1. HABERLER

  2. HABER

  3. Darbe İstemeyen Generaller Tutuklanacaktı
Darbe İstemeyen Generaller Tutuklanacaktı

Darbe İstemeyen Generaller Tutuklanacaktı

Balyoz davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararında 27 Mayıs 1960 darbesine atıfta bulundu.

A+A-

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, ‘Balyoz darbe planı’ davasıyla ilgili açıkladığı gerekçeli kararında 27 Mayıs 1960 darbesine de atıfta bulundu. Dönemin Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun’un, gece yarısı kapısı kırılarak tutuklandığını hatırlatan mahkeme, “Cunta yapılanmalarının, kendilerine taraftar olmayan üst düzey komutanları rahatlıkla tevkif edebilmeleri mümkündür.” değerlendirmesini yaptı.

Mahkeme, dönemin Genelkurmay Başkanı Mustafa Rüştü Erdelhun’un gece yarısı evinin kapısı kırılarak tutuklanmasını örnek gösterdi.  Sanık avukatları, Oraj ve Suga eylem planlarında yer alan, ‘Hassas personelin kontrol altına alınması, özellikle Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanlarının tevkifi’ ile ilgili iddialara itiraz etmişti. Avukatlar, kuvvet komutanlarının korunma şekilleri dikkate alındığında söz konusu iddiaların akla mantığa uygun olmadığını öne sürmüştü.

Balyoz davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararında sanık avukatlarının iddialarını 27 Mayıs darbesinde tutuklanan Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun örneği ile çürüttü.  Belgede konuyla ilgili şu ifadeler yer aldı:

“Suga ve Oraj kapsamında hassas personelin denetim altına alınması konusunda ayrıntılı çalışmalar yapıldığı, bununla ilgili faaliyetlerin kayıt altına alındığı, darbe harekâtına ilişkin çalışmalara taraftar olmayan, buna karşı çıkacak olan amiral ve general rütbesindeki kişilerin takip edildiği anlaşılmaktadır. Şu hususu belirtmek gerekir ki, organize olmuş bir güç karşısında böyle bir harekâtı beklemeyen kişilerin başarılı olması çok zordur. Burada sayısal üstünlük değil, organizenin planlamadaki başarısı önemlidir. Darbe harekâtına taraftar olmayan silahlı kuvvetler mensuplarının sayısı, cunta yapılanması içerisinde yer alanların sayısından büyük oranda fazla olsa da, beklenmeyen bir anda cunta yapılanmasının harekete geçip komuta merkezini ele geçirmesi ile kuracağı üstünlük sonucu etkisiz kalabilirler.

Yargılamamıza konu cunta yapılanması bu konuda çok ayrıntılı planlamalar yapmış, hassas yerleri ele geçirme konusuna ağırlık vermiştir. Hassas personel olarak nitelendirilen ve darbe harekâtına taraftar olmayan general ve amiraller iyi de korunsalar gizlice yapılacak çalışma ve ani harekete geçme ile koruma personelleri devre dışı bırakılabilir. Bunun önlenmesinin yolu, darbe harekâtında cunta yapılanmasının sokağa çıkması öncesinde haberdar olunarak karşı önlemlerin alınmasıdır. Yargılamamıza konu suçun eksik teşebbüs aşamasında kalmasının ve tamamlanamamasının sebeplerinden birisi de darbe harekâtının öğrenilmesi ve karşı tedbirlerin alınmasıdır. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinde cunta yapılanması tarafından Genelkurmay Başkanı’nın (Rüştü Erdelhun), evinden birkaç subay ve asker tarafından darp ve hakaretlerle gözaltına alınmasına dair açık kaynaklardaki bilgiler dikkate alındığında, cunta yapılanmalarının sokak hareketlerine başladıklarında kendilerine taraftar olmayan üst düzey komutanları rahatlıkla tevkif edebilmeleri mümkündür.” ZAMAN

 

HABERE YORUM KAT