Darbecilere hukuk, sivil yargı dokunabilecek mi?

16.04.2008 05:48

Hasan Cemal

Kurşuni bir hava, yağmur çiseliyor. Büyük Kanal’a yaslanmış, belki de dünyanın en romantik şehrinin bir sabah vakti sislerin içinden uyanışını seyre dalmak herhalde başka türlü bir ayrıcalık olmalı.
“Yelken kullanmayı öğrenmek ister misin?” diye sormuş bir İtalyan ozanı, “Hemen kendine bir tekne yap, indir denize, seni doğruca o güzelim Venedik’e götürecektir.”
Tek tük gondolcular var kıyıda. Kırmızı kurdelalı beyaz hasır şapkalarıyla afili afili cigara tüttürüyorlar.
San Marco Meydanı...
Kimsecikler yok.
Buranın güvercinleri çok şişko, bizim Yeni Cami önündeki güvercinlerden daha besili oldukları muhakkak...
Tezgah açıp yazı yazacak bir kahve arıyorum.
Turistik olmayan bir kahve!
Sis dağılınca Japon turistlerin istilasına uğramayacak, kıyıda kenarda kalmış, ama mutlaka kanala bitişik bir kahve. En azından kafamı kaldırınca Venedik’te olduğumu bana hatırlatacak bir köşecik...
Varsayalım buldun, n’olacak ki?
Oturup şiir mi yazacaksın?
Hayır, Ergenekon’a devam edeceğim.
O zaman ne diye Venedik’tesin ki?
Uzatma!
‘Büyük Ergenekon’a dokunamayacaksan, ‘Küçük Ergenekon’a dokunmak bir işe yarayabilir mi?
Büyüğü nedir, küçüğü nedir?
Bu ayrım İsmet Berkan’a ait.
Radikal’de (4-11 Nisan arasında) çıkan yedi günlük Ergenekon dizisinde ‘darbe tertipleri’nin perdesini aralarken şöyle demişti:
“Benim adlandırmamla ‘küçük’ Ergenekon soruşturuluyor ama ‘büyük’ Ergenekon’a dokunulup dokunulmayacağı hâlâ büyük bir meçhul.
Susurluk’u hatırlayın!
Bazı tetikçi ve hırsızlar yargılandı, ceza da aldı ama ‘büyük plan’ı hazırlayan ve uygulayan, uygulatanlara kimse dokunmadı, dokunmaya teşebbüs dahi edilmedi”(Radikal, 6 Nisan, s.3)
Ergenekon da böyle mi olacak?
‘Küçük Ergenekon’ operasyonunda 47 kişi tutuklu. Yakın siyasal tarihimizin bu en önemli soruşturması eğer Susurluk gibi, Şemdinli gibi bir yerlerde tıkanır kalırsa yazık olur.
Ama soruşturmanın seyri, ‘küçük’ten ‘büyük’e doğru ilerlerse, bu ülkede demokratik hukuk devleti yolunda çok büyük bir mesafe kaydedilmiş olacaktır.
Hukuk harekete geçebilecek mi?
Bir başka deyişle:
Darbeciler için de sivil yargı yolu açılabilecek mi?..
Bu soruyu düşünün.
Bu sorunun yanıtını en başta düşünmesi gerekenler, yalnız gerçek hukukçular değil, aynı zamanda demokrasiyi içtenlikle benimsemiş siyasetçiler, tabii en başta da iktidarda olan siyasetçilerdir.
Düşünün, lütfen görmezlikten gelmeyin, “2003-2004 darbe tertipleri ne oldu?” sorusunu da.
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’in günlüklerinde yer alan darbe tertipleri nedeniyle Nokta dergisi kapanmış, Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş hakkında da iftira ve hakaret iddiasıyla dava açılmıştı.
Alper Görmüş beraat etti.
N’olacak şimdi?
Ayrıca, günlüklerin emekli Oramiral Örnek’in Deniz Kuvvetleri’ndeki bilgisayarından çıkmış olduğu, Emniyet’in resmi raporuna da bağlandı. Haber olarak çok oldu kamuoyuna yansımasından bu yana...
N’olacak şimdi?
Bu darbe tertiplerinde örneğin isimleri geçen zamanın Jandarma Komutanı (ve Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı) Orgeneral Şener Eruygur hakkında, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman hakkında yargının kılı kıpırdamayacak mı? Yargı onlara soru bile sormayacak mı?
Sarıkız soruşturulmayacak mı?
Ayışığı soruşturulmayacak mı?  
Kod isimleri bu olan ‘darbe tertipleri’ne dokunulamayacaksa, bu ülkede nasıl olup da bir daha ‘hukuk’tan söz edilebilecek?
Onlar hakkında hukuk harekete geçmeyecekse, bu ülkede nasıl olup da bir daha ‘Demokratik hukuk devleti’nden dem vurulabilecek?
Tek kelimeyle ayıp!
Hukukun yalnız Küçük değil Büyük Ergenekon için de harekete geçirilmesini talep edenler gün geçtikçe çoğalıyor. Bunlardan biri de eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş.
Önceki gün Radikal’de yayımlanan “Kavşakta, aydınlığa yöneliş...” başlıklı makalesinde şöyle diyordu:
“Cumhuriyet Gazetesi’ne bomba atılması, Danıştay saldırısı, Cumhuriyet mitingleri gibi gelişmelerde ’Ergenekon’ bağlantısı bulunduğu iddialarını da artık göz ardı edilebilecek, ’Susurluk’ gibi üstü örtülebilecek, münferit olaylara dayanan polisiye vakalar olarak görmememiz gerekiyor.
Darbe teşebbüslerinden, Cumhuriyet tarihinin Avrupa Birliği gibi en önemli medeniyet projesinin öldürülmesine; Rahip Santoro’dan Hrant Dink’e, Malatya katliamına uzanan, aydınlarımızı tecrit etmek isteyen, provokasyonlar düzenleyebilen bir zihniyet yapısını, gerici/çıkarcı bir kirli dokuyu sorgulayıp mahkûm edebilmeliyiz, devlet olarak mahkûm edebilecek güçteyiz.”
Keşke!
İsmet Berkan, yedi günlük Ergenekon dizisinde tam yedi adet darbe tertibini anlattı.  Bunların üzerindeki perdeyi tümüyle kaldırmadan, ‘darbeciler’e yönelik olarak hukuku harekete geçirmeden, yalnız  ‘Küçük Ergenekon’a dokunmak, korkarım, sonuçsuz kalabilir.
Hukuk, darbecilere dokunabilecek kadar gerçek mi bizim memlekette?..
Yağmur durdu.
Bizim gazetenin keyifli yazarı Vedat Milor’un yazısı elimizde, Yahudi Gettosu’nun oralardaki Anice Stellato isimli turistik olmayan lokantaya doğru usul usul yol almanın vakti geldi.
Bu dizi bana fena gelmedi, yarın da devam.

Milliyet gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim