1. HABERLER

  2. HABER

  3. Davutoğlu: Bu Darbe Çağrısıdır
Davutoğlu: Bu Darbe Çağrısıdır

Davutoğlu: Bu Darbe Çağrısıdır

Süleyman Şah operasyonu sonrasında Genelkurmay Başkanı Özel'e yönelik sözleri nedeniyle MHP'yi eleştirdi, Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ı 'darbe çağrısı' yapmakla suçladı.

A+A-

Davutoğlu, dün resmi bir ziyaret nedeniyle Macaristan'da olduğu için bugün düzenlenen AK Parti Grup toplantısında konuştu. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, Süleyman Şah operasyonu nedeniyle Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'e yönelik sözlerini eleştiren Davutoğlu, "Bu, eski Türkiye alışkanlığıdır. Sayın Genelkurmay Başkanımız ve şerefli Türk subayları demokratik yolla iktidara gelmiş hükümetimizin emrindedirler" ifadesini kullandı. Davutoğlu'nun hedefinde MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da vardı.

"Bugün MHP'den bir açıklama yapıldı; 'Genelkurmay başkanları eskiden Türkiye’nin milli çıkarları açısından mahzurlu gördükleri kararlar hakkında siyasi liderlere karşı koyacak yürekliliği gösterirlerdi' diye. Bu darbe çağrısıdır. Bu, eski Türkiye alışkanlığıdır. Sayın Genelkurmay Başkanımız ve şerefli Türk subayları demokratik yolla iktidara gelmiş hükümetimizin emrindedirler. Hükümetimizin aldığı kararları uygularlar. Geçti o dönem. Biz ne 27 Mayıs ne 12 Eylül'deyiz ne de apoletlerle böyle konuşulan 28 Şubat'tayız. Yeni Türkiye'de buna pabuç bırakmayız. Demokratik yolla iktidara gelmiş hükümetimize karşı neredeyse isyana çağıracaksınız. Bu ne vatanseverlikle, ne demokrasi ahlakıyla ifade edilir."

Vatan toprağı elden mi gitmişti?

Davutoğlu, Süleyman Şah türbesinin daha önce de iki kez taşındığını hatırlattı: 

"Bahçeli dün Genelkurmay Başkanımıza 'Vatan nedir bilir misin?' diye sordu. 1939 yılında ilk mekân değişikliği yapıldı, iktidarda CHP vardı. Vatan toprağı elden mi gitmişti? 1973 aralığında bu yeni yere geçiş için karar alındı, Eylül 1975’te törenle Süleyman Şah’ın naaşı nakledildi. Hangi hükümetler var? Naim Talu, Bülent Ecevit ve rahmetli Türkeş’in Başbakan Yardımcısı olduğu milliyetçi cephe, Demirel hükümeti var. Eğer vatan toprağı, Ecevit zamanında vatan satılmamışsa, Karakozak’tan Eşme’ye gelirken niye terk edilmiş olsun? Sayın Bahçeli’ye soruyorum, sen 'Vatan nedir bilir misin?' diye sorarken dolaylı olarak rahmetli Türkeş’e de sormuş oluyor. Türkeş’in Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde ikinci nakil yapıldı. Peki vatan toprağı satılmış mı oldu? Hayır. Uluslararası hukuk gereği Süleyman Şah’ın bulunduğu yer bizim için vatan toprağıdır. Bahçeli özür dilemelidir. Bende ona cevaben söylüyorum, acaba sayın Bahçeli sen edep nedir bilir misin? Günlerce uykusuz kalarak vatan toprağını savunan o devlet görevlilerinin karşısında devlet ahlâkı nedir bilir misin?"

İç güvenlik paketi

İç güvenlik paketi görüşmelerinde Meclis'te yaşanan gerginlikler nedeniyle muhalefet partilerini eleştiren Davutoğlu, "Buradan bütün muhalefet partilerine şimdiden sesleniyorum; eğer bu kanunu engellemeye devam ederlerse, bundan sonra bu kanunun gecikmesi sebebiyle herhangi bir molotof kokteyli saldırısı olursa, maskeli birtakım saldırılar olursa, vandalizm olursa sorumlusu onlardır" diye konuştu.

"Biz bu paketle demokratik standartlardan vazgeçmedik. Amaçları 7 Haziran seçimlerine giderken kaos oluşturmak. Biz de sandığa davet ediyoruz herkesi. Divanın önünde sloganlar atıyorlar, sadece AK Parti'ye değil Meclis'in manevi varlığına hakaret ediyorlar. Bir kere daha söylüyoruz: hakaret onlara edep bize yakışır. Molotof kokteyli atanları, bonzai tacirlerini savunmak onlara, halkı korumak bize yakışır. Halkı sokağa çağırmak onlara, sandığa çağırmak bize yakışır."

Muhalefet katkı sunmadı

"İç Güvenlik reformu paketi boşuna doğmadı. 6-7 Eylül olayları acilen tedbir alınmasını gerekli kıldı" diyen Davutoğlu, muhalefetin yasaya katkı vermediğini söyledi.

"21 Ekim'de hazırlamakta olduğumuz yasayla ilgili bilgi verdik. Kimse ses çıkarmadı. 24 Kasım'da yasa tasarısını bakanlar kurulunda konuştuktan sonra sevk ettik. Hiçbir katkı yok, eleştiri yok. Aylarca süren çalışmaların karşısında sessiz kalan muhalefet TBMM'ye gelince, arkadan birilerinin düğmeye basması ve 'harekete geçin' demesi sonucu harekete geçtiler. Kirli ittifaklar sürüyor. 6-7 Ekim olaylarında yaşananlar karşısında 'Hükümet nerede?' diye soran Kılıçdaroğlu şimdi 'Sokağa çıkın' diyor." 

"Özgürlüklerin teminatı AK Parti'dir. Bize kimse özgürlük dersi veremez. Kim toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak isterse onları korumak bizim görevimiz. Molotof kokteyli atılırsa, maskeler takılırsa biz buna izin vermeyiz."

"JİTEM iddialarıyla halkı istismar edenler gibi HDP aykırı tutum alıyor. Ne CHP, ne de MHP'nin amacı özgürlük. Hiçbirinin amacı özgürlük veya demokratik haklar değil. Bu karar onlar tarfından alınması. Onlar piyon. Kamuouyu oluşturmak için bu piyonlar harekete geçti. Muhalefete bir kez daha sesleniyorum. Yapacağınız katkıları doğru düzgün şekilde yapın, eleştirin."

Kadına şiddet

Son olarak üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın öldürülmesiyle gündeme gelen kadına şiddet konusuna da değinen Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'de kadınlara yönelik şiddet konusunda konuşan seferberlik ilan ettik. Kadına şiddet konusunda bir çok tedbir aldık. Avrupa'daki ilk önemli sözleşme olan İstanbul sözleşmesi kabul edildi. Kadın sığınma evleri kuruldu. AK Parti her zaman kadına şiddet konusunda tedbir almıştır, bundan sonra da şiddetin her türünü engellemeye kararlıyız. Özgecan Aslan'ın babasına da verdiği mesajdan dolayı teşekkür ediyorum."

Fırat Çakıroğlu'nun ölümü

"Yine Fırat Çakıroğlu isimli gencimizi kaybettik. Öğrenciler arasında hiç bir zaman ayrım yapmayan ve bunu yapmayı ihanet olarak gören biri olarak tüm gençlerer sesleniyorum: Farklı görüşlere sahip olsanız bile, görüşlerinizi paylaşınız ama asla şiddet başvurmayınız. Şiddetle gençlerin bölünmesi Türkiye'ye yapılacak en büyük ihanettir."

Kaynak: Al Jazeera

HABERE YORUM KAT