1. YAZARLAR

  2. Resul Tosun

  3. Demokratların cesareti
Resul Tosun

Resul Tosun

Yazarın Tüm Yazıları >

Demokratların cesareti

A+A-

Taraf Gazetesi'nin ifşa ettiği eylem planı, 27 Nisan online muhtırasından daha tehlikeli bir içeriğe sahip.

Masum kişi ve kurumlara komplo kurma planı.

Suç örgütleri böylesi planlar yaparlar ama bu kez plan devletin en güvenilir kurumunda yapılıyor.

Yapılan açıklamaların hiçbiri hiç kimseyi ikna etmiş değil.

Ne askeri savcının ne Genelkurmay'ın açıklamaları ikna etmiyor aksine şüpheleri artırıyor.

Bu plan gerçek ya da sahte zamanla aydınlanacak. Belki suçlular ceza da alacak.

Ama sorun bitecek mi?

Sorun, ordunun devlet sistemi içindeki çağdaş demokrasiyle pek de uyuşmayan konumundan kaynaklanmıyor mu?

Yapılan açıklamalara ve görüşmelere bakınız. Genelkurmay sanki sivil otoriteye bağlı değil, başına buyruk bağımsız bir kurum gibi açıklama yapıyor, talimat veriyor, uyarıyor ve gözdağı veriyor!

Milyona yaklaşık mensubu bulunan bir kurum içinde böylesi belgeler ya da cuntalar çürük elma kabilinden çıkabilir. Bu, o kurumu töhmet altında bırakmaz. Ama geçmişteki fiili ve sanal müdahaleler göz önünde bulundurulunca maalesef ordumuzun bu tür işlerle malul olduğu izlenimi güçlenmektedir.

Önce ordumuz hakkındaki bu olumsuz kanaat ve izlenimlerin değişmesi gerekir.

Bu bağlamda Genelkurmay Başkanı'nın demokrasiye ve hukuka bağlılık ifadeleri umut verici gibi görünüyor olsa da gelişmeler maalesef aynı paralelde seyretmiyor.

Genelkurmay maalesef askeri konulardan ziyade hep siyasi konularla ve üstelik millete karşı tavır alan konularla gündeme geliyor.

Önce askerimizin bu bakış açısı değişmelidir.

Ordumuzun çağdaş demokratik ülkelerde olduğu gibi sivil otoriteye yani millete bağlılığı temin edilmelidir. Her ne kadar millete bağlıyım mesajı veriyorsa da ordumuz milli iradenin denetiminden mahrumdur!

Askerin demokrasi içindeki yerini içine sindirebilmesi için önce eğitim sistemi gözden geçirilmelidir. Askeri okulların müfredatı yeniden gözden geçirilmeli, milli iradenin makesi olan Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetimine tâbi tutulmalıdır.

Tevhidi tedrisattan bahsedilir ama askeri okullar tevhidi tedrisata ne kadar tâbidir bilen var mı?

Bu eylem planı sebebiyle bir garabet daha yaşadık. Askeri yargı basına yasak getirdi. Tam anlamıyla bir sansür. Tam bir demokrasi ayıbı.

Askeri yargı, çağdaş demokrasilerdeki gibi disiplin olayları dışında hiçbir hukuki davaya bakmamalıdır. Yani askeri mahkemeler kaldırılmalı, askerler de sivil mahkemelerde yargılanmalıdır.

Çift başlı yargı gibi çift başlı güvenlik de ülkedeki sistemin önemli sorunlarındandır..

Hiçbir çağdaş demokraside bizdeki gibi bir jandarma teşkilatı da yoktur. Jandarma görevinin de bir an önce emniyete devredilmesi gerekir.

Ordumuzun üzerindeki olumsuz izlenimlerin silinmesi için asker günübirlik basın açıklaması da yapmamalıdır. Ordu Milli Savunma Bakanlığı'na (MSB) bağlanmalı ve orduyla ilgili konularda MSB açıklama yapmalıdır. Genelkurmay Başkanlığı bağımsız bir edayla yaptığı her açıklamada ordumuzun itibarına gölge düşürmektedir. Hele siyasi ve sosyal konularda yapılan her açıklama ordumuza zarar vermektedir. Çağdaş demokrasilerde Genelkurmay Başkanı'nın yaptığı türden basın toplantıları ve açıklamalara yer yoktur.

Millet nazarındaki kutsal mevkiine halel gelmemesi için ordumuzu, asli görevi olan vatan savunmasına yönlendirecek yeni bir yapılanmaya zaman kaybetmeden ve sür'atle gidilmelidir.

Bunun için de önce milli iradenin temsilcisi olan sivil otorite yani hükümet muktedir olduğunu gösterebilmelidir. Bakanları, müsteşarları, genel müdürleri, İstanbul gibi dünyanın yüz bir ülkesinden daha kalabalık bir şehrin valisini, emniyet müdürünü değiştiren hükümet, bu tür eylem planlarını hazırlayan muvazzafları, onlara emir verenleri ve onların bu kanundışı eylemlerini göremeyen yöneticilerini de görevden alabilmeli, görev yerlerini değiştirebilmelidir.

Demokratlar cuntacılar kadar cesur olmazlar ve onlara hadlerini bildirmezlerse, cuntalar demokrasilere haddini bildirmeye devam edecektir.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT