1. YAZARLAR

  2. Hüseyin Öztürk

  3. Demirel Kumpanyası
Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Yazarın Tüm Yazıları >

Demirel Kumpanyası

A+A-

Hikaye: Süleyman Demirel Senaryo: Süleyman Demirel Yönetmen: Süleyman Demirel

Kameraman: Süleyman Demirel

Cast: (Oyuncuların üye olduğu ajans) Süleyman Demirel

Sponsorlar: Süleyman Demirel, Ergenekoncular, Masonlar, Lionslar, Çağdaş Yaşamcılar, Demirel’in aile fotoğrafındaki malum isimler ile CHP ve milletimizle barışık olmayan bilumum çevreler.

Başrol oyuncusu: Süleyman Demirel.

Yardımcı birinci oyuncu: Hüsamettin Cindoruk

Figürasyon: Huzurevlik ihtiyarların tamamı.

Yazıya başladığım sırada Türkan Saylan’ın ölüm haberini televizyonlardan öğrendim. Kadıncağız yıllarca İslam dini ve din adamlarıyla uğraştı, küfürler etti, şimdi de son yolculuğunda küfrettiği kutsal değerlerin mekânı camide imamın önüne uzandı. Yazık.

Neyse ihtiyarlar kumpanyasına döneyim. Türkiye bu yönetmen ve oyuncuları yarım asırdır seyrediyor. Seyirciler sürekli değişti, fakat oyuncular asla değişmedi.

Bugün hangi huzurevine müracaat etseler, huysuzluk yapacakları için hiçbir huzur evi bunları kabul etmez. Ancak işte böyle bitkisel hayata girmiş bir partide toplanabilirlerdi.

Siyasi hayatları ve siyaset dışı kaldıkları sürece, bir saniye bile demokrat olmamış bu ihtiyarlar tiyatrosunun bugüne kadar ülkemize ve insanımıza dair bir dikili ağaçlarını bilen ve gören varsa lütfen yazsın, ben de yayınlayayım. Ama vicdan terazisinde tartarak yazmalılar.

Demokrat Parti kongresinin, daha doğrusu komedisinin yankıları hâlâ sürüyor. Aslında bu meseleye hiç girmeyecektim. Çünkü Demirel’in elinin, dilinin ve nefesinin olduğu hiçbir yerde; haktan ve hakikatten söz edilemez.

Adam yarım asırdır ülkenin geleceğiyle oynamaktan bir saniye bile vazgeçmemiştir. Demirel’den ve adamlarından uzak olan, Allah’a yakın olur. Allah’a yakın olan da onlardan uzak durur. Bu niyetle hep uzak kalmışımdır. Allah’a yakın olmayı istemişimdir.

Dedim ya DP kongresine hiç girmeyecektim. Fakat hafta sonu öyle güzel bir grupla beraberdim ki, grubumuz içinde, Demirel ve Hüsamettin Cindoruk’u demokrat olarak kabul etmeyip, DP çizgisinden vazgeçen dostlarım vardı.

Bulunduğumuz otelin lobisinden gece yarılarına kadar Süleyman Demirel ile Hüsamettin Cindoruk denilen şahsın; ülkemize, insanımıza ve insanımızın değer yargılarına karşı neler yaptıkları ve nasıl oyunlar sergilediklerini dinleyip durdum.

Gerçi pek çoğunu biliyordum ama demokratlık adına Masonları, Lionsları, dini ve milli değer yargıları olmayan çevreleri kandıran Demirel ve arkadaşlarının, alnı secdeye varan insanları nasıl bu kadar oyaladıklarına bir türlü akıl erdiremiyordum.

Şükür, bu kongreden sonra malum “secdeliler” çok küçük kaldılar. Bir elin parmakları kadar bir mevcutları var. Şimdiye kadar hep yanlarında olmaları gereken kardeşlerini, Demirel ve Cindoruk gibi hücrelerinin zerresinde demokratlık bulunmayan komik demokratlara tercih etmeleri yüzünden, şimdi onların yanına da varamıyorlar. Yazık.

Yıllarca Hürgenç genel başkanlığı yapmış ve Süleyman Demirel’in nefes alışlarını saymış, son iki yıla kadar da Demirel’e tek laf ettirmeyen Abdurrahman Iraz, önceki gün arayıp, “Elhamdülillah DP’yi Ergenekonculara teslim ettik” diye telefon ettiğinde, Cindoruk denilen “yardımcı oyuncunun” genel başkan olduğunu öğrendim.

Haber, birlikte olduğumuz arkadaşlar arasında önce bir soğuk duş tesiri yaptı. Hemen herkesin ağzından; “Ergenekoncuların bir partisi oldu.” “CHP’ye yeni bir parti geldi.” “Demokratlık ve demokrasi AK Parti’ye kaldı.” “Türkiye’nin artık bir tek demokrat partisi var, o da AK Parti’dir” gibi laflar kendiliğinden dökülüyordu.

Evet, Demirel son kâğıtlarını açıyor. Hüsamettin ve yanındaki ihtiyarlar da giderayak memlekete ve millete olan hınçlarını almanın hazzını yaşıyorlar. Bakalım Türkiye olarak bu Demirel Kumpanyası’nı ne kadar seyredeceğiz.

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT