1. YAZARLAR

  2. Serdar Turgut

  3. ‘Derin devlet’e ihtiyaç varmış
Serdar Turgut

Serdar Turgut

Yazarın Tüm Yazıları >

‘Derin devlet’e ihtiyaç varmış

A+A-

Amerika’da son birkaç haftadır yaşananlar uzun süredir çok darbe alan, çok yıpratılan bir kavrama ne kadar da ihtiyaç olduğunu ortaya çıkardı. Bu kavram üzerine bugün yeniden düşünmeye davet edeceğim herkesi. Çünkü bu tür dönemler insanın kendisiyle, tarihiyle, toplumuyla hesaplaşma ve muhasebe yapma dönemi olmalıdır diye düşünüyorum.

Özellikle ülkemizin özel tarihindeki gelişmeler nedeniyle ‘Derin devlet’ kavramı insanların çoğunda çetelerle veya illegal, demokrasi dışındaki işler ile özdeşleştirildi. Halbuki kavramın dünyada tarihi gelişimine baktığımızda, devletin derini bir ülkenin demokrasinin gereklerini tamamen yerine getirirken aynı zamanda ülkenin uzun vadeli stratejik çıkarlarını koruyabilmesi için oluşturulmuş bir mekanizmadır.

Ne demek istediğimizi hemen çok yakında olan bir olayı analize ederek anlatalım. Birkaç gün önce Amerikan Temsilciler Meclisi’ne bir kurtarma paketi getirildi ve oylandı.

Temsilciler Meclisi tanım gereği demokratik sistemin tabana en yakın birimidir. Yani sıradan insanların kaygı ve taleplerine en hızlı tepki veren, onlardan etkilenen Meclis’tir.

Kurtarma paketine sokaktaki insan tepkiliydi. Çünkü bunu, o güne kadar arsızca para kazanıp harcamış olan insanların halkın ödediği vergilerle kurtarılma girişimi olarak görüyorlardı. Haklıydılar da ancak ülkelerinin ve dünyanın geleceği bu acı ilacın yutulmasını gerektiriyordu.

Ancak ABD’de eski usul devlet adamları artık bulunamadığından (örneğin; Eisenhower gibi başkanlar), halkın basit tepkileriyle bir ülke politikasının oluşturulmasının yanlış olacağı bir türlü anlatılamadı. Kurtarma paketi aslında sıradan insanın uzun vadeli çıkarlarına tamamen uygundu. Bu basit mantığın iletişimi bir türlü yapılamadı ve tasarı halkın meclisinde reddedildi.

Ülkenin popülist tepkileri ile uzun vadeli çıkarları arasında bir kopuş oldu. Bu tür kopuşların yaşanmamasının garantisi devlet adamlarından oluşan bir ‘Derin devlet’ mekanizmasının var olmasıdır. Çünkü politikacılar doğal olarak halkın talepleri doğrultusunda ve çoğunlukla kısa vadeli çıkarlar doğrultusunda hareket ettiklerinden uzun vadeli genel stratejik çıkarları düşünmekte zorlanırlar.

Bunu yapan olmayınca da hiç kimse basit gerçekleri dile getirmez ve ortalığı halkın tepkilerini okşayarak azaltmakla yükümlü politikacılar kaplar ve her şey bir anda altüst olur.

‘Derin devlet’ çete, illegalite değildir. Demokrasi dışılık değildir, olmamalıdır. Bu kavramdaki derinlik, devlet adamının bilgiçliği ve birikiminin derinliği olarak anlaşılmalıdır.

Amerika yanlıştan yine bu kalitelere sahip olan bazı insanların devreye girmesiyle döndü. Halkın tepkilerine daha az açık olan Senato devreye sokularak doğru olan yapıldı.

Bu olan bitenden Türkiye’nin de çıkarması gereken dersler var. AKP iktidarı tanım gereği popülisttir. Gayet tabii ki kendisine, seçmeninin talepleri doğrultusunda yön çizmektedir. Bunlar çok doğal ve demokratik güzelliklerdir. Ancak halkın talep ve kısa vadeli beklentilerinin her zaman ülkenin uzun vadeli ve genel çıkarlarıyla uyumlu olduğunu söyleyebilmek zordur. Kısa vade ile uzun vade halk kesimlerinin çıkarları ile genelin çıkarı arasında uyum sağlamamızı gerçekleştirecek insan ve kurumlara ihtiyaç vardır.

Türkiye’nin yaşadıkları nedeniyle tamamen ayaklar altına alınmış, üzerinde tepinilmiş ‘Derin devlet’ kavramı üzerinde yeniden düşünmesi ve gerekirse ‘Derin devlet’ mekanizmalarını kurumlaştırmak üzerine çalışması gerekiyor.

Bu iş nasıl yapılabilir diye bir zihin egzersizi yapalım.

Bilmem hatırlar mısınız; bir ara Türkiye’de ‘Türkiye milletvekilliği’ diye yeni bir temsilci türü oluşturulması konusu tartışılmıştı. O önerinin ortaya atılmasında tek amaç; milletvekillerinden bir bölümünü lokal, bölgesel sorunlarla uğraşmak zorunluluğundan kurtarıp tamamen ülkenin genelini ilgilendiren uzun vadeli sorunlara yoğunlaşmalarını sağlamaktı. Maalesef bu adım atılamadı ve sadece fikir egzersizi düzeyinde kaldı.

Bir Senato oluşturulması ve çifte kamaralı Meclis fikri tartışıldı. O tartışmada da amaç; demokrasi tüm mekanizmaları ile işlerken TBMM çatısı altında bazı politikacıların gündelik olanın, kısa vadeli olanın dışına çıkıp daha genel konularda, uzun vadeli çıkarlar doğrultusunda fikir üretmelerini sağlamaktı.

Bu önerilerin ortaya atılmasına ihtiyaç duyulmuş olmasından da belli ki; Türkiye aslında bilgisi, kültürü ve birikimi açısından derin olan devlet adamlarına ihtiyaç duyuyor. Sürekli bir mekanizma oluşturma, bir arayış içinde.

Ergenekon türü bir acubenin, ülkenin genelinde rasyonel düşünme mekanizmalarında yarattığı tahribat nedeniyle bazı arayışlardan korkmak ve vazgeçmek büyük yanlış olur.

Özellikle global kriz tehlikesinin var olduğu dönemlerde soğukkanlı devlet adamı düşüncesine büyük ihtiyaç bulunduğu da bilhassa dikkate alınmalıdır.

Akşam gazetesi

YAZIYA YORUM KAT