1. HABERLER

  2. HABER

  3. Davutoğlu: Kapıyı Açık Bırakıyorum
Davutoğlu: Kapıyı Açık Bırakıyorum

Davutoğlu: Kapıyı Açık Bırakıyorum

CHP ve MHP'nin katılmayı reddettiği seçim hükûmeti AK Parti ve HDP'li bakanlardan oluşacak. Başbakan Davutoğlu, bu güçlü olasılığın gerçekleşmemesi için Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'ye: "Gelin, tekrar konuşalım." çağrısı yaptı.

A+A-

Bazı gazetelerin Ankara temsilcileriyle dün kahvaltıda bir araya gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükûmet kurma çalışmalarından sonuç alınamadığı için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın erken seçim kararı almasıyla oluşacak seçim hükûmetini değerlendirdi. CHP ve MHP seçim hükûmetinde yer almayacağını açıklamıştı. Bu durumda geçici hükûmette AK Parti ve HDP'li bakanlar yer alacak.

“Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, Üçümüz Oturalım, Bu Meseleyi Konuşalım”

Davutoğlu:"Hâlâ daha beş gün var, Cumhurbaşkanı’mızın takdiri... Daha önce de çağrıda bulundum. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, üçümüz oturalım, bu meseleyi konuşalım; seçime gideceksek en uygunu Meclis’in kendisinin karar alması... Cumhurbaşkanı böyle bir karar almaya zorlanmamalıydı, onu ifade edeyim. Cumhurbaşkanı'nı böyle bir denklemle karşı karşıya bırakmamalıydık. Hâlâ ben bu kapıyı açık bırakmaya taraftarım. Eğer tekrar görüşlerini gözden geçirirlerse, seçime gitme noktasında kurulacak seçim hükûmetleriyle ilgili rezervlerini CHP, MHP, AK Parti birlikte, genel başkanlar oturup konuşabiliriz. Cumhurbaşkanı’mızı böyle bir kararla karşı karşıya bırakmamak için bir yol bulunabilir mi?".

“Cumhurbaşkanı’mız da Böyle Bir Şeyi Arzu Etmezdi”

Başbakan Davutoğlu gelinen noktada HDP'nin seçim hükûmetinde yer alacak olmasıyla ilgili şunları söyledi:

"Her şey kamuoyu önünde cereyan etti. Bu durumda kim bizi suçlayabilir? Herkes Sayın Cumhurbaşkanı’mızı da, bizleri de Anayasa'ya uymaya dâvet ediyor. Cumhurbaşkanı’mız Anayasa'ya uyarak anayasal sınırlar içinde bir karar aldığında kim suçlayabilir 'HDP’yi hükûmete soktun ya da sokmadın' diye? Sayın Bahçeli 'Anayasal çizgide davransın Cumhurbaşkanı.' diyordu. İşte anayasal çizgide davranacak mecburen. Herhâlde Cumhurbaşkanı’mız da böyle bir şeyi arzu etmezdi. Burada bir polemik konusu bile olacağını zannetmiyorum. Bunun müsebbibinin kimler olduğu aşikârdır. Anayasa 'Partilerden bakanlar olacak.' diyorsa, biz de herhâlde dışına çıkamayız. HDP’nin söylemlerine karşı olabiliriz. Son derece yıkıcı bir tutum sergilemişlerdir. Ama HDP’ye oy vermiş seçmene saygımız vardır. HDP’yi Meclis'e biz getirmedik. Hükûmet çıkmamasının sorumlusu biz değiliz.".

“İlk Defa Olacağı İçi Hukukî Tartışmalar Olabilir”

Davutoğlu, seçim hükûmetinin oluşması sürecini de şu sözlerle anlattı:

"Cumhurbaşkanı’mız takdirini kullanıp erken seçim dedikten sonra Meclis Başkanı’mızla istişare edecek, dağılım belli olacak. Şu partiye şu kadar, bu partiye bu kadar. İlk defa olacağı için hukukî tartışmalar olabilir. Sonra görevlendirilen Başbakan tek tek isimleri tespit edileceklere teklif edecek, onların kabûl etmesi durumunda Cumhurbaşkanı’mıza arz edilecek bu liste. O andan itibaren Cumhurbaşkanı'nın arzındadır.".

“Anayasa Bakanları Benim Belirleyeceğimi Söylüyor”

Davutoğlu, "Bakanları siz mi belirleyeceksiniz?" sorusu üzerine sözlerine şöyle devam etti:

“Yani Anayasa öyle diyor. Ama nasıl olacağını tabî o gün o usûl içinde düşünürüz. Ama Anayasa tarifi o. Yani teklif edilen kişi diyor, reddederse o zaman kişiye teklif gibi oluyor. Ama bunlar dediğim gibi, şimdiden böyle çok kati şeyler söyleyip bağlamak istemem. Nihayet benim Anayasa'dan çıkardığım bu arkadaşlarla; eğer birisi veya bir parti 'Ben girmiyorum.' dediğinde de 'Onun yerine yine Başbakan'ın takdirinde isimler atanır.' diyor. Güvenoyu yok, ondan sonra seçim süreci başlar.".

Üç Dönem Kuralı Kalkıyor

AK Parti'deki üç dönem kuralının kaldırılmasıyla ilgili çalışmalar konusunda da Davutoğlu şunları söyledi:

"25. dönemle birlikte üç dönem yasağı kalkmış olan, ara vermiş arkadaşlar var. Bir de daha bu kısa dönem dolayısıyla üçüncü döneme girenler var. MYK toplantısı var. Sonra da bir tüzük değişikliği komisyonu oluşturup, nasıl ele alınacağını konuşacağız. Benim zihnimde bir model var ama bunu kurullarla tartışa tartışa olgunlaştırmak lâzım. Kimsenin devre dışında kalmayacağı ve insan kaynağını en çeşitli bir şekilde tutabilecek, kimseyi potanın dışında bırakmayacak bir formül üzerinde düşünüyorum. Yani onlar için (üç dönemlik 70 ismi kastederek) bir yasak kalmayacak. Ama diğerleri (üçüncü dönemi bu dönem dolanları kastederek) için de olmayacak.”.

"Önceliğimiz Kamu Düzeni"

Davutoğlu, "PKK'nın seçim öncesi taktiksel silah bırakması hâlinde operasyonlar sürer mi?" sorusunu da şu sözlerle yanıtladı:

"Bizim için kamu düzeninin alternatifi yoktur. Yani kamu düzeni müzakere konusu da yapılmaz. Kamu düzenine uyulduğu sürece kimse herhangi bir müdahaleye veya hukukî bir sürece muhatap olmaz. Ama herkes kamu düzenine uyacak. Kamu düzeniyle ilgili talepler Meclis'teler, tekrar tartışılır. Anayasa değişmesi gerekiyorsa Meclis'te değiştirilir. Türkiye'nin siyasî düzeniyle ilgili yeni bir şey olacaksa Meclis'te olur. Yani kesinlikle kimse seçime giderken kamu düzeni üzerinden bir müzakere yürüteceğimiz vehmine kapılmasın. Kamu düzenini sağlarız seçime gideriz. Ama birisi herhangi bir kamu düzenini bozacak bir tutum içine girmezse zâten ortada sorun kalmaz.".

Kaynak: Milliyet, Hürriyet, Yeni Şafak, Al Jazeera

HABERE YORUM KAT

1 Yorum