Danıştay’da bu ne hız?

24.07.2010 03:12

Ali İhsan Karahasanoğlu

Kim demiş “yargı yavaş işliyor” diye..

 “10 sene, 15 sene süren davalar var” diyenler de kimmiş?..
İnanmayın siz, “Yargıda yığılma var. Dosyalar milyonlarla ifade ediliyor” yakarmalarına.
İdeolojik yandaşlık olunca, yargı hızlı işler. Kimse yetişemez yargının hızına o zaman..
Yeter ki, davacı yandaş olsun!
Davacı yandaş ise; senelerle falan değil, aylarla falan değil.. Günlerle; hatta saatlerle ifade edilir, karar verme hızı..
Somut örnek mi?
Danıştay 5. Dairesi’nin verdiği karar..
Ne kararı verdi; EminÇölaşan’ın eşi Tansel ablanın uzun yıllar çalıştığı ve kendisinden sonra da tam kafasına denk üyelere devrettiği 5. Daire?
“Kamu hastanelerinde çalışan doktorların özel muayenehane açamayacakları”na dair SağlıkBakanı açıklaması ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı!..
Basın açıklamasının tarihi: 17 Temmuz 2010.
Tabipler Birliği’nin dava açma tarihi: 20.7.2010..
Danıştay 5.Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararı verdiği tarih ise 21.7.2010..
Hızı gördünüz mü? Bir günde karar..
Dava açılış saatini ve karar verilme saatlerini sorgulama ve öğrenme imkanı olsa.. Belki 24 saatin de altına inmiştir, karar verme hızı..
Saatleri sorgulayamadığımız için, “bir günde” diyoruz..
24 saatin altına da inmiş olabilir, kararın hızı!
Oysa sorsak; Danıştay’da davası olan vatandaşlara: “Kaç yıldır bekliyorsunuz?”
Kimisi “2 sene önce yollamıştık dosyayı.. Bir haber yok” diyecektir.. Kimisi de, “3 seneyi buldu. Bir karar vermiştiler.İtiraz ettik. Daha da ses seda yok.Bekliyoruz” diyecektir.
Vatandaş bekleyedursun.
Hem devlette çalışıp, hem de özel iş yeri sahibi doktorlar, bir günde kararlarını ceplerine koyup, muayenehanelerine döndüler..
Hani çok açık, çok net, tartışmasız bir konu olur..
“Canım bu kadar açık bir ihtilafı çözmek için aylarca beklemeye ne gerek var?” dersiniz.
Ama 5. Daire’deki 5 üyeden biri de, zaten karara muhalif kalmış!
“Hayır, yürütmeyi durdurma kararı veremeyiz” demiş.
Demek ki, dava konusu, o kadar açık bir hukuka aykırılık içermiyor.
Bırakın net hukuka aykırılığı; işin özeline girip, kararın tartışmasına başlasak.. Çözmemiz hiç mümkün olmayacak kadar girift bir hususla karşı karşıyayız.
Ama 5. Daire için hiç sorun değil.
Zira onun başında, Salih bey gibi, Danıştay’da bir hakimin öldürülmesi olayındaki derin ilişkilerin sorgulanmasından rahatsız olan, Yargıtay kararındaki “Ergenekon bağlantısı araştırılmalı” istemine gözlerini kapatan bir başkan var..
Bir yargı mensubu değil de, sanki muhalefet partisinden bir siyasetçi gibi Başbakan’ı eleştirmeye kalkışıp, “Yargı mensupları yerine ulemayı koyanlar, onlara danışarak hareket edenler, bulundukları makamın ağırlığını, sorumluluğunu duymaktan uzak olanlar bugün yeniden düşünmelidirler” gibisinden cümleler kurabilen bir başkan var orada..
Tansel ablanın, Danıştay cinayetinden hemen sonra yaptığı açıklamalar malum. Salih bey de, 5. Daire’nin eski Başkanı Tansel ablayı aratmıyordu, yeni başkan olarak....
Hem ideolojik açıklamalarında. Hem de dairenin verdiği kararlarda..
Son karar da, bunlardan birisi işte..
Resmi Gazete’de yayınlanmamış bir Anayasa Mahkemesi kararını dayanak alıyor..
Evet, yanlış okumuyorsunuz.. Henüz Anayasa Mahkemesi’nin kararının kendisi ortada yok. Ama Danıştay 5.Dairesi, oturmuş kendi kararına, Anayasa Mahkemesi’nin olmayan kararından (illegal kararından diyorum.Çünkü anayasa gereği, iptal kararları, gerekçesi yazılmadan açıklanamaz) alıntılar yapıyor!
Resmi Gazete’de yayınlanmamış Anayasa Mahkemesi kararı, varlık kazanır mı?
Anayasa’ya göre söylerseniz; kazanmaz.
Bırakın Resmi Gazete’de yayınlanmayı, şöyle başlığı ile, davacısı ile, davalısı ile, raportörün görüşü ile, davanın özeti, davanın kısa gerekçesi ile ve hüküm fıkrası ile elimizde bir karar var mı?
Yok.
Sadece, Anayasa Mahkemesi’nin internet sitesine konulmuş, resmi hiçbir bağlayıcılığı olmayan bir taslak açıklama var. O taslağı almış, kesin bir kararmış gibi, kendi yürütmeyi durdurma kararına gerekçe yapıyor,Danıştay 5. Dairesi..
İşte bu nokta; yargının iflas ettiği noktadır..
Daha ellerinde bir mahkeme kararı yok.
Olmayan mahkeme kararını gerekçe yapıp, bir başka karar alıyorlar!
Neyse ki, Ankara’da bunlar olurken, İstanbul’da 102 Balyozcu için yakalama kararı çıktı..
Durun daha.. Göreceksiniz, daha kimler için yakalamalar çıkacak..
Hükümete kumpas kuran, daha ortalıkta o kadar çok kişi var ki!
Ne mi demek istedim?
Hiiç.. Öylesine bir şey işte.. Kendisini “dokunulamaz” zannedenlere bir mesaj işte!

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim