1. HABERLER

  2. HABER

  3. MEDYA

  4. Dersane Tartışmasında Cemaat Medyasının Kazananları
Dersane Tartışmasında Cemaat Medyasının Kazananları

Dersane Tartışmasında Cemaat Medyasının Kazananları

Dersaneler tartışmasında sessiz kalanların bile sosyal medyadaki fitneciler tarafından nankörlükle suçlandığı bir dönemde, itirazlarını dile getirme cesareti gösteren bu isimler cemaat medyasının kazananları oldu

A+A-

Milat gazetesinden İsa Tatlıcan’ın Analizi:

AK Parti-Cemaat kavgasının iyice kızıştığı Kasım ayının başından bu yana, hizmet kökenli olmayan cemaat medyası yazarlarını yakından takip ediyor ve bu meselede ne düşündüklerini merak ediyordum. 

Mesela siyasal İslamcı bir gelenekten gelen Ali Bulaç’tan bu meselede sağlam bir analiz bekliyordum. 2007 Cumhurbaşkanlığı krizinden bu yana AK Parti karşıtlığı üzerine kurulu bir siyasi duruş sergileyen Ali Bulaç, son tartışmanın her aşamasında cemaatin yanından yeralması benim için sürpriz olmadı. En azından “AK Parti 2004 yılı MGK kararlarını uyguladı” iftirasına “ama” ile başlamayan sağlam bir çift söz söyleyebilseydi.  

Eğer bu yazının başlığı “Cemaat Medyasının Kaybedenleri” olsaydı birinci sıraya hiç düşünmeden Ali Bulaç’ı koyardım.

Buna rağmen cemaat medyasında, koronun dışında görüş dile getirmeye çalışan, farklı cesur kalemler de vardı.

MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE

Dersane meselesinde cemaatin yanında yer alan Türköne, 2004 yılı MGK kararlarının son tartışmalarda savaş malzemesi olarak kullanılmasına isyan eden ilk isim oldu. 2004 yılından bu yana AK Parti’nin cemaat ile mücadele ettiğini iddia eden Taraf, Zaman ve Bugün yazarlarına sert bir çıkış yapan Türköne, “bizi aptal yerine koymayın” diyerek Zaman yönetimini de okurlarını da şaşırttı. “Balık hafızalı değiliz, fesada da itibar etmeyiz” diyen Türköne bu iftiraya ilk itiraz eden cemaat medyası yazarı olarak (İmam Hatipler misyonunu tamamladı mı, İslamcılık öldü mü meselesindeki analizlerinde ıskalasa da) alkışları da hak etti.

GÜLAY GÖKTÜRK

Dersaneler tartışmalarında Zaman ve Taraf’tan daha saldırgan bir duruş sergileyen Bugün gazetesine cevap, Bugün yazarı Gülay Göktürk’ten geldi. Göktürk, “Kavganın da bir ahlakı vardır” başlıklı yazısında Taraf, Zaman ve Bugün’ün MGK kararları ile ilgili son haber ve manşetlerini yerin dibine soktu. “Yıllardır birlikte yürüyen, en ağır ateş altında birbirlerine siper olan yol arkadaşlarının, kavgaya tutuştuklarında, hiç değilse, ortak geçmişi inkar etmemeleri beklenir” diyerek yazdığı gazetenin de içinde bulunduğu cemaat medyasını eleştiren Gülay Göktürk, ilkeli duruşu ile takdir topladı.

LEYLA İPEKÇİ

 İyi bir Leyla İpekçi okuru olduğumu söyleyemem. Merhum gazeteci Abdi İpekçi’nin yeğeni olduğunu, Hürriyet’te ilginç Pazar söyleşilerinin yayınlandığını, Taraf’ın “bu kadar saçmalamadığı” dönemde Taraf’ta yazdığını, son olarak da Zaman’a transfer olduğunu biliyorum. Yönetmen Semih Kaplanoğlu’nun eşi olduğunu ve son 10 yılda manevi bir değişim yaşayarak kapandığını ve tasavvufa yöneldiğini söylemeden geçmeyelim.

İpekçi, Cemaat-AK Parti kavgasında hiç kalem oynatmamıştı. Son yazısında bu meselede Zaman’ın yayın politikasından oldukça rahatsız olduğunu açık açık dile getirerek yazılarına son verdi.

“Nefret ederek hak aramak bizi adaletli davranmaktan uzağa düşürüyorsa... Hak arama hakkımızı nefretin yayılmasını engellemekten öteye koymaya başlamışsak... Her şeyi bu uğurda kırıp döküyorsak...” cümleleriyle devam eden yazısı ile son iki yılda İslamcı ve muhafazakar çevrelerde ortaya çıkan cemaat antipatisini de güzel özetleyen Leyla İpekçi’yi bundan sonra daha yakından takip etmeye çalışaçağım.

İSKENDER PALA

İskender Pala’nın da Cemaat-AK Parti tartışmasını sessiz kalarak atlatacağını düşünmüştüm. Son yazısında sadece beni değil sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla cemaat yazarlarını da şaşırtmış görünüyor.

 “İyi zamanlarda sofralar paylaşan, hukuk gözeten dostların menfaat çatışmaları sebebiyle birbirlerinden şikâyete başlamaları olsa olsa düşman sevindirir. Bunda ileri gitmek ise vebaldir” diyerek meselenin iki tarafını da eleştiren İskender Pala, herkesin kendisine şu soruyu sormasını tavsiye etmiş: “Ben menfaate dayalı dostlukların insanı mıyım?”  

İskender Pala’nın yazısının sonunda cemaat yazarlarına da bir uyarı vardı: “Bir gün gelir, bugünkü tavrımızdan utanabiliriz, vicdan azabı duyabiliriz, haksızlık yapmış olabiliriz.”

Darbelerin acısını Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atılarak çekmiş biri olan İskender Pala, “AK Parti, cezaevine attırdığı darbeci paşalarla işbirliği yaparak İslami cemaatleri bitirmeye çalışıyor” iddialarına daha fazla sessiz kalamayarak tartışmaya tam ortasından girmiş ve bence kendisine yakışan bir duruş sergilemiş.

GÜLERCE VE TAŞGETİREN’İ DE UNUTMAYALIM

Bu isimleri sıraladıktan sonra Zaman yazarı Hüseyin Gülerce’yi unutursak haksızlık etmiş oluruz. Yıllardır, “Fethullah Gülen’e en yakın isim” ya da “cemaatin sözcüsü” olarak bilinen Gülerce, AK Parti’deki eski yol arkadaşlarına yakınlığı nedeniyle son dönemde sürecin dışında kalmış, hatta bazı cemaat yazarları tarafından eleştirilmişti. Tartışmanın en sert geçtiği günlerde AK Partili siyasetçileri arayarak tansiyonu düşürmeye çalışan, dersanelerin dönüşüm kararının bir yıl ertelenmesi üzerine yatıştırıcı açıklamalar yapan, bununla da yetinmeyip “Bazıları işin tatlıya bağlanmasını, sulh olmasını istemiyor. Ne diyelim, herkes kendi karakterini yansıtır, kendisine yakışanı yapar” diyerek Twitter’da kara propaganda yapanları eleştiren Hüseyin Gülerce, cemaat medyasının kazananlarından biri oldu.

Bu listeye son dakika atağı ile giren bir isim daha var: Ahmet Taşgetiren…

Erenköy cemaatinin etkili isimlerinden Ahmet Taşgetiren uzun yıllar Zaman’da yazdıktan sonra köşesini Bugün’e taşıdı. Yazılarında, TV ve radyo yorumlarında çok fazla cemaate angaje olduğunu düşünsem de, son dönemde sorunun her iki tarafını da itidale davet etmesi, Taraf’ın manşetlerine itibar etmemesi, “kavgada yumruk sayılmaz” mantığında hazırlanmış bu haberlerin hizmet hareketine büyük zararının dokunduğunu söylemesi, Ahmet Taşgetiren’e yeniden tarafsız bir duruş kazandırdı.

Dersaneler tartışmasında sessiz kalanların bile sosyal medyadaki fitneciler tarafından nankörlükle suçlandığı bir dönemde, itirazlarını dile getirme cesareti gösteren bu isimler cemaat medyasının kazananları oldu. Sayıları çok az da olsa bence hiç yoktan iyidir.

Kısmet olursa bir de kaybedenleri yazmaya çalışacağım.

HABERE YORUM KAT

6 Yorum