Çözüm Süreci Önemli Engelleri Aştığımız Bir Süreç

22.12.2014 21:12
Çözüm Süreci Önemli Engelleri Aştığımız Bir Süreç
Başbakan Davutoğlu, "Çözüm Süreci kararlılıkla yüründüğünde, geçmişte karşılaştığımız problemler açısından önemli engelleri aştığımız bir süreçtir" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Son dönemde tekrar Çözüm Süreci'nin doğası içinde seyri konusunda olumlu bir atmosferin oluşmakta olduğunu görüyoruz, bundan da memnuniyet duyuyoruz" dedi.

Davutoğlu, Makedonya'ya hareketi öncesi Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, Türkiye- Makedonya ilişkileri hakkında bilgi verdi.

Türkiye'nin, Makedonya'nın bağımsızlığını kazanmasının ardından büyükelçi gönderen ilk ülke olduğunu anımsatan Davutoğlu, aynı zamanda Makedonya'yı anayasal adıyla tanıyan ilk ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Davutoğlu, Makedonya ile tarihi ilişkileri sürdüreceklerini vurgulayarak, "Makedonya'nın Balkanlardaki siyasi dengeler ve değişimler üzerinde son derece önemli ve stratejik konumu var. Birçok ülkeyle ilişkilerinde Balkanlardaki istikrarın omurga ülkelerinden biridir. Makedonya'da istikrar olmadığı zaman Balkanlarda istikrar olması mümkün değil. O bakımdan biz her zaman Makedonya'nın dirliğine, bütünlüğüne, toprak bütünlüğüne ve Makedonya'daki bütün dost halkların, kardeş toplulukların, soydaş toplulukların yan yana bir arada kültürel bütünlük içinde yaşamasına önem verdik" diye konuştu.

Ziyarette Türkçe Bayramı'na katılacağını da bildiren Davutoğlu, "Oradaki kültürel mevcudiyetimize en üst düzeyde destek vermiş olacağız" ifadesini kullandı.

Davutoğlu, Makedonya'da ekonomik ilişkilerin ve yatırımların daha da gelişmesi için yapılacakların da görüşüleceğini dile getirdi.

Çözüm Süreci

Başbakan Davutoğlu, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Çözüm Süreci kapsamında HDP ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın bugünkü açıklamalarının sorulması üzerine, Davutoğlu, "Çözüm Süreci bir anda, bir hamlede, bir günde hemen neticeye ulaşacak bir süreç değil. Ancak kararlılıkla yüründüğünde, çok ciddi aşamalara geçtiğimiz ve gerçekten geçmişteki karşı karşıya kaldığımız problemler açısından önemli engelleri aştığımız bir süreçtir" cevabını verdi.

Davutoğlu, Çözüm Süreci'nin tarihi ve siyasi anlamda asırlarca bir arada yaşamış vatandaşların, eşit vatandaşlıktan istifade ettikleri milli birlik ve beraberlik projesi olarak değerlendirildiğini belirtti.

Bu kapsamda yapılan çalışmaları hatırlatan Davutoğlu, "Hükümetimiz tarafından hiçbir zaman Çözüm Süreci'yle ilgili mütereddit tavır olmamıştır" diye konuştu.

Davutoğlu, Çözüm Süreci'ne en büyük darbeyi 6-7 Ekim olaylarının vurduğuna işaret ederek, bundan dolayı karşılıklı güvenin sarsıldığını anlattı. 

Halkın ihtiyaç duyduğu konularda hükümetin gerekeni yapacağını söyleyen Davutoğlu, "Olumsuz gelişmelerden ve tecrübelerden sonra son dönemde tekrar Çözüm Süreci'nin doğası içinde seyri konusunda olumlu bir atmosferin oluşmakta olduğunu görüyoruz ve bundan da memnuniyet duyuyoruz. Bugün üzerinde çalışılan konular, esasa müteallik olmaktan daha çok usul ve yöntemle ilgili olarak bundan sonra süreçte atılacak adımlarla ilgilidir" görüşünü bildirdi.

"Süreç üniter devlet ilkesi etrafında yürüyor"

Ahmet Davutoğlu, Çözüm Süreci'nin tek taraflı ve tek boyutlu müzakere mantığıyla yürüyen bir süreç olmadığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada yürütülen süreç hem kitle tabanı itibarıyla bütün halkımızı doğusuyla batısıyla kuzeyiyle güneyiyle Türkiye'yi kuşatan bir süreçtir. Akil İnsanlar Heyeti onun için Türkiye'nin her tarafında faaliyet göstermiştir. Bugün Başbakan Yardımcımızın yaptığı görüşme de bir anlamda bu geniş ve yaygın faaliyetin bir boyutudur. Orada da usul ve yöntem konusunda bugün olumlu bir atmosfer vardır. Bundan sonra atılacak adımlar konusunda da her zaman gereken çalışmaları yoğunlaştırarak yapacağız. Bir an önce netice alınması için gayret sarf edeceğiz."

Davutoğlu, özerklikle ilgili ise "Bütün bu sürecin üniter devlet ilkesi etrafında yürüdüğü konusunda daha önce defaatle açıklamamız oldu. Ancak yerel yönetimlerin yaygınlaşması ve yerel yönetimlerle ilgili hususlarda da hükümetimizin başta Büyükşehir Yasası olmak üzere nasıl önem verdiği, bu bağlamda nasıl adımlar attığı herkesin malumudur. Bu konuları kamu önünde yanlış bir eksende tartışmak doğru değil. Ancak esas itibarıyla Çözüm Süreci'nin doğası gereği kendi mantığı içinde ilerlemekte olduğunu ve bugün geldiğimiz noktada usul ve yöntem, bundan sonraki aşamalar hususunda pozitif bir atmosferde bulunduğumuzu söylemek mümkün" diye konuştu.

Yüce Divan oylamasının ertelenmesi

Bir gazetecinin dört eski bakan hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu'nca, Yüce Divan oylamasının 5 Ocak Pazartesi gününe ertelenmesi ve muhalefetin "Dört eski bakanın Yüce Divan'a gitme taleplerinin kendilerinden gelmesine" yönelik tavrına ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Herkes Soruşturma Komisyonu'nun işleyişi konusunda hukuki ve teamüle dayalı işleyişte dikkatli olmak durumunda. Burada kendi doğası içinde son derece objektif şekilde şimdiye kadar yürüyen bir süreç var. Bu sürecin yine soruşturma komisyonunun kendi içerisinde objektif hukuk kurullarını göz önünde bulundurarak bundan sonra da devam etmesi hususunda herkesin saygılı davranması lazım. Gereksiz spekülasyonlar veya bu konularda yapılabilecek zamansız açıklamalar doğru değil. Bırakalım Soruşturma Komisyonu kendi çalışmasını tamamlasın. Soruşturma Komisyonu eğer bir erteleme kararı almışsa bu mutlaka kendi teknik bir süreciyle ilgilidir. Bu çerçevede Soruşturma Komisyonu'nun misyonu ve işleyişiyle ilgili tereddüt uyandıracak her türlü açıklamadan kaçınmak gerekir."

Gülen hakkındaki yakalama kararı

Başka bir gazetecinin İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından İstanbul merkezli ''paralel yapı'' soruşturması kapsamında Fethullah Gülen hakkında yakalama kararı çıkarılmasının ardından yaşanacak süreci sorması ve "ABD'nin Gülen'i kendi iç hukuk kurallarına göre iade etmemesi durumunda Türkiye neyi planlıyor. Hükümetin bu konuda bir çalışması, düşüncesi var mı" demesi üzerine Davutoğlu, şu karşılığı verdi:

"Türkiye'de hukuk sürecinin işleyişi bakımından hiç kimsenin pozitif veya negatif anlamda ayrımcı bir tutuma tabi olması söz konusu değil. Hiç kimse de imtiyaza sahip değil. Yani herhangi bir vatandaşımız hangi muameleyle hukuki süreci yürütüyorsa ve herhangi bir vatandaşımız hukuki bir süreçten nasıl etkileniyorsa ve hangi adımlar atılıyorsa Fethullah Gülen için de aynı uygulama yapılacaktır. Ortada bir mahkeme kararı var bununla ilgili atılacak adımlar konusunda da son derece açık hukuki gereklilikler var. Bunlar yapılır. Hiç kimse hukuk devleti içinde imtiyaza sahip değildir. Hiç kimse için böyle bir imtiyaz anlayışıyla hareket edilemez. Hukuki süreç neyi gerektiriyorsa o adımlar gerektiği şekilde ve gerektiği zamanda atılacaktır."

AA

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim