Demokratikleşmeye beş benzemezle bir rest daha

02.10.2013 02:18

Melih Altınok

Statüko Radikal’in “1.0” manşetiyle duyurduğu demokratikleşme paketi karşısında error verdi.

Bahçeli bir hışımla sarıldığı andımızı okuma hamlesini en naif ifadeyle başaramadı.

Pakete yorumundan 1 saat önce 24 TV’de “Umarım bu kez yetmez ama evet deyip AK Parti’nin son golünü kalesinden çıkartır” dediğim Kılıçdaroğlu ise yine yaş günü pastamızı vestiyerde unuttu. Erdoğan’ı, tek parti döneminin ceberut ilbaylarından CHP’li Nevzat Tandoğan’a benzemekle suçladı. Evet suçladı.

Yargıçlar Sendikası Başkanı ve Sol gazetesi yazarı Eminağaoğlu paket karşısında Yargıtay Başsavcısını (o şimdi CHP’de olanı değil) göreve çağırdı.

Twitter’da “1961 yılında siyaset bilimine tepki olarak doğdu”ğu iddia edilen CHP’li Birgül Ayman Güler ise bu “şeytan işi paketin” aslında Troçkistlerin bir oyunu olduğunu iddia etti. Şaka yapmıyorum, ciddi ciddi yaptı bunu.

Oysa ki laf aramızda, memleketin Troçkistleri de aynı saatlerde “Hayır, olumlu olarak kabul edemeyiz” başlıklı yazılar yayımlıyorlardı. Çünkü niyeydi efendim? “Sosyalistler, hiçbir demokratik gelişmeyi egemen sınıflardan, onların siyasi partilerinden ve hükümetlerinden beklemezlerdi” de ondandı. Birgül Hanım bir düzeltme yapar artık.

Ancak AK Parti’nin bu açık demokratikleşme resti karşısında eli ayağına dolaşanlar yalnızca müesses nizamın resmî temsilcileri değildi.

“Ağanın malı gider, kâhyanın canı gider” hesabı, Türkiye solunun iliştirilmiş gazeteleri statükoya ağıt manşetlerinde Yeniçağ ile Ortadoğu ile pişti oldular. 

BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak da masadaki yerini almıştı elbette. Anadilde eğitime giden yola özel okul taşı döşeyen, barajı düşürmeyi teklif eden, siyaset yasaklarını daraltan, anadilde propagandaya serbestlik getiren, hatta eş başkanlık statüsünü bile yasallaştıran paketten bir “yetmez”i bile esirgedi. Zira söz konusu paket “Akape devletinin seçim hamlesiydi.”

Gültan Hanım kendince haklı. AK Parti bir sivil toplum kuruluşu gibi davranmalı. Hiç olmazsa BDP’yi örnek almalı; savaş döneminin vaatlerle değil, sadece pozisyon tanımlarıyla yürütülen siyasi konforuna “ihanet” etmemeli. Ne o öyle seçim yarışına demokratikleşme paketleriyle falan girmek? Frengistan mı burası?

Bereket halen “Akape devletinin hazine yardımı almayı kolaylaştırması rüşvettir, bildiğiniz kömürdür, makarnadır. Küçük sol ve muhalif partilerin onuruyla onanıyor” düzeyinde bir çıkış yapan olmadı.

Evet, Referandum döneminin “kumarbaz olduğunuz kadar oyun da bilmiyorsunuz mösyö”leri yeniden masaya oturdu. Ama Marx’ın dediği gibi, ilkinde trajedi olan bu ittifak, gördüğünüz üzere tekerrüründe komedi oldu.

Ondan sonra “niçin yetmez ama evet?” sitemleri…

Bize, demokratik kazanımları en azından basamak olarak kabul edip bir adım yüksekten daha fazla özgürlük mücadelesi veren bir muhalefet sunamadığınızdan, yani, yetip de arttığınızdan olmasın sakın?

TÜRKİYE

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim