Demokratik halk cumhuriyeti

22.12.2011 15:45

Gökhan Karabulut

Asya borsaları sert inişler yaşıyor. Nedeni yirmi yaşında bir delikanlı... Herkes ondan korkuyor. Babası ve dedesi dünyanın en karanlık diktatörleriydi. Ellerinin altında nükleer silahlar olan bu diktatörler, sürekli olarak dünyayı cehenneme çevirmekle tehdit ederlerdi. Sıra şimdi oğul, Kim Jong-un’da.

Evet, Kuzey Kore’nin gizemli lideri, baba Kim Jong-il öldü. Ya da yasal açıklamalara göre cennete yükseldi ve oradan ülkesini seyrediyor. İsterse her an aşağıya inebilir. Geçtiğimiz günlerde tüm dünyaya servis edilen Kuzey Kore vatandaşlarının sokaklarda bağırarak ağladığı görüntülerin nedeni de bu...

Ne var ki bu görüntüler sizi aldatmasın. Dede Kim Il-sung’un cenazesinde de milyonlarca insanı ağlarken görmüştük. Ardından Güney Kore’ye iltica edenlerden öğrendik ki ağlamayanı öldürüyorlar. Yani bütün bu gözyaşının içinde bir can pazarı var.

Yirmi birinci yüzyılda böyle bir diktatörlük nasıl var olabildi? Bu soruyu cevaplayabilmek için Kuzey Kore’nin tarihini kısaca hatırlamakta fayda var.

Kuzey Kore 1948’de “Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti” adıyla kuruldu (Bu ülkeler nedense hep demokratik olur). Rusya ve Çin’in desteği ile kendini bu yeni oluşumun lideri ilan eden Kim Il-sung (Dede), egemenliğini kabul etmeyen güneydeki güçlere 1950’de saldırdı. ABD’nin başını çektiği ve içlerinde Türk askerinin de bulunduğu Birleşmiş Milletler güçleri ise Güney oluşumuna destek verdi. Üç yıllık savaşın ardından taraflardan galip gelen olmadı ve 1953’te ateşkes ilan edildi. Durum hâlâ bu aşamada. Yani Kuzey ve Güney Kore arasındaki savaş hâlâ devam ediyor. Dolayısıyla Türkiye de, hukuki olarak Kuzey Kore ile hâlâ savaş halinde...

Kuzey Kore bana her zaman ilginç gelmiştir. Gece çekilen uydu görüntülerinde, Çin ve Güney Kore’nin ışık selinin ortasında karanlık bir adacık olarak duran bu ülkede, savaştan sonra neler olduğunu bilmek pek kolay değil. Elimizdeki en ilginç görüntüler Çin sınırındaki Tümen Nehri’nden Kuzey Kore’ye geçenlerin çektiği gizli kamera kayıtları. Bu görüntüleri Youtube’da bulmak mümkün. Bazen bu görüntüleri seyrederim. Hiçbir sınır tanımayan bir diktatörün ülkesinde yaşamanın nasıl bir his olduğunu biraz olsun anlayabilmek için...

Evet, Türkiye’de de dikta rejimleri oldu. Ama bu bambaşka bir şey. Sokakta birbiri ile konuşan yok. Araba yok. Yemek yok. Kısaca hiçbir şey yok. Diktatörün resimlerinden başka... Bu resimler karın doyurmadığı için, 1997’deki kıtlıkta insanı şok eden, yürek sızlatan görüntüler oluşmuştu. O kıtlıkta bir milyon insan açlıktan öldü. Diktatörün kılı kıpırdamadı. Kim Jong-il, o dönemde bile Kuzey Kore’ye gönderilen yardımları, ihtiyacımız yok diyerek geri çevirdi.

Kıtlığın nedeni petroldü. Kuzey Kore’nin petrolü, Sovyetler Birliği’nden geliyordu. Sovyetler çökünce petrol de gelmez oldu. Petrolün gücü ile nüfusu çok artan ülke, bu olayla birlikte bir anda ortaçağa döndü. Tarım çöktü. Makineler durdu. O dönemde Kuzey Kore’nin dünya fiyatlarından petrol almaya da gücü yetmiyordu. Çünkü bu ülkenin dünyaya satacak herhangi bir ürünü yoktu. Sonuç facia oldu.

Sovyetler’in çöküşü ile benzer şekilde petrolsüz kalan bir diğer ülke de Küba’ydı. Fakat Küba’da devlet herkese tohum dağıttı ve Küba halkına boş topraklara istedikleri gibi ekim yapabileceklerini duyurdu. Sonuç olarak Küba, bu krizden üretimini arttırarak çıktı.

Kuzey Kore’de ise kendi hesabına tarım yapmak yasaktı. Kıtlık döneminde de yasak kalmaya devam etti. Çünkü özel mülkiyet halkın en büyük düşmanı olarak kabul ediliyordu. Böylece boş sokaklarda marşlar yankılanırken, insanlar ölümü beklemeye başladı.

Bugün yirmi yaşındaki torun diktatör, yönetimi devralıyor. Başta Güney Kore ve Japonya olmak üzere Asya ülkeleri işte bu nedenle tedirgin. Nükleer silahların anahtarları artık Kim Jong-un’un elinde. Dedesi cennetten dünyayı seyreden bu genç dünyayı tehdit etmeye başladı bile. Uydu görüntüleri Kuzey Kore’deki toplama kamplarının şimdiden kalabalıklaşmaya başladığını gösteriyor.

İşte bu nedenle Asya piyasaları inişte...

krgokhan@gmail.com

TARAF

 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim