1. YAZARLAR

  2. Hasan Cemal

  3. Demirel haklı, ödetebilirler Türkiye’ye ama nasıl?..
Hasan Cemal

Hasan Cemal

Yazarın Tüm Yazıları >

Demirel haklı, ödetebilirler Türkiye’ye ama nasıl?..

A+A-

Demirel, Erdoğan’ın Davos çıkışıyla ilgili olarak, “Uluslararası meselelerde birtakım faturalar çıkar ve keserler faturayı, farkında bile olmazsın” demiş...
Haklı Demirel.
Kaç kere gidip geldiği için, kendi hayat tecrübesiyle sabit olan bu siyasal gerçeği çok iyi biliyor.
Böyle bir tedirginliğin izleri yalnız Demirel’de değil, iş dünyasıyla basında, diplomatik çevrelerimizde de var.
Evet, fena ödetebilirler.
Ama nasıl, hangi koşullarda?
Eğer ekonomik reformlara yan çizer de, Türkiye’yi 1970’lerdeki gibi 70 sente muhtaç edersen...
Fena ödetirler tabii.
Dış kredi musluklarını 1970’lerdeki gibi kısmaya başladıkları vakit bir anda elin kolun bağlanır.
Eğer Kıbrıs sorununu çözmezsen, Kıbrıs’ta çözümün değil de sorunun yanında olursan, türlü çeşitli hesaplarla çözümsüzlüğe oynarsan...
Fena ödetirler tabii.
1970’lerdeki gibi Türkiye’ye silah ambargosu da koyarlar, Türkiye’nin altınlarını da rehnederler, elinden bir şey gelmez.
Eğer Türkiye’nin demokrasi ve hukuk sorunlarını dert edinmezsen, askeri otoritenin seçilmiş sivil otoriteye tabi olması gerçeğini yıllar yılı görmezlikten gelirsen...
Fena ödetirler tabii.
12 Mart 1971’de ya da 12 Eylül 1980’de olduğu gibi, Türkiye bir sabah vakti yine tank sesiyle uyandığında, Pentagon’un uçsuz bucaksız loş koridorlarından, “Nihayet yaptı bizim çocuklar!” diye sevinç çığlıkları kulağına çalınır ama çaresiz kalırsın.
Eğer Kürt sorunu onca yıl askerin tekelinde kalır ve sen de bu sorunu yalnız terör ve yoksulluk olarak görmeye devam edersen... Meselenin insan hakları, hukuk ve demokrasi boyutlarına gözlerini kapamaya devam edersen...
Fena ödetirler tabii.
Aş ve iş sorununu çözmek için, Türkiye’yi kalkındırmak için gerekli kaynaklar özellikle 1980’lerden itibaren Güneydoğu ve Ege’de silahlanmaya harcanırsa, birden kendini öylesine bir kısır döngüde bulursun ki, dışarıya karşı elin kolun bağlanır, şaşırır kalırsın.
Evet, fena ödetirler.
Siyaset sahnemizde bu acı gerçeği, Türkiye’nin 70 sente muhtaç hale geldiği dönemi ve 12 Mart’ı, 12 Eylül’ü Başbakan olarak yaşamış olan Sayın Demirel’den daha iyi bilen biri herhalde yoktur.
Kısacası:
Eğer ayakların yere sağlam basmıyorsa...
Sorunlar yumağıyla baş edemiyorsan...
Yumağı çözmek için önce hangi ucu çekeceğini bilemiyorsan...
Bir ‘oyun plan‘ın yoksa...
Demokrasiydi, hukuk devletiydi, özgürlükler düzeniydi, insan haklarıydı hiç derdin değilse...
Günlük deyişle:
Evinin içi çok dağınıksa...
İşte o zaman, hiç kuşkun olmasın, faturayı bir anda keserler!
Dün Demirel’e kesmişlerdi.
Hem de kaç kez.
Bugün Erdoğan’a kesebilirler mi?..

MİLLİYET

YAZIYA YORUM KAT