Darbecilere hesap sormak

02.07.2008 03:25

Mustafa Ünal

Dün Ankara güne şokla başladı. Tam da Savcı Zekeriya Öz'ün son rötuşları yaptığı Ergenekon iddianamesini mahkemeye sunması beklenirken operasyonun ikinci büyük dalgası geldi.

Emekli orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu 20'yi aşkın kişi gözaltına alındı. Ankara ve İstanbul'un yanı sıra operasyon Trabzon ve Antalya'ya kadar uzandı. Birbirinden ilginç isimler yakalanarak İstanbul'a gönderildi.

Biri emekli tuğgeneral dört isim ise evlerinde bulunamadı. Aranmaya başlandı. Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün ve iki gazeteci de gözaltına alınanlar arasında. Haberlerin duyulmasıyla başkentte hemen herkes olayın mahiyetini öğrenmeye çalıştı. En çok sorulan soru ise 'Operasyon bu kadarla mı sınırlı yoksa arkası gelecek mi?' idi. İkinci perdesinin açılmasıyla Ergenekon soruşturmasının giderek derinleştiğini söylemek mümkün. Dolayısıyla gözaltına alınanlara yenilerinin eklenmesi sürpriz olmaz.

Böylesi büyük çapta gözaltı Türkiye'de ilk kez yaşanıyor. Şok biraz bu yüzden. Orgeneral rütbesine kadar yükselmiş iki generalin polisler tarafından askerî lojmanlardan alınması Türkiye'nin pek alışık olmadığı bir gelişme. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün tutuklanması da benzer etkiyi yapmıştı. Şimdi olay daha ileri noktaya taşındı. Son dalgayla Ergenekon soruşturmasının yeni bir aşamaya girdiği kesin. Ancak iddianamenin gecikmesinin ciddi eleştiri konusu olduğunu söylemek lazım. Nitekim dün Ergenekon'a mesafeli, hatta karşı duran çevrelerin bu yöndeki itirazı gün boyu sürdü. Başbakan Erdoğan da 'Artık soruşturmanın sonuçlanmasını diliyorum' dedi.

İki generalin gözaltına alınmasının asıl nedeni, kamuoyuna 'Sarıkız ve Ayışığı' diye yansıyan darbe projeleri. ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras konuyu Meclis'e taşımak için girişimde bulundu. Araştırma komisyonu kurulması için gerekli imzaları tamamladı, önümüzdeki hafta Meclis Başkanlığı'na sunacak. Siyasetteki bu gelişme ile operasyon eşzamanlı gerçekleşti.

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'in günlüklerinde Şener Eruygur'un Jandarma Komutanı iken darbe için çalışmalar yaptığı, cunta faaliyetleri yürüttüğü bazı belgeler ışığında açık açık anlatılmıştı. Eruygur emekli olduktan sonra da sivil toplum örgütlerinde aktif görev üstlendi ve kimi eylem planlarının içinde yer aldı. Bu darbe iddiaları da Ergenekon soruşturmasına dahil edildi.

Ergenekon soruşturması derinleşirken yargı süreci bütün ciddiyetiyle işliyor. İddianamenin daha fazla gecikeceğini sanmıyorum, kanaatim bugün yarın mahkemeye teslim edileceği yönünde. Şüphesiz bir kişinin gözaltına alınması suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Yargı sürecinin sonunda ancak bir hükme varmak mümkün. Buna karşılık iddiaların da ciddi boyutta olduğuna kuşku yok. Eruygur'un baş rol oynadığı darbe senaryoları birkaç kanaldan doğrulandı.

Türkiye, demokrasiye kasteden, anayasal düzeni değiştirmek için teşekkül oluşturan, çete kuran, cunta faaliyeti yürüten darbe projeleriyle ilk kez hesaplaşma zemini yakaladı. Demokrasinin evrensel standartlara ulaşması için iyi bir imkan bu. Cesaretle, yan yollara sapmadan sonuna kadar üzerine gidilmesi ülkenin geleceği açısından hayati önemde. Eğer birileri darbe için ciddi eylem planları yaptı ise bunun hesabını vermeli. Bütün olağan demokrasilerde darbe en büyük suçtur. Her yerde bu suça tevessül eden cezasını görür. Şimdi Türkiye darbecilerle yüzleşiyor ve hesaplaşıyor. Bu süreci başarıyla tamamlayabilir mi? Hep birlikte göreceğiz.

Zaman gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim