1. YAZARLAR

  2. HALİME GERÇEK

  3. Çocukların Dünyasında Müzik
HALİME GERÇEK

HALİME GERÇEK

Yazarın Tüm Yazıları >

Çocukların Dünyasında Müzik

A+A-

Müziğin Çocuk Eğitimindeki Rolü

Müzik ve melodik seslerin yaydığı notalar çocukların zihinsel ve fiziksel gelişiminde önemli bir role sahip olduğu kabul edilmektedir. Müzik, tedavi ve eğitim içinde de önemli bir rehabilitasyon aracı olarak kullanılagelmiştir. Ses ve müzik doğumla beraber hatta bazı araştırmalara göre anne rahmindeyken bebeğin yaşamına girmekte ve etkilemektedir. Bebek henüz anne rahmindeyken dış dünyadan gelen ahenkli seslere ve ritimlere açıktır ve tepki vermektedir. Dünyaya geldiğinde ise çeşitli seslerle karşılaşan çocuk, annenin söylediği ninnilerin yanı sıra çevresinden, radyo, televizyon vb. aygıtlardan da gelen seslere kulak vermekte ve her birine bir anlam yükleyerek algısını geliştirmektedir. Çocuğun dünyasındaki bu ses temelli öğrenim evde, okulda, sokakta duyup öğrendiklerini de bünyesine katarak gelişimine katkı sağlamakta ve bir tür beslenmeyi ifade etmektedir.

Her çocuk müziğe aynı oranda yatkın ve yetenekli değildir ama hemen tüm çocuklar müziği çok sevmekte ve müzikal etkinliklerden hoşlanmaktadır.

Okul öncesi dönem dediğimiz beş ve altılı yaşlarda da müzik ve müzikle bağlantılı hareket, ses, söz ve tartım çocuğumuzun tüm gelişimini etkilemektedir. Müziğin çocuğumuzun gelişiminde ne tür roller ifade ettiğine baktığımızda şunları söylemek mümkündür: Müzik bir yandan çocuğun algılama, yönergeyi anlama ve uyma, hatırlama, ezberleme, ses ve söz üzerinde dikkatini yoğunlaştırma, dinleme alışkanlığı vb. edinmesini sağlarken, diğer yandan da parça-bütün ilişkisini kavramasına vb. duyusal ve bilişsel becerilerini geliştirmesine katkıda bulunmaktadır. Çocuğumuz dinlediğini duymak, duyduğunu anlamak gibi bir gelişim kazanır. Şarkı söylerken yeni sözcükler ve cümle kalıpları öğrenir, bunları tekrar ederken düzgün konuşmayı benimser, sözcükleri doğru ve anlaşılır bir şekilde söylemeyi öğrenir. Yanı sıra müzik onun duygusal yönden rahatlamasını sağlarken aynı zamanda güvensizlik, çekingenlik, saldırganlık, korku gibi olumsuz duygu ve davranışların da müziğin etkisiyle olumlu duygu ve davranışlara yönelebilmesi mümkündür.

Müzik bir anlamda belli bir kültür ve geleneğin de zihnimizde yer etmesinde taşıyıcılık rolünü üstlenir. Dolayısıyla bu kültürün taşındığı çocuk zihni olunca bunun önem ve ehemmiyeti gözden kaçırılacak basit bir olgu değildir. Çocuklar küçük yaşlardan itibaren kaliteli bir müzikle beslenirlerse büyüdüklerinde iyi müziği seçen, seven ve ondan yararlanmasını bilen yetişkinler olacaklardır. Aksi olduğunda çocukta zaten var olan ve bir şekilde karşılanması gereken bir ihtiyaç farklı bir şekilde giderilebilir. Televizyon, arkadaş çevresi, radyo vb. duyduğu şarkıları ve hareketi bol, tonu yüksek sesleri öğrenip ezberleyecek ve belki de istemediğimiz bir müzik kalitesine aşina olup benimseyecektir. Sanat estetiği açısından uygun olmayan, söz bağlamında basit ve anlamsız bir kültürün taşıyıcılığını yapacak olan şarkılar çocuğumuzun repertuarına girmiş olacaktır.

Müzik sahip olduğu etki potansiyelinden dolayı çocuğumuzun eğitiminde de kullanılmayı önemli kılan bir pekiştireçtir. Müzik ve müziğe eşlik eden ritmik sözler bir eğitim yöntemi olarak kullanılmayı hak etmektedir. Ayrıca eğitimin ön hazırlığını sağlayan bir motivetör rolünü icra ettiğini söylemek de mümkündür. Mesela; öğretmek istediğimiz derslerle ilgili hazırda bulunan şarkıları seçip tekrarlık arz edecek bir sistemle dinlettiğimizde önemli bir verim kazanırız.  Çocuklar aynı müziği sıklıkla dinlemekten sıkılmaz ve dinleme olumlu bir öğrenim sağlar. Ancak bu noktadan sonraki aşamada eğitimciler olarak anne-babaların seçtiği müzik çok önemli olmaktadır. Pekiştirici olsun diye kullandığımız müzik ve şarkılar içerik olarak çocuğumuzun anlayabileceği, söyleyebileceği ve ezberleyebileceği ve tabiî ki de sevebileceği düzeyde değilse pekiştiricilik özelliğini kaybeder.

Müslüman anne-babalar olarak bizlerin en büyük arzusu salih ameller işleyen mü’min sıfatına sahip olmak ve mü’min kimliğini yaşamımıza en iyi şekilde aktarmak ve bu hedefi çocuklarımız aracılığıyla geleceğe taşımaktır. Gelecek ideallerimizi süsleyen çocuklarımıza İslamî eğitimlerini verirken en iyi eğitmenler Kur’anî eğitimden geçmiş kendi anne-babaları olmaktadır. Eğitimimiz için eğitim yöntemlerinin her birini değerlendirmemiz, çocuğumuzun eğitimine değer kazandıracak her argümanı kullanmamız gerekmektedir. Müzik ve melodilerle çekicilik kazanan uygun ses aralığına yerleştirilmiş ezgileri ve söz gruplarını en iyi şekilde kullanarak İslamî eğitimin verildiği derslerimizin pekiştiriciliğini sağlayabiliriz.

Müslüman Aile Çocuklarına Hitap Eden Müzikal Albüm Örnekleri

Çocuklara yönelik müzikal çalışmalar bağlamında çevremize baktığımızda çocuk şarkılarına dönük çalışmaların müzik piyasasında revaçta olduğu bir sürecin yaşandığını söylemek mümkündür. Özellikle de Müslüman aile çocuklarına hitap etmek ve onların taleplerini karşılama iddiasıyla birçok çocuk şarkısı hazırlanmış vaziyettedir. Bu alanda yapılan çalışmaların yoğun talep görmesi de piyasa değeri açısından çocuk şarkılarının değer kazanmasına ve bu alandaki çalışmaların artmasına ve dolayısıyla yeni çalışmaların yapılmasına zemin hazırlamıştır. “İlahi” diyebileceğimiz bir tonda hazırlanan çocuk şarkılarının çok talep görmesi bizlere bu alanda büyük bir boşluğun bulunduğunu da göstermektedir. Alternatiflerin artması bu bağlamda yapılan çalışmaları değerlendirmemizi de gerekli kılmaktadır.

Müslüman aile çocuklarına hitap etmek üzere müzikal çalışmalarla öne çıkan gruplar arasında Minik Dualar Grubu, Altın Çocuk Kulübü, Marmara Çocuk Korosu, Grup Çınar, Minik Kalpler Korosu, Kır Çiçekleri, Minik Eller Grubu ve Beyaz Güvercinler Grubu’nu saymak mümkündür. 

Minik Dualar Grubu: Müslümanlara hitap eden mevcut müzik piyasasında çocuklara yönelik var olan müzikal faaliyetlerin en popüler olanları arasında Minik Dualar Grubu başı çekmektedir. Bu grubun özellikle de “Teşekkür ederim Allahım-1” ve “Teşekkür ederim Allahım-2” isimli ilahilerinin geniş bir beğeni topladığı gözlemlenmektedir. Söz konusu ilahiler çocuklar için bestelenmiş dualar formunda ve bu ilahilerin bizatihi çocuk solistler tarafından seslendirilmiş olması da bu çalışmaların muhataplar nezdinde karşılık bulmasını sağlayıp etkisini arttırmaktadır. Ertuğrul Erkişi, Senai Demirci, Mustafa Demirci gibi müzik anlamında daha evvel hazırladıkları çalışmalardan tanıdığımız isimler bu çalışmanın öncülüğünü yapmışlar. Hazırlanan şarkıların büyük bir çoğunluğu ilahi tonunda slov diyebileceğimiz bir melodiyle yapılmış. Şu an itibariyle iki kasetli ilahileriyle Minik Dualar Grubu hemen tüm Müslüman ailelerin çocuklarınca tanınmış ve beğeniyle dinlenmiştir. Ayrıca “Teşekkür ederim Allahım” ilahilerinden seçme birkaç çalışmanın İngilizce versiyonu da mevcut bulunmaktadır. Grup bu bağlamdaki birçok çalışmanın da öncülüğünü yapmıştır. Ancak genel itibariyle ağır müziklerle işlenen sözler erken çocuk dönemi için dikkati celp etmek açısından eksik kalmış görünmektedir. Erken çocukluk dönemi için genellikle hızlı notalarla hazırlanmış tempolu müzikler ve basit, kısa söz gruplarıyla bütünlük kazanan şarkılar daha tercihe şayan sayılmaktadır. Çocuk eğitimini takviye edici bir araç olarak kullanılacak müzikte çeşitli enstrümanların seslerini vurgulu bir şekilde hissettirerek hazırlanan çalışmalar bu alandaki niteliği daha da arttıracaktır.

Altın Çocuk Kulübü: Bu grubun hazırladığı “Ellerim Küçük Daha” isimli çocuk şarkıları özellikle üzerinde durulmayı hak etmektedir. Denilebilir ki bu grubun hazırladığı çocuk şarkıları piyasada mevcut çalışmalar içerisinde en iyilerinden biri olma niteliğine haizdir. “32 Farz”  başlığıyla hazırlanan çalışmada iman’ın ve İslam’ın şartları, abdest, namaz, gusül, teyemmüm, Allah’ın sıfatları gibi şarkılar var. Her şarkı aralığında hadisler seslendirilmiş. Çalışmanın tamamının solistliğini çocuklar yapmışlar. Müziklerin temposu, ritimler, melodiler çok iyi düzenlenmiş. Özellikle de çocuk sesinin orijinal olarak kullanılması oldukça isabetli bir seçim olmuş. Müzikler için seçilen ezgiler kısa ancak doyurucu bir nitelikte. Bütün bu özellikleriyle söz konusu çalışmanın çocuklarımızın müzik repertuarında bulunması gereken nitelikli bir çalışma olduğunu düşünüyoruz.

Marmara Çocuk Korosu: Yine çocuk ezgileri hazırlayan gruplar arasında öne çıkan bir diğer grup da prodüktörlüğünü Eşref Ziya Terzi’nin yaptığı Marmara Çocuk Korosu’dur. Bu grubun “Allah’ı Çok Seviyorum” isimli bir çalışması bulunmakta. Mevcut bu çalışmanın içinde “Hamd etmek”, “Allah'ı tanımak”, “Şükretmek”, “Peygamberimizi tanımak”, “Besmele çekmenin önemini öğrenmek” gibi konuların öğretimini pekiştirme niteliğine haiz olan ezgiler bulunmaktadır. Marmara Çocuk Korosu’nun hazırladığı bu çalışmanın ezgileri genel itibariyle ağır melodiler ve uzun notalarla hazırlandığı için slov bir tarz ortaya çıkmış. Ancak hazırlanan ezgiler söz ağırlığı anlamında zengin bir içeriğe sahip. Bu çalışmanın solistliğini de çocuklar kendileri yapmışlar.

Grup Çınar: Grup Çınar da “Gülümseyen Çocuk Şarkıları” başlıklı çalışmasıyla bu alanda üzerinde durulabilecek bir diğer çocuk grubu. Mustafa Demirci prodüktörlüğünde hazırlanan bu çalışma Mustafa Demirci ve çocuklar eşliğinde seslendirilen 11 şarkıdan oluşmakta. Genel olarak şarkılara uzun notalarla çalışılmış ve ağır müziklerle eşlik edilmiş temposu çok yüksek olmayan bir tarz hâkim. Çalışmada dikkat çekici şarkılar arasındaysa “Elif- Ba”, “Keloğlan”, “Benim küçük öğretmenim”, “Trafik” ve “Hoca Nasrettin” başı çekmektedir.

Minik Kalpler Korosu: Bu grup da 12 şarkılık “Evimizde cennet var” isimli albümleriyle çocuk şarkıları müzik listemizdeki yerini almış bulunmaktadır. Albüm sadece çocukları değil anne ve babaları da hedef kitlesi olarak benimsemiş ve çocuk şarkılarını anne-babalar için de hazırladığını belirtmiş.“Evimizde cennet var” genel tarzı itibariyle uzun notaların kullanıldığı ve ağır duygularla yüklü olarak yansıyan bir çalışma formunda hazırlanmış. Özellikle ilahi tonunda çalışılmış parçalarda oldukça uzun metinler kullanılmış. Aile içi ilişkilerin yoğun işlendiği, günlük hayatın akışında ahlaki öğretiler belleten vurgular göze çarpıyor.

Kır Çiçekleri: “Gurbet” isimli bir albüm hazırlayan çocuk gruplarından biri. 11 şarkıyla hazırlanan albümde bir de “Word of ALLAH” adlı İngilizce bir parça mevcut. Albümün içinde beğeni kazanabilecek şarkılardan biri de Ramazan ayını anlatmak için hazırlanmış olan “Hoş geldin Ramazan” adlı parçadır. Parçalar uzun metinler halinde hazırlanmış ve genel itibariyle temposu düşük ton kullanılmış.

Minik Eller Grubu: “571”  ismiyle de tanıdığımız ve İsmail Uslu'nun öncülük ettiği bu grup da çocuk şarkıları hazırlayan ve çocuk irtibatlı müzikal piyasada öne çıkan gruplardan biri. Ancak çocuk şarkıları anlamında oldukça kusurlu diyebileceğimiz bir tarzda hazırlanan albümün içerisinde birçok eksiği barındırdığını söylemek mümkündür. Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s) doğumu olan 571 tarihini kendileri için bir çıkış olarak belirleyen grubun albümünün çıkış şarkısı da Peygamberimiz (s) için hazırladıkları “571’de bir güneş doğdu” isimli çalışmalarıdır. Albümün tamamı çocuklar hiç düşünülmeden hazırlanmış izlenimini vermektedir. Yunus Emre’den esinlenerek düzenlenen ve kulağı tırmalayan “Can Allah canan Allah” şarkısının yanı sıra albümde ayrıca “Veysel Karani”, ”Ya Allah”, “Sevdim seni”, “Ya ilahi” isimli parçalar dikkat çekmekte. Tasavvuf müziğiyle hazırlanmış ve mistisizmin kendisini hissettirdiği bir albüm bu.

Beyaz Güvercinler Grubu: Çocuk şarkıları piyasasının en iyilerden olarak tanımlanabilecek albümler arasında Beyaz Güvercinler Grubu’nun çalışmasının da bulunduğunu söyleyebiliriz. Şarkılar genel itibariyle kısa metinli ve tempolu bir müzik tonuyla hazırlanmış. Melodileri çocukların dikkatini kazanacak bir cazibeye sahip. Parçalarda işlenen konular çocukların algı düzeyi düşünülerek çalışılmış izlenimini vermektedir. Abdest, Namaz, İslam’ın şartları, Zekât, Peygamber, Yaratıcı Allah gibi konular doğru ses aralıkları kullanılarak işlenilmiş denilebilir.

Sonuç Yerine

Çocuklarımız da en az yetişkinler kadar müziğe ihtiyaç duyarlar ve kendileri için hazırlanan şarkıları büyük bir hazla dinlerler. Bu dinleme eylemi kulaklardan duygulara ve oradan da bilince doğru bir seyir izler. Çocuklarımızın bu seyir defterlerinde anne-babaların bilinçli müdahaleleri ve sorumlu-zengin yönlendirmeleri olumlu bir sona ortam hazırlar. Bu açıdan Müslüman aile çocuklarına hitap etmek üzere hazırlanan mevcut çocuk müzik piyasası sorumluluk sahibi Müslüman anne-babaların dikkat gerektiren ilgilileri ve sıcak gündemleri arasında olmalı ve denetlenmelidir.

YAZIYA YORUM KAT

3 Yorum