1. HABERLER

  2. HABER

  3. GÜNDEM

  4. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sünnet ve Siret Olmadan, İslam’ın Yaşanması Mümkün Değildir
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sünnet ve Siret Olmadan, İslam’ın Yaşanması Mümkün Değildir

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sünnet ve Siret Olmadan, İslam’ın Yaşanması Mümkün Değildir

​​​​​​​Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Siyer, hayatımızın farklı alanları için tekrar tekrar okuyup üzerinde düşünmemiz, ibret almamız gereken bir metindir.”

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meridyen Derneği’nin bu yıl yedincisi düzenlediği Hadis ve Siret Araştırmaları Ödül Töreni’ne katıldı. Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Törenin hayırlı olmasını dileyen ve programın düzenlenmesinde emeği olanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, siret ve hadis alanındaki çalışmalarıyla ödül almaya hak kazananları tebrik etti.

Derneğin eksikliği hissedilen birçok alanda kalıcı, başarılı ve nitelikli projelere imza attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, derneğin daha önce düzenlediği uluslararası münazara turnuvasına da katıldığını hatırlatarak, “Her zaman ifade ettiğim gibi, ehli hünerin kadrini, kıymetini bilmek de hünerdir. Bilhassa siret ve hadis alanında disiplinli ve titiz bir çalışmanın hasılası olarak ortaya çıkan eserlerin kıymetini takdir etmenin elzem olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

“HAZRETİ PEYGAMBER’İN HAYATI, KUR’AN-I KERİM’İN BİR NEVİ TEFSİRİDİR”

Meridyen Derneği tarafından gerçekleştirilen “sonpeygamber.info” internet projesi ile Hadis ve Siret Araştırmaları Ödülleri’nin bu alanda ciddi bir boşluğu doldurduğuna da inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine dernek tarafından hazırlanan ve beş ayrı dilde kullanıma sunulan “Hadis Veri Tabanı İnternet Projesi”nin hayırlı olmasını dileyerek, projede emeği olanlara teşekkür etti.

Hz. Peygamberin sadece Kur’an-ı Kerim’in vahyine aracılık etmediğini, aynı zamanda onu bilfiil yaşayıp hayatına tatbik ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazreti Peygamberin hayatının Kur’an-ı Kerim’in bir nevi tefsiri olduğunu dile getirdi ve sünnet ve siret olmadan İslam’ın yaşanmasının mümkün olmadığını söyledi.

“MÜSLÜMANLARIN SÜNNETLE BAĞI NE KADAR GÜÇLÜ İSE DİNLERİYLE BAĞLARI DA AYNI ŞEKİLDE SAĞLAMDIR”

Müslümanların sünnetle olan bağı ne kadar güçlü ise, dinleriyle olan bağlarının da aynı şekilde sağlam olacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Kim ve ne adına olursa olsun bu bağı yok sayan veya koparmaya çalışan her teşebbüs bizim nazarımızda gayri İslamidir. Peygamber Efendimizin sünnetini hedef almakla doğrudan Kur’an-ı Kerim’i hedef almak arasında fark yoktur. Sünneti seniyyeyi tarihsel bir okumayla sadece kısıtlı bir dönemin sınırlarına hapsetmek, Müslümanların hayatından Peygamber Efendimizi çıkarmayı amaçlayan kirli bir tezgâhtır; bunun altını çiziyorum. Bu tezgâh kimi zaman Batılı ülkelerde olduğu gibi fikir özgürlüğü adına Peygamber Efendimizi tahkir eden karikatür, şiir, resim ve kitaplarla yapılıyor, aynı oyun kimi zaman da ravisi zayıf veya uydurma hadislerin arkasına saklanılarak sahnelenmeye çalışılıyor. İslam tarihini incelediğinizde bu tür gayretlerin farklı dönemlerde farklı şekiller ve kisveler altında devreye konulduğuna şahit olursunuz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde Türkiye’de ve yurt dışında bu tür hadsizliklerin daha çok gündeme gelmesinin tesadüf olmadığına dikkat çekti ve “İslam dini umut olmayı, çağları aşan mesajıyla insanların tüm sıkıntılarına karşı deva olmayı sürdürdükçe belli çevrelerce hedef alınmaya devam edilecektir” değerlendirmesinde bulundu. Müslümanları içten çökertmeyi hedefleyen bu saldırılara karşı uyanık olmanın, gereken hazırlığı yapmanın herkesin ortak görevi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunun, siyer-i nebiyi sahih kaynaklardan okuyup iyi öğrenmekten, Peygamberimizi sevmekten ve onun ahlakıyla ahlaklanmanın yollarını aramaktan geçtiğini ifade etti.

“SİYER ÜZERİNDE DÜŞÜNMEMİZ VE İBRET ALMAMIZ GEREKEN BİR METİNDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öncelikle şu gerçeği kabul etmeliyiz. Siyer, bizim Kur’an-ı Kerim’i anlama kılavuzumuzdur. Siyer, bizim hayat rehberimiz, referans kaynağımızdır. Peygamberimizin hayatının her safhası, her aşaması, her dönemi bizim için örnektir. Bekârlığı, gençliği, evliliği, aile reisliği, yaşlılığı, dostluğu, savaşçılığı, idareciliği, tüccarlığı ile Hazreti Muhammed Aleyhissalatu Vesselam bizim rehberimizdir. Bu rehberden tam anlamıyla istifade etmek ise, ona mutat olarak başvurmaktan geçiyor. Dolayısıyla siyer hayatımızın farklı alanları için tekrar tekrar okuyup üzerinde düşünmemiz, ibret almamız gereken bir metindir. Hadis Veri Tabanı Projesi’ni ben bu açıdan da son derece kıymetli buluyorum. Teknolojinin imkânlarını sonuna kadar kullanan gençlerimizin bu çalışmadan daha çok istifade edeceğine inanıyorum.”

HABERE YORUM KAT

3 Yorum