1. YAZARLAR

  2. Mehmet Yılmaz

  3. CSIS raporu ne anlama geliyor?
Mehmet Yılmaz

Mehmet Yılmaz

Yazarın Tüm Yazıları >

CSIS raporu ne anlama geliyor?

A+A-

Yerel seçimlerin ertesi günü... Türkiye sandıktan çıkan sonuçları tartışıyor.Bu sırada...

ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Stratejik ve Uluslararası Etütler Merkezi (CSIS) kapsamlı bir Türkiye raporu yayınlıyor.

Çok sayıda uzmanın katkısıyla hazırlanan raporda Türk-Amerikan ilişkileri irdeleniyor.

Sadece irdelenmekle kalmıyor, Türkiye'deki siyasi ve toplumsal değişim üzerinde de 'özellikle' duruluyor.

Bu nokta önemli...

Çünkü...

Değişen toplumsal dinamikler Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve kültürel atmosferini etkiliyor.

Sadece Misak-ı Milli sınırlarının içini mi?

Değil elbette.

Bulunduğu coğrafyayı da derinden sarsıyor.

***

Bunu ölçmek için AK Parti'nin iktidara geldiği 2002'den bu yana Türkiye'nin izlediği politikalara şöyle bir göz atmak kâfi.

Başta ABD olmak üzere Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve Rusya ile kurduğu sıcak temaslar, komşularıyla 'barış' ortak paydasında geliştirdiği ilişkiler, düşman ülkelerin arasını bulmak için göstermiş olduğu çabalar onu hem bölgesel hem de küresel bir aktör haline getiriyor.

Öyle olduğu için de G-20 Zirvesi'ne çağrılıyor, ilk kez bir ABD Başkanı göreve başladıktan kısa bir süre sonra Ankara'yı ziyaret ediyor.

Şüphesiz Türkiye'nin bu kadar önemli hale gelmesi hem iç hem de dış dinamiklerin çeşitli siyasi hesaplar yapmasına sebep oluyor.

Anadolu coğrafyası üzerinde nüfuz mücadelesi verenler Türkiye'yi yanlarında görmek istiyor. Kendi saflarına çekmek için de büyük gayret sarf ediyorlar.

Ankara'da direksiyonun başına geçmek isteyenler de kendilerini destekleyecek birilerinin peşine düşüyor.

Obama'nın Türkiye ziyaretinden bir hafta önce yayınlanan CSIS raporu işte bu açıdan dikkat çekici.

Özetle şunu demek istiyor rapor:

-AK Parti döneminde ABD ile kurulan temaslar hep siviller üzerinden yapıldı. Bundan sonra Türkiye'de Genelkurmay'ın siyasi rolünün artması Türk-Amerikan ittifakını bitirmez.

Yani...

Obama yönetimi, eski Amerikan yönetimleri gibi Türkiye ile ilişkileri 'askerler' üzerinden kurabilir. Bu durum iki ülke arasındaki ittifakı zedelemez.

***

Ne kadar ilginç değil mi?

Demokrasiyi önceleyen, hukukun üstünlüğünü benimseyen, birey haklarını savunan, özgürlüklerin genişletilmesi için bildirgeler yayımlayan ABD'den yükseliyor bu ses.

"Türkiye'nin Evrimleşen Dinamikleri: ABD-Türkiye İlişkileri İçin Stratejik Tercihler" başlıklı rapor geneli itibarıyla gayet yapıcı bir görüntü veriyor.

Ancak metnin özüne yerleştirilmiş bu fikir, dünyaya Amerikan demokrasisini ihraç etmeye çalışan ve bununla iftihar eden anlı şanlı uzmanlar hakkında şöyle olumsuz bir imajın doğmasına yol açıyor:

-Amerikalı bilim adamları Türkiye'de hızla gelişen demokrasi kültüründen niye rahatsızlar acaba?

İşin doğrusu ben rahatsız oldukları kanaatinde değilim.

Ama...

Metnin içerisine 'ustaca' yerleştirilmiş Gülen Hareketi ile ilgili bir paragraflık yorumun onları bu konuma ittiğini düşünüyorum.

Dün Cumhuriyet'te çıkan İlhan Selçuk'un yazısı da bu gerçeği gözler önüne seriyor zaten.

İlhan Selçuk, "Amerikan raporunda F tipi demokrasi" başlıklı yazıyla CSIS'ın raporunu tek bir noktaya indirgeyerek, bu paragrafın niye raporda yer aldığını göstermiş oluyor bize.

***

Müelliflerin, ortada yargı kararları varken Gülen Hareketi ile ilgili olarak spekülatif bir yorum yazma ihtiyacını hissetmeleri oldukça ilginç.

Daha şaşırtıcı olanı ise raporu hazırlayanların teşekkür ettikleri arasında 'tanıdık' isim ve kurumların da olması...

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT