1. YAZARLAR

  2. Şamil Tayyar

  3. Cumhuriyet’te para-meta oyunu
Şamil Tayyar

Şamil Tayyar

Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhuriyet’te para-meta oyunu

A+A-

Cumhuriyet Yazarı Mustafa Sönmez, dünkü köşesinde “Türkiye’de iki şey net olarak bilinmez” deyip askeri ve medya harcamalarının şeffaf olmadığını yazdı: “Sisler altında kalan sadece TSK bütçesi değildir yandaş medya kuvvetlerinin bütçesi de sır doludur.”

İçinde tek Cumhuriyet eksik...

Madem şeffaf olacağız, çuvaldızı kendimize batırmadan başkalarını iğnelememek gerektiğini bilmeliyiz. Önce kendi hesabınızı verin, sonra başkasına söyleyecek lafınız olsun. Eğer eliniz varmıyorsa, sizlere yardımcı olmak da görevimiz.

Başlayalım...

Ergenekon sanığı İlhan Selçuk’un hesabına 2004-2005 döneminde bir başka Ergenekon sanığı Gürbüz Çapan tarafından 300 bin ABD Doları, Hıdır Oktay tarafından 500 bin ABD Doları aktarıldı. Bu paralar, Cumhuriyet Vakfı’nın Yeni Gün Holding A.Ş’nin sermaye artırımına iştiraki için kullanıldı.

Yeni Gün Holding A.Ş’nin banka hesaplarına 2000-2001 döneminde Cumhuriyet Vakfı 152 bin 600 lira, Aydın Doğan 50 bin ABD Doları, Günay Çapan 2 milyon ABD Doları sermaye apel ödemesi gerçekleştirdi.

Cumhuriyet Vakfı’nın Yeni Gün Holding A.Ş’nin sermaye artırımına iştiraki için 2004 ve sonrası dönemde gerçekleştirdiği 55 bin 320 lira ve 160 bin liralık apel ödemelerinin kaynağı İnan Kıraç’ın daha önce vakfa yatırdığı 500 bin lira.

Cumhuriyet Vakfı’nın 27 Aralık 2006 tarihinde holdinge yaptığı 200 bin liralık sermaye apel ödemesi fiktif olarak gerçekleştirildi, gerçek bir ödeme yapılmadı.

Reklam veren bir şirket olmadığı halde Ergenekon sanığı Mustafa Özbek’in başkanlığını yürüttüğü Metal İş Sendikası Cumhuriyet’e 1 milyon 381 bin 23 lira aktardı.

Mustafa Sarıgül’ün belediye başkanlığını yaptığı Şişli Belediyesi, 89 bin 355 lira gönderdi. CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi 713 bin 968 lira, Çankaya Belediyesi 260 bin 735 lira aktardı.

Bedrettin Dalan’ın yönettiği İSTEK Vakfı ve Yeditepe Üniversitesi’nin Cumhuriyet’e transfer ettiği para miktarı 112 bin 522 lira. Ergenekon sanıklarına verdikleri destekler nedeniyle Genç Sivillerin “Darbeci Baro” diye adlandırdığı İstanbul Barosu 145 bin 449 lira, Barolar Birliği 61 bin lira gönderdi. TOBB da 359 bin liralık para transferiyle listede yer alıyor.

Cumhuriyet’e doğrudan yapılan 15.8 trilyon liralık ödemeler içinde aslan payı ise Koç Holding’e ait. Koç Holding A.Ş, Beko Ticaret, Zer Merkezi Hizmetler üzerinden aktarılan tutar, 8 milyon 912 bin lira.

Cumhuriyet yazarının eleştirdiği Doğan Grubu da kendilerine ciddi kaynak ayıran kuruluşlardan birisi... Mesela; Doğan Holding, 152 bin 443 lira, Petrol Ofisi 77 bin 999 lira aktardı.

Bu arada Yeni Gün Haber Ajansı A.Ş’nin Yapı

Kredi Bankası nezdindeki hesaplarına kara para mevzuatı uyarınca kimlik tespiti yapılmaksızın 5 milyon 501 bin 326 lira yatırıldığını eklemeliyim.

Muhtemeldir; bu kuruluşlar veya şahıslar, para transferlerini reklam, ilan, yayın faaliyeti veya ortaklık teşebbüsü adı altında farklı gerekçelendirecektir, belki doğrudur, Cumhuriyet aşkını izaha yetmez ama yine de itirazım yok. Ancak, Cumhuriyet yazarının elinde hiçbir somut bilgi ve belge olmadan, karşıt gazete ve TV kanallarını yaftalamaya çalıştığı bir ortamda önce kendi gazetesine dönüp bakmasında yarar olacağını hatırlatmak isterim.

 

Altın üçgen

Hisse meselesine girersek herhalde işin içinden hiç çıkamayız. Cumhuriyet’teki altın üçgeni daha önce yazdığım için kısaca hatırlatayım.

31 Aralık 2007 tarihi itibariyle Cumhuriyet’in pay tutarı 6 milyon 600 bin lira olarak tanımlanırken 110 paya bölündü. Bunun yüzde 38.64’ü Cumhuriyet Vakfı, yüzde 6.82’si İnan Kıraç, yüzde 13.96’sı Hıdır Oktay, yüzde 8.18’i Gürbüz Çapan, yüzde 9.09’u Medya Yatırım, yüzde 18.18’i Park Yatırım Holding (Turgay Ciner), yüzde 0.88’i Yeni Gün Haber Ajansı, yüzde 0.91’i Ahmet Oruçoğlu, yüzde 3.35’i diğer ortaklara ait.

Dağılımda dikkat çeken taraf, payların ‘A’, ‘B’ ve ‘C’ olarak farklı tasniflenmesi, yönetim hakkı ile sermaye ortaklığı arasındaki doğru orantının tersine çevrilmesidir. ‘A’ grubu hisse sadece Cumhuriyet Vakfı’na aittir. O da yüzde 10 civarındadır. Bu farklılaştırma sayesinde İlhan Selçuk ve arkadaşları yönetimdeki yerini koruyabiliyordu.

Diğer para transferleriyle birlikte Ergenekon iddianamesine de yansıyan, İlhan Selçuk’un komutanlara anlattığı ‘Altın Üçgen’ formülü bu...

Acaba, Cumhuriyet yazarı, bu formülü biraz daha açabilir mi? Cumhuriyet’i kimler fonluyor, neden ayakta tutmaya çalışıyor, anlayalım...

STAR

YAZIYA YORUM KAT