1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Değiştirirsen hakimi; beraat ile berat bile alırsın!
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Değiştirirsen hakimi; beraat ile berat bile alırsın!

A+A-

İstediğiniz yönde karar çıkartmanın en kolay yolu, hakimleri değiştirmektir.
“Olur mu canım, hakim kanuna göre karar verecek. Hakimi değiştirsen ne olur? Aynı kanuna göre karar vermeyecekler mi?” diye itiraz edilse de, işi bilenler, böylesi itirazlara kahkahalarla gülerler.
Niye?
Çünkü 2’ye karşı bir oy ile verilen kararları çok iyi bilirler.
O kararların, Yargıtay Ceza Dairesinde 2’ye karşı 3 üyenin oyu ile nasıl onandığını/bozulduğunu çok iyi bilirler..
Hatta Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda, 13’e karşı 14 oyla, aynı kanuna bakan en yüksek yargıçların bile nasıl farklı kararlar verdiklerini çok iyi bilirler..
Somut örnekleri, onlarca, yüzlerce, binlerce.
En zor ihtimal olan 13’e karşı, 14 üyenin oyu ile verilen Ceza Genel Kurulu’nun TCK 312/2 ile ilgili kararı, kamuoyuna da yansımıştı. O kararı hatırlatmış olayım, gerisini siz tahmin edin artık..
Evet söyleyin, aynı dosya için; 27 hakimden 13 tanesinin bir yönde, 14 tanesinin ise tam aksi yönde karar vermesi, sizce mümkün müdür?
Türkiye gibi, yargı mensuplarının siyasetle içli dışlı olduğu bir ülkede mümkündür.
Onun için de, şimdi Ergenekon davasının yönünü, tam aksi istikamete çevirecek şekilde, savcı ve hakimlerin görev yerleri değiştirilmek isteniyor..
Her sene en geç 30 Haziran’da açıklanan hakim ve savcı tayinleri ile ilgili kararnameyi, dün itibariyle 15 gün geciktirdiler. Ergenekon davasını karıştırmak isteyenlerle, tabii hakim ilkesi gereği, daha önceki hakimler kim ise, onlarla davanın yürümesini isteyenler, HSYK’da büyük bir kavga veriyorlar.. Bakalım sonucu ne olacak?
Hani Ergenekon davasına bakan mahkemenin hakimleri, özel olarak belirlenmiş olsa, “Daha önce özel olarak belirlenmiş. Şimdi de karşı taraf, özel olarak belirlenenleri değiştirmek istiyor. Bunda ne var ki?” diyeceğim.
Ama değiştirilmek istenen hakimlerin tamamı, Ergenekon davasından çok önceden beri, o mahkemede görev yapıyorlar.. Bu dava için o mahkemeye özel olarak atanmış değiller.
Buna rağmen, bir pundunu bulup, hakim-savcıların görev yerleri değiştirilmek isteniyor.
Daha doğrusu, bu ülkede bombalı saldırılar planlayanlar, terör örgütü kuranlar, binlerce mermiyi evinde yakalatanlar, bir Danıştay hakimini görevi başında öldürtenler, cezadan kurtarılmak isteniyor!
Şemdinli davasına bakan Van’daki mahkemenin üyeleri, nasıl ki bir çırpıda değiştirilmiş, hakimler değişince de, mahkemenin kararı da otomatik olarak değişmişse..
Şimdi aynı oyun, Ergenekon davası için yapılmak isteniyor...
Şemdinli davasında, yıllarca aynı mahkemede görev yapmış hakimler, oybirliği ile “Sivil mahkemede görevlidir. Sanıkların 39’ar yıl hapsine” demiş iken, hakimler değiştirilip, özel hakimler aynı mahkemeye atanınca, “Biz görevsiziz.. Sanıklar hakkında askeri mahkeme karar versin” denilmişti.
Olay bu kadar basittir.
Bu işin hiç lamı cimi yoktur. Kimse kendisini aldatmasın..
Alın Faruk Eminağaoğlu’nu, getirin Ergenekon davasına bakan mahkemenin başına.
Yanına da verin, bir başka YARSAV üyesini. Üçüncü üyeyi değiştirmenize bile gerek yok. Bütün kararlar, en zor ihtimal 2’ye karşı bir oy ile, sanıklar lehine çıkar..
Sadece “tüm sanıkların tahliyelerine” denilmez, Ergenekon sanıklarına, birer “ihtira beratı” verip, plaketlerle yollarlar evlerine!..
Sadece Emin Gürses, Mustafa Balbay gibi; darbenin ön hazırlığını yapmakla suçlananlar değil, evinde bombalar bulunan, suikast krokileri ile ele geçirilen, Danıştay hakiminin öldürülme emrini verenler bile anında tahliye olur, anında beraat kararı alırlar..
Bundan hiç şüpheniz olmasın.
Van Ağır Ceza Mahkemesi’nin durumu ortada.. O davada önce verilen karar ile, hakimler değiştikten sonra verilen kararların farklılığı ortada..
Aynı skandal, şimdi de Ergenekon davasında da yaşanacak.
Bunun “acaba?” falan denilecek, tereddütlü bir durumu da yoktur.
HSYK’nın üyelerine bakın..
Şu YARSAV üyesi.. Bu YARSAV üyesi, Diğeri YARSAV üyesi..
İyi de beyler, 10 bin hakim-savcının sadece 800 tanesi YARSAV’a üye iken, niçin HSYK’da bu oran % 90’lara çıkıyor? Kadrolaşma sayesinde değil mi?
Ve YARSAV üyesi hakimler, YARSAV Başkanı’nı şikayetçi olduğu hakim-savcılar için, nasıl objektif karar alacaklar?
Bence oyalanmanın alemi yok.. Değiştirin HSYK Kanunu’nu.
Bozun; “Hakimleri değiştirerek, karar değiştirme oyunu”nu!

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT