebilir. Mesela idam hükümleri hemen infaz yapılır. Sayın Kılıçdaroğlu haberin var mı bunlardan?

BÜYÜK BİR DRAM YAŞANIYOR

Mesela ceza mahkemelerinde verilen kararların temyizine gerek yoktur. İşte bu kanunun ardından hazırlıklar yapılıyor. 1937-38-39 yıllarında Dersim’de maalesef büyük bir dram yaşanıyor. Havadan, karadan toplarla Dersim’de hareket eden her şey katlediliyor.

SADECE CHP VAR

Dersim olayları sırasında oralarda asker olan bir isim veriyorum. Muhsin Batur. Kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? O dönemde sadece CHP var. Şimdi CHP kendi geçmişini güya bunlardan kurtaracak onun için bana fatura kesmek istiyor. Özür dilesin diyor. Bütün bu işlerin valisi her şeyi sizsiniz. Bizim devlet olarak özür dilememize mani bir şey yok ama. Bu işin nedeni sizin zihniyetiniz, CHP zihniyeti. Buna eski defterleri karıştırmak denmez.

İŞTE DERSİM'E YAPILAN MÜDAHALENİN BİLANÇOSU

Belge 2: Burada belgeyi şimdi size göstereceğim. 8 Ağustos 1939 belgeli bir belge. Jandarma Komutanlığı’ndan başvekalet yüksek makamına gönderilmiş. Dersim’e yapılan müdahalenin bilançosu veriliyor. Baskınların devam edileceği bildiriliyor. Ekte de bir cetvel var. Ölü diri teslim olanların rakamları. 1936-37-38-39’da toplam 13 bin 806 kişinin öldürüldüğü bu resmi belgede ifade ediliyor. Bakın deprem felaketinden bahsetmiyorum. Öldürülenlerden bahsediyorum. Belgenin altındaki imza çok ilginç Faik Öztrak dahiliye vekili, yani İçişleri Bakanı. Sayın Kılıçdaroğlu nereye kaçıyorsun? Bunlardan nasıl sıyrılacaksın. Ben mi özür dileyeceğim, sen mi dileyeceksin? Eğer devlet adına özür dilenecekse, böyle bir literatür varsa ben özür dilerim, diliyorum.

HADİ ONURUNU KURTAR BAKALIM

Ancak CHP adına, CHP zihniyeti adına özür dilemesi gereken varsa, şu anda güya yeni CHP’nin genel başkanıyım diyorsun ya. Onur duyuyorum diyorsun ya hadi onurunu kurtar bakalım.

Belge 3: 23 Aralık 1938. Tunceli’den 11 bin 683 kişinin sürüldüğünü belirten, iki bin kişinin daha sürülmesini karara bağlayan bakanlar kurulu kararı. Burda da Başbakan kim biliyor musunuz? İsmet İnönü, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Başbakan Celal Bayar. Anma törenlerini yapan sensin, nasıl yüzleşiyorsun tarihinle? İşte bütün bu sürgünlerin altında İnönü’nün imzaları var. Havadan bombardımanların altında imzası var. Atatürk’ün vefatından yaklaşık bir ay sonra İsmet İnönü Cumhurbaşkanı, Başbakan Celal Bayar. Tabi alttaki imzalarda bir isim de benim çok dikkatimi çekti. Bayındırlık Bakanı kim biliyor musunuz? Ali Çetinkaya. Bu Kel Aliço’dur. Yani İskipli Atıf Hoca’yı, düzmece bir mahkemeyle, şahitlerin sonra dinlenmesine diye karar veren hakim bu işte. 3 Mayıs’ta ne oldu? Ankara Yenimahalle’de bir parka verdi. Biz bunu hatırlattığımız zaman da Kılıçdaroğlu, Afyonkarahisar’da onu kahraman ilan etti. Sizin kahramanlarınız buysa bu ülke biter be. Bizim kahramanlarımız arasında böyle yüzü kapkara olanlar yok, apaydınlık olaylar var.

SASON'DA 384 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ

Belge 4: 27 Eylül 1938. Dersim operasyonlarının hemen ardından Sason’da yapılan operasyonlarının raporu. Sason bölgesinde 384 kişinin öldürüldüğü, teslim olanların tamamının da batıya göç ettirildiği yazıyor. 28 Eylül 1938 imza kim biliyor musunuz? İçişleri Bakanı Şükrü Kaya. Yine CHP. Ben daha ne anlatayım? Daha bir şey anlatayım mı arkadaşlar? Sadece birkaç tanesini ayırıp huzurlarınıza getirdim. Ben belgeyle konuşuyorum. Beyefendi diyor ki arşivi aç. Arşiv açık yahu. Git bak incele, ama git bak doğruyu anlat. Kendini durup dururken savunmaya kalkma. Bunların siyasetine doğruluk üzerine değildir. Dersim yakın tarihimizdeki en acı en trajik olaylardan biridir. Dersim aydınlatılmayı bekleyen bir faciadır. Sayın Aygün çıktı açıklama yaptı. Ne yaptılar? Hemen linç kampanyası başlattılar. Çünkü orada doğruyu söyleyemezsin. CHP Genel Başkanı grup kürsüsünden bu ülkenin Başbakan’ına seviyesiz açıklamalarla bulunuyor.

Tuncelili bir genel başkan, CHP için aslında bir fırsattır. CHP genel başkanı hakaret etmeyi bırakıp partisinin geçmişiyle yüzleşmeli, CHP’nin bu ülkeye yaptığı zulümleri araştırmalıdır. Yine geçtiğimiz hafta içinde CHP’liler Sultan Abdülmecit ile Halife Abdülmecit’in aynı kişi olmadığını anladılar. Kampanyalar gösteriler yaptılar. Ama ben yine de burada bir çark olduğu için iyimserim. İyimser bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Sayın Kılıçdaroğlu İzmir’den bahsediyor. Kılıçdaroğlu, İzmir anakent belediyesi değildir. Anakent Belediyesi sadece Ankaradır. Diğerlerinin hepsi Büyükşehir belediyesidir. Bunu da lütfen öğreniver. Dün bir sürçü lisan olmuştur. Buraya yapılan bir operasyon var. Yargı gereği neyse gereğini yapacaktır.
 

***

ÖZÜR DİLİYORUM

Dersim'e yapılan müdahalenin bilançosunu içeren 8 Ağustos 1939 tarihli belgeyi gösteren Erdoğan, belgede ''1936, 1937, 1938 ve 1939'da, toplam 13 bin 806 kişinin öldürüldüğünün'' ifade edildiğini, belgenin ise dönemin Dahiliye Vekili Faik Öztrak'a ait olduğunu açıkladı.

Erdoğan daha sonra, Dersim olaylarıyla ilgili ''Eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa ben özür dilerim ve diliyorum'' dedi.

Erdoğan şunları kaydetti: "Dersim, yakın tarihimizdeki en acı, en trajik olaylardan biridir. Dersim, aydınlatılmayı, cesaretle sorgulanmayı bekleyen bir faciadır. Dersim, CHP hükümetlerinin onlarca, yüzlerce faciasından en acısıdır, en kanlısıdır... Dersim facia karşısında özür dileyecek olan, bu faciayla yüzleşecek olan, AK Parti değil, AK Parti Hükümeti değil, bizzat bu facianın, bu kanlı eserin sahibi olan CHP'dir, CHP'nin Tunceli milletvekilleridir, CHP'nin Tunceli kökenli Genel Başkanıdır"

 

HABERE YORUM KAT

2 Yorum