1. YAZARLAR

  2. Joost Lagendijk

  3. Darbe tezgâhlayanları yargılamak
Joost Lagendijk

Joost Lagendijk

Yazarın Tüm Yazıları >

Darbe tezgâhlayanları yargılamak

A+A-

Albay Çiçek'e ve onun iktidar partisinin gücünü kırmayı hedefleyen bir planın orijinal belgesi üzerindeki imzasına dair olanca yaygaranın ortasında bir husus neredeyse unutuluyor:

Albay Çiçek’e ve onun iktidar partisinin gücünü kırmayı hedefleyen bir planın orijinal belgesi üzerindeki imzasına dair olanca yaygaranın ortasında bir husus neredeyse unutuluyor: Albay Çiçek’in nerede ve nasıl yargılanacağına kısa süre içinde karar verecek olan merci Anayasa Mahkemesi. Haziran sonunda Türkiye meclisi ordu mensuplarının sivil mahkemelerde yargılanmasına imkân veren bir yasayı kabul etti. Ana muhalefet partisi ise yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürdü. Eğer Mahkeme CHP’nin itirazlarını haklı bulursa, yeni yasa geçerlilik kazanmayacak ve Albay Çiçek’i sivil mahkemeye çıkarmak yine imkânsız olacak.

Çiçek’in bir kez daha manşetleri süslediği gün, İstanbul Politikalar Merkezi ve Avrupa Güvenlik Çalışmaları Merkezi, askeri ve sivil mahkemelerin değişen rolüne dair bir seminer düzenledi. Taksim’deki bir otelin toplantı salonunda Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nden Doç. Dr. Vahap Coşkun ve AB üyesi ülkelerden iki askeri yargıç, askeri mahkemelerin Türkiye ve AB’de nasıl işlediğini izah etmeye çalıştı. Coşkun, bugüne kadar Türkiye’de askeri ve sivil mahkemelerin nasıl iki paralel sistem oluşturduğunu açık seçik ortaya koydu. Askeri yargı sisteminin ordunun rolünü güçlendirmek için geliştirildiği ortadaydı;

bu amaçla sözgelimi hiçbir profesyonel hukuk eğitimi olmayan subayların önemli roller üstlenmesine imkân tanınıyordu. İspanya’daki durum ise tümüyle farklı. Askeri mahkemeler sınırlı bir role sahip, fakat eğitimli yargıçlar tarafından yürütülüyorlar ve sivil mahkemelerde kullanılan yasaların aynısını tatbik ediyorlar. Hollanda ayrı askeri mahkemelerin kaldırıldığı ve askeri bir mahkemenin sivil bir bölge mahkemesinin parçası olduğu bir sistem geliştirmiş durumda. Askeri mahkemedeki üç yargıçtan ikisi sivil.

Panelistlere yöneltilen ilginç sorulardan biri, Albay Çiçek’le aynı türde bir komploya karışan İspanyol ve Hollandalı ordu mensuplarına ne olacağı yönündeydi. İspanyol askeri yargıç Albay Benito hiç tereddüt etmedi. Seçilmiş bir hükümet aleyhinde komplo kurmak ağır bir suçtu ve bunun askeri bir tarafı da yoktu.

İspanya’da darbe tezgâhlayanlar, ister asker ister sivil olsun, sivil mahkemede yargılanırdı.

Hollandalı askeri yargıç Albay Klappe ise birçok dinleyiciyi şaşırtarak, Hollanda’da bir subayın ancak, bir suçu bir veya birden fazla siville birlikte işlediğinde sivil mahkemede yargılanabileceğini anlattı. Bu, Albay Çiçek’in kendi başına veya ordudaki mesaidaşlarıyla hareket eden Hollandalı muadilinin, sivil bir mahkemede yargılanmayacağı anlamına geliyordu. Tıpkı, Anayasa Mahkemesi’nin meclisten çıkan yasayı iptal etmesi ve statükonun sürmesi halinde olacağı gibi. Elbette Hollanda’daki sistem Türkiye’dekinden tamamen farklı, zira askeri ‘mahkeme’deki yargıçların çoğunluğu sivil. Yine de, iki AB üyesi ülkenin yargı sistemleri arasında böylesine büyük farklılıklar olabildiğini görmek çarpıcı.

Söz konusu örnek, daha önce bu köşede dile getirdiğim bir noktanın altını çizer nitelikte.

Birçok alanda, bilhassa da yargı ile ilgili alanlarda, bütün Avrupa’ya uygulanan ve Türkiye’nin AB üyesi olabilmek için kopya etmek zorunda olduğu hiçbir AB modeli yok. İspanya ve Hollanda darbe tezgâhlayanlara farklı şekilde muamele ediyor, eminim ki diğer suçlulara da öyle. Fakat bu Türkiye’nin, statükoyu sürdürmek de dahil, istediği her şeyi yapabileceği anlamına mı geliyor? Hayır, gelmiyor.

Uzun ve karmaşık bir reform süreci sırasında Türkiye yeni bir askeri ve sivil mahkeme sistemi oluşturmak zorunda kalacak. AB üyesi ülkelerdeki mevcut sistemlerin hangisinden hangi unsurları kullanmak istediğine Türkiye’nin kendisi karar verecek. Sonuç, yasaları ihlal eden askerleri ve sivilleri profesyonel ve şeffaf bir şekilde yargılayabilen bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemi olmalı. Umalım ki Anayasa Mahkemesi bu noktaya bir an önce ulaşmak konusunda yapıcı bir rol oynamaya istekli olsun.

RADİKAL

YAZIYA YORUM KAT