1. HABERLER

  2. HABER

  3. Darbecilerden Hesap Sorulacak!
Darbecilerden Hesap Sorulacak!

Darbecilerden Hesap Sorulacak!

Balyoz Davasının müdahillerinden Akit yazarı Abdurrahman Dilipak sormak istediği önemli sorular olduğunu belirtirken, Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ise, Türkiye’nin darbeyle hesaplaşacağını ifade etti.

A+A-

Balyoz davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin darbeciler tarafından fişlenen, üretilen sahte delillerle ev, işyeri ve dernekleri basılan, isimleri darbe sonrası tutuklanacak ve hatta operasyon yapılacaklar listesinde bulunan kişi ve derneklerin müdahillik taleplerini kabul etmesi, 'Millet darbeden hesap soracak' şeklinde yorumlandı.

Davanın müdahillerinden Akit yazarı Abdurrahman Dilipak sormak istediği önemli sorular olduğunu belirtirken, Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ise, Türkiye'nin darbeyle hesaplaşacağını ifade etti.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi önceki gece tarihi kararlar verdi. 163 sanığın tutuklanma talebini kabul eden mahkeme, olası darbe mağdurlarının müdahillik başvurularını da kabul etti. Özel Yetkili Mahkemenin darbeciler tarafından fişlenen, üretilen sahte delillerle ev, işyeri ve dernekleri basılan, isimleri darbe sonrası tutuklanacak ve hatta operasyon yapılacaklar listesinde bulunan kişi ve derneklerin müdahillik taleplerini kabul etmesi, 'Millet darbeden hesap soracak' şeklinde yorumlandı. Davanın müdahillerinden Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, sormak istediği önemli sorular olduğunu belirtirken, Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ise, Türkiye'nin darbeyle hesaplaşacağını ifade etti.

"DARBEYLE HESAPLAŞILACAK"

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya müdahillik taleplerinin mahkeme tarafından kabul edilmesini darbecilik suçu ile en geniş manada hesaplaşma anlamında ileri bir adım olarak değerlendirdi. Balyoz darbe davası iddianamesinin hukuk dışı yönelim ve zorbalığın belgeleriyle dolu olduğuna dikkat çeken Kaya, "Resmi ideolojik dayatmalara karşı tutumları bilinen pek çok kişi ve kuruluşun isimleri çeşitli biçimlerde listeler şeklinde dosyalarda yer almaktadır. Gözaltına alınacaklar, kapatılacaklar, imha edilecekler ve benzeri tanımlamalar altında pek çok kişi ve kuruluşun darbe teşebbüsü içinde olmakla suçlanan sanıklarca fişlendikleri görülmektedir. Bu noktada darbe teşebbüsünün başarılı olması durumunda ismi geçen kişi ve kuruluşların maruz kalacakları şeylerin neler olabileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Kendilerine ülke savunması görevi verilen ve bunun için halktan alınan vergilerden maaşlarını alan kamu görevlilerinin halkın seçtiği iktidarı devirmeye teşebbüs etmesi yanında, toplumun belli kesimlerini fişleme işine girişmiş olmaları başlı başına hesabı verilmesi gereken bir suçtur. Müdahillik talebimizin kabul edilmesiyle bu suçun hesabını faillerinden sorma imkanı elde etmiş oluyoruz" dedi.

"HER GÜN BİR DAVA AÇIYORLARDI"

İsmi tutuklanacak ve operasyon yapılacaklar listesinde bulunan yazarımız Abdurrahman Dilipak, yargı sürecinin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağını belirtti. Önceki gün tutuklama kararı çıkan emekli generallerin birçoğunun kendisine defalarca dava açtığını ifade eden Dilipak, "Ben Çetin Doğan'la bu konuda şahsi davası olan bir kişiyim.. 2003 de biz Cuma dergisinde bu darbe planını deşifre ettik ve ben "Paşalar söz dinlemezse" diye, onları darbe yapmaktan vazgeçmeye çağıran bir yazı yazdım.. O sözü dinlemediler hem kendi, hem de Türkiye'nin başına bu işleri açtılar.. Darbecilerle hesaplaşmam çok eskilere dayanır, 312 General davasını biliyorsunuz, Vakit gazetesi aleyhine açılan dava.  Çevik Bir 28 Şubat'ta her hafta yeni bir dava için suç duyurusunda bulunuyordu. Koman mahkemeye verdi, JİTEM'le ilgili yazdıklarımızdan dolayı. Erkaya davasında evim haczedildi. Suikast ihbarı sonucu yurtdışında kaldım bir süre. Daha sonra can güvenliğinden hakkımda yakın koruma başlatıldı.. Balyoz davasında da, halkı darbeye karşı direnişe çağırmamdan kuşkulanılarak ilk tutuklanacak 356 gazeteci arasına dahil edilmişim. O da yetmemiş operasyon düzenlenecek 19 gazeteci arasında da adım var. O 19 kişinden biri Dink'di ve ona operasyon yapıldı.. Maksat caydırma, yıldırma, bastırma, korkutma, eski adı ile tenkil, tedip.. Ortalığı karıştıracaklar, kızım sana söylüyorum, gelinim sen dinle kabilinden işler yapacaklar" şeklinde konuştu.

Dilipak, FATİH CAMİİ SENARYOSU VE OPERASYONCU ALBAYI MERAK EDİYOR

Yargılama sırasında sanıklara sormak istediği soruların başında camilerin bombalanması planı olduğunu belirten Dilipak, kendisine operasyon yapacak yüzbaşı, astsubay ve görevlendirmeyi yapan albaya önemli soruları olduğunu, bu konuda kendisine ulaşan yeni bilgilerin de olduğunu söyledi. "Bana operasyon yapacak yüzbaşı, astsubay ve görevlendirmeyi yapan albayın adı dosyada var. Bu iddia ile sanık sandalyesinde oturuyorlar.. Bu plandan haberdar mı idiler, beni tanıyorlar mı idi? Özellikle Fatih Camii senaryosunda yer alacak kişilere soracak sorularım var elbette, ama önce kendi savunmalarını dinlemek gerekiyor.. Bana benimle ilgili daha birçok bilgi ulaştı.. Mahkemeye de önümüzdeki günlerde yeni bilgi, belge ve tanıklar bilgi verebilirler.. Daha işin başındayız. Avukat arkadaşlarla da konuyu bir değerlendirmem gerek.. Önce dinlemem ve biraz daha dosyaya hakim olmam gerek.." diyen Abdurrahman Dilipak, yargılama sürecinin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına değindi.

Av. Cahit Özkan: OLUMLU BİR GELİŞME

Hukukçular Derneği Başkanı Av. Cahit Özkan Balyoz iddianamesinde yer alan ciddi iddialar karşısında müdahil olmaya karar verdiklerini belirtti. Taleplerinin kabul edilmesinin demokrasi açısından olumlu bir gelişme olduğunu kaydeden Özkan, geçmiş darbelerde de mağdur olduklarını, darbe sonrası yöneticilerinin defalarca gözaltına alındığını vurguladı. Avukat Özkan, "İşlenmesi muhtemel olan bu suçun mağdurları var ortada. Darbe öncesi zemin hazırlama planları kapsamında baskınlar, sahte suçlamalar, fişlemeler gibi birçok eylem hayata geçirilmiş veya geçirilmesi planlanmış, bu olgudan yola çıkarak müdahillik talebimizin kabul edilmesini çok normal karşılıyorum. Darbelerden hesap sorulması açısından olumlu bir gelişmedir bu. İddianameye baktığımızda çok ciddi iddialar var, mahkemede bu kapsamda sorular soracağız" dedi.

Hamza Türkmen: HESAP SORACAĞIZ

"Balyoz iddianamesine konu olan ve basına yansıyan dokümanlar içinde hedef gösterilen isimlerden birisiyim. Yine hedef gösterilen aylık düşünce ve siyaset dergisi Haksöz'ün sahibi ve Özgür-Der'in üyesi ve eski yöneticisiyim. Söz konusu dokümanlarda, özel ve tüzel kişiliğimiz, Batılı paradigmaya dayanan ilerlemeci ve ulasalcı bir anlayışla irticacı ve bölücü olarak mesnetsizce hedef gösterilmiştir. Açılan bu dava, eksik de olsa "kamu nizamını değiştirme teşebbüsü" iddiasıyla ilgilidir. 28 Şubat 1997 hukuksuzluğunun arkasındaki Batı Çalışma Gurubu, Balyoz planının içinde yeniden canlandırılmaya çalışılmış görünmektedir. Sanıklar, Balyoz'un bir darbe planı değil bir harp ve iç mevzuat planı veya oyunu olduğunu söylüyorlar. Eğer bu plan savaş ve asayiş konusuyla ilgili bir oyunsa, nasıl oluyor da bu planda gözaltına alınacak mülki amirlerin, belediye başkanlarının, yazarların ve kapatılacak Mazlum-Der, Özgür-Der ve İHD gibi insan hakları kuruluşlarının isimleri hedef olarak gösteriliyor? Daha da vahimi, yine yayınlanan dokümanlara göre, nasıl oluyor da bu oyunun içinde bir veya iki caminin bombalanması da tartışılabiliyor?..  Halkının çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'de ancak camileri düşman kuvvetler bombalar; dost kuvvetler ise savunur. Bu iddialar doğruysa bir suç işlenmiştir, bu bağlamda şahsi ve tüzel kişiliğimiz düşman veya suçlu konsepti içinde karalanmıştır. Dolayısıyla bu konularla ilgili sorumlu sanıklardan şikayetçi ve davacı olduk ve şikayetimiz de kabul edilmiş oldu. Tabii ki hesap soracağız."

MURAT ALAN / YENİ AKİT

HABERE YORUM KAT