Cumhuriyetin temel niteliklerinden balyoz!

22.01.2010 00:17

D. Mehmet Doğan

Kendini unutturmuş muydu? Hani şu Balyoz darbe planının altında imzası bulunan “e-general”i kastediyoruz; ismi lâzım değil. İki sebeple soyadımı değiştirmek istedim. Bir: Bu ismi lâzım değil şahsiyet yüzünden. Bir zamanlar Yemen Türküsüne takmıştı!

Yemen Türküsü ki, bizim hüzün milli marşımızdır.
Dünya kavrayışımızın dip müziğidir.
İki: Şimdilerde tekaüde sevkedilen bir basın patronundan ötürü…
Aynı soyadına sahip olduğum her iki şahsiyetle de bir karabetim olmadığını söylemekten gına geldi, dilimde biten tüyler fırçaya döndü!
Malum kullandığımız soyadlarının soyumuzla, nesebimizle hiç bir alâkası, ilgisi ve münasebeti yok. Türkiye’nin muhtelif il ve ilçelerinde dedelerimiz 1930’larda nüfus memurunun huzuruna çıkarıldılar ve kendilerine uygun görülen soyadlarını aldılar.
Soyadı alınacaaak! Al!!!
Dedelerimizin Cumhuriyetin kahredici gücüne karşı hiç bir itiraza mecalleri yoktu.
Kanla kurulmuş Cumhuriyetin balyozu hemen enselerde patlardı!
Elbette marşın tamamını bilenler var:
“Kanla irfanla kurduk biz bu cumhuriyeti”
“Kan”ı herkes biliyor, fakat bugün “irfan” bazılarının özel ismi olmaktan başka anlam taşımıyor.
Cumhuriyetimiz bu marşın yazılmasından sonra böyle kelimeleri sözlüğümüzden attı.
Artık ne “maarif” var, ne “ârif” ve ne de “irfan”!
Ama kan duruyor!
Kan hep oldu… Cumhuriyetimiz her ne sebeple olursa olsun kanla beslendi. 20. Yüzyılda darbe yapıp başbakanını idam ettiren tek ülke Türkiye!
Ezmek, bitirmek, darbetmek, darbelemek, şiddet, tedib, tenkil…
Bunlar cumhuriyetin temel nitelikleri olarak görüldü.
Cumhuriyetin balyozu, çekici, muştası, topuzu, şeşperi… halkın ensesinden hiç eksik olmadı.
Düşman içerdeydi “tek yol sıkıyönetim”di. O ne öyle, demokrasi filan; böyle başıboşluk cumhuriyetle bağdaşmaz, cumhuriyet sıkıyönetim rejimidir!
Zaten ismi lâzım değil kişilik, Balyoz Güvenlik Harekat Planında “sıkıyönetim kumandanı” olarak yer alıyormuş!
Balyozu elinden alındıktan sonra, zavallı Necdet tarafından Ahmed Yesevi Üniversitesi’nin mütevelli heyet başkanı yapıldı! Ahmed Yesevi ve ismi lâzım değilin birlikte anılması, yakın tarihin görülmemiş acayipliklerinden, rezilliklerinden biri. Yesevi gönüllerin mimarı, tevazu abidesi; Anadolu’nun aydınlatılması için alperenleri gönderen maneviyat kumandanı.
Mütekait maddiyat kumandanı yüzyıllar sonra Türkistan’da bir üniversitenin başına getirildi.
İlk emri lüks bir makam aracı aldırmak oldu! İkinci emri kız talebeleri caydırmaktı!
Yine de Balyoz planındaki inceliği ihmal etmeyelim: Bomba patlayacak ve ölenler olacak ama, cumanın farzını kıldıktan sonra

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim