Demokrasinin Başkomutanı

10.07.2009 01:08

Mehmet Altan

Anayasal bir suç işleyerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetkisini gasp eden 27 Nisan Muhtırası’nı, bırakın karşı çıkmayı, anında destekleyen CHP dün telaşlanmıştı...


Türkiye’yi ayağa kaldırması gereken onca sosyal olay karşısında vurdumduymaz olan ana muhalefet partisi, Meclis grubunu olağanüstü toplantıya çağırdı...

Abdullah Gül’ün imzaladığı Katılım Ortaklığı Belgesi’nde kısa vadeli öncelikler arasına alınan ‘askeri mahkemelerin yetkisinin askeri personelin askerlikle ilgili görevlerine hasredilmesi’ maddesine yönelik yasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi’ne götürecekler...

Neden?

Halk egemenliği ve parlamenter rejimin onurunu ayaklar altına alan 27 Nisan Muhtırası’na ses çıkarmayarak bu müdahaleyi destekleyen CHP için ‘darbe esas’, buna karşı çıkmak ise ‘anayasal bir yanlış’tır...

* * *

CHP’nin ve yavru muhalefetin heyecanlanarak harekete geçtiği yeni yasa neyi düzenliyor:

‘Anılan kanun ile yapılan diğer düzenlemelerin yanında, asker olmayan kişilerin barış zamanında askeri mahkemelerde yargılanmalarına son verilmiş; ayrıca, asker kişilerin barış zamanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250’nci maddesi uyarınca görev yapan ağır ceza mahkemelerinin yargı yetkisine giren bir suçu işlemeleri durumunda, bu mahkemeler tarafından yargılanmaları öngörülmüştür.’

Demokrasiden, AB’den, halk iradesinden yana biri, eğer ‘kilit haberleşmeci’ değilse bu düzenlemenin nesine karşı çıkar ki?

Görüldüğü üzere bizde darbe anayasasını ve 12 Eylül rejimini, dolayısıyla askeri vesayeti savunan çok fazla ‘başkomutan’ var...

Başkomutanın eksik olduğu yer, çağdaş bir demokrasinin sürekli ve düzenli bir şekilde yaşamımıza dáhil edildiği nokta...

Neyse ki, psikolojik etkisi de içeriği kadar önemli olan bu yeni yasa sürecinde, gerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gerek cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu eksikliği şimdilik giderdiler...

Ama Askeri Yargıtay ve Askeri Danıştay’ı kaldırmak gibi, hukuksal sivilleşme sürecinin daha çok işi var...

* * *

Bu düzenlemelerin neden gerekli olduğunu, bizim gazetede yer alan bir haber, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi üzerinden ‘cahil ve maksatlı’ olmayan herkese gayet net bir biçimde anlatıyordu...

‘Asker uğurlamaları’ konusunda bir yazı yazınca Şevki Akbaba’nın başı derde girmiş...

Askeri mahkeme ‘halkı askerlikten soğutma’ gerekçesiyle yakasına yapışmış...

Kendisine verilen para cezası Askeri Yargıtay tarafından onaylanmış...

* * *

Tabii ki karar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden dönmüş...

AİHM, davada haksız yargılama yapıldığını belirterek, Türkiye’yi 5 bin Euro tazminata mahkûm etmiş... AİHM, kararında ‘askeri mahkemelerin prensip olarak sivilleri yargılama konusunda yargı yetkisi bulunmaması’ gerektiğini de vurgulamış...

Şemdinli’de güpegündüz bomba patlatıp, sivil mahkemede 39 yıl yiyen askerleri, askeri mahkemenin görev alanına dáhil et ve ilk duruşmada tahliyesine karar ver.

‘Asker uğurlama’ konusunda yazı yazanı ise doğrudan askeri mahkemede yargıla ve mahkûm et...

Ama darbe anayasasında bile suç sayılan, Askeri Ceza Kanunu’na göre de mahkemeyi boylaması gereken 27 Nisan Muhtırası’na ses çıkarma...

Beylerin savundukları ve devamını istedikleri ‘sistem’ bu...

* * *

Esas ve asıl ‘demokrasinin’ başkomutana çok ihtiyacı var diye bunun için söylüyorum zaten...

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim