Çocuk Kitaplarında Namaz ve Kavramlar

04.10.2009 22:35
Çocuk Kitaplarında Namaz ve Kavramlar
Okul öncesi resmi eğitim dayatması, televizyon ekranları, internet ağları ile cahiliyenin kuşattığı çocuklarımıza, temyiz ve buluğ çağına adım atarlarken İslami kavramları ve namazı nasıl anlatıp sevdireceğiz?

ÇOCUKLARIMIZA NAMAZI SEVDİRMENİN YOLLARI

Çocuklarımız İslâm fıtratı üzerine dünyaya gelirler. Onlara fıtratlarına uygun bir yaşam tarzı sunmak ise biz ebeveynlerin görevidir. Her Müslüman aile çocuğunun iyi yetişmesini, Allah'a iyi bir kul olmasını, ibadetlerine önem vermesini ve güzel davranışlarda bulunmasını ister. Ancak çocuğa dini eğitimi ne zaman, nasıl ve ne şekilde vereceğimiz noktasında genelde problemler yaşarız.

Bu bağlamda Timaş Yayınları tarafından Ağustos 2009 tarihinde yayımlanan ve Ahmet Bulut'un kaleme aldığı "Çocuklarımıza Namazı Nasıl Sevdirelim" ve "Çocuğumla Sevgi Secdesi" isimli çalışması çocuklarımıza ibadetlerden biri olan namaz bilincini kazandırmak açısından önemli bir eser. Kitapta niçin namaz kılmamız gerektiği, namaz eğitimine ne zaman başlanacağı, çocuğa namazı sevdirmenin yollarının neler olacağı gibi bir çok konu ele alınmış.

Çocuklarımıza Namazı Nasıl Sevdirelim?

Kitabının girişinde Rabbimizden bizlere birer emanet olan çocuklarımızı fıtratları gereği yetiştirmenin önemi üzerinde duran Bulut, yozlaşmanın ciddi anlamda yaygınlaştığı bir toplumda çocukları Allah'ın emirlerine teşvik edecek, ibadet görevini hatırlatacak, onlara ahiret bilincini kazandıracak ortamların yetersizliği üzerinde durarak bu boşluğu doldurmak ve çocuklara sağlıklı ortamlar hazırlamak için ebeveynlere büyük görevler düştüğünü hatırlatıyor.

Çocukların namaza ne zaman başlayacağı, nasıl alıştırılacağı ve bu ilgimizin ne kadar süre devam edeceği gibi konuların zorluğu üzerinde duran yazar bu safhalarda sabrın önemine vurgu yapıyor. Taha Suresi 132. ayeti delil sunarak ailenin namaz bilincini kazandırma noktasında ki önemini belirtiyor. Ayrıca evde cemaat ile kılınacak namazların çocuğun ruhunda kalıcı bir iz bırakacağını belirten yazar çocuğa namazın pratiğinden önce şuurunu kazandırmak gerektiğini belirterek "nasıl kılmalı"? sorusundan önce "niçin kılmalı"? sorusunun sorulması ve bunun izahının yapılması gerektiğini belirtiyor.

Yazara göre çocukların ibadet eğitiminde şu sıralama esas alınmalıdır:

  • Bilgilendirme
  • Sevdirme-İnandırma
  • Bilinçlendirme
  • Uygulama

Yazar, yedi yaşına geldiği zaman namaza alıştırılması gereken çocuklar için öncelikli olarak namazın ön hazırlığı olan temizlik, abdest gibi bilgilerin verilmesi ve bazı kısa dua ve surelerin ezberletilmesinin önemini belirtirken, çocuğun zihninde olumlu bir iz bırakması için ilk namazın bir törenle gerçekleşmesinin güzelliğine vurgu yapıyor.

Hz. Muhammed'in "çocuklarınızı yedi yaşına gelince namaza alıştırınız on yaşına geldiğinde eğer kılmazlarsa yaptırım uygulayınız" sözü gereğince çocukların on yaşına geldiklerinde eğer namazı ihmale devam ederlerse onları ikaz etmenin ve zaman zaman da sevdiği bazı şeylerden mahrum etmenin etkisi üzerinde duruyor.

Çocuklara dini eğitim verirken ebeveynlerin genelinin Allah ile çocuklarını korkuttuklarını belirten yazar, "Allah yakar", "Allah taş yapar", "Allah çarpar", "Allah cehennemine atar", gibi ürkütücü ve uzaklaştırıcı ifadeler yerine "Allah'ın yerlerin ve göklerin sahibi olduğunu", "bütün güzellikleri yarattığını", "kullarına karşı merhametli olduğunu", "kullarını cennetle müjdelediğini", "kulunu cezalandırmak için değil sevmek için yarattığını" ve buna benzer ifadeleri sıkça kullanmanın çocuk üzerinde ki olumlu etkisinin altını çiziyor.

Çocuğun temiz yaratıldığını belirten yazar fıtrat kavramı üzerinde duruyor. Fıtratın 'Allah'ın, varlıkları, kendisini bilip tanıyacak ve idrak edecek bir hal üzere yaratması' anlamını taşıdığını, böylece insanın doğuştan, tabii olarak Allah'a inanmaya yetenekli ve dini inancı kabul etmeye elverişli olduğunu söyleyerek bize tertemiz şekilde teslim edilen çocukları fıtratları gereği yetiştirmenin önemine vurgu yapıyor.

Çocuğun duygu ve düşüncesinin şekillenmesinde arkadaş çevresinin ve model kişilerin önemi üzerinde duran yazar, çocukları çevresinde beğendiği, ilgi duyduğu kişilerle tanıştırıp birlikte ibadet etme bilincini kazandırmanın kolaylığı üzerinde duruyor. Böylece çocuklar sadece namaz kılanın kendisi ve ailesi olmadığını görecek, sevdiği, değer verdiği kişilerin de namazına önem verdiğine şahit olacaktır. Anne babanın örnekliğinin de önemine değinen yazar peygamberimizin evde namaz kıldığı zaman ev halkıyla beraber kılmaya özen gösterdiğini ifade ederek, genelde ibadetlerde özelde ise namaz eğitiminde ebeveynlerin en büyük malzemesinin sabır olduğunu belirtmekte.

Namaz bilincinin kazandırıldığı dönemde çocuklara muğlak ve emir tarzı ifadelerden kaçınmak gerektiği, çocuğun yaş devresinde gözetilmesi gerektiğini söyleyen yazar şu cümlelerin önemli olduğuna dikkat çekiyor:

  • Namaz kıldın mı canım?
  • Lütfen namazını geciktirmeden kılar mısın?
  • Çıkma vaktimiz gelmeden namazını kılıver canım?

d- Bak, namazı unutacaksın, hemen kılıver!

  • Haydi tatlım. Namaz çok gecikti. Namaz böyle gecikmeleri kabul etmez.
  • Namazı ihmal etmenin ne kadar tehlikeli olduğunu, ne büyük ecirler kaybettiğini biliyor musun? Haydi canım, davran!

Bulut, kitabında özellikle namazın hayatımızın önemli bir yerinde durduğunu hatırlatmak için sadece ev ortamımızda değil piknik ve benzeri ev dışı gezilerde bile muhakkak cemaatle namaz kılınacak uygun ortamlar sağlamının gerekliliğine dikkat çekiyor. Ayrıca çocukları namaza başladıkları ilk zamanlar sık sık taktir etmenin ve düzenli kılmaya başladıkları zaman da aile içinde ve arkadaş çevresinde bunu gündem yapmanın çocuğu onurlandıracağını ve motive edeceğini belirtiyor.

Namaz bilincini kazandırmaya çalıştığımız evrelerde özellikle dayak, hakaret, küçümseme gibi davranışlardan uzak durmak gerektiğini söyleyen yazar, verilecek cezanın akla uygun, hafif ve özellikle de eğitici, ıslah edici olmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Çocuğumla Sevgi Secdesi

Yazar, kitabın ikinci kısmında ise, çocuğun zihninde kalacak kısa hatırlatmalar ve asrı saadetten örnek sahabe hayatları sunmaktadır.

'Namaz Allah'a teşekkürdür' başlığında, Allah'ın verdiği nimetlere teşekkür etmenin en kolay, en ucuz, en güzel ve en şerefli şeklinin namaz olduğuna vurgu yapmaktadır. Bütün meşgalemiz arasında günde toplam beş vakit namaz için en fazla bir saat ayıracağımızı belirten yazar "Namaz kılan kime benzer?" sorusuna "yeryüzünün en akıllı insanına" cevabını veriyor. Ve buna örnek olarak da peygamberimizin dizi dibinde yetişen genç sahabelerin hayatlarını örnek gösteriyor. Hz. Ali, Musab bin Umeyr, Zeyd bin Harise, Erkam, Zübeyr bin Avvam vd.

Ayrıca namazla Allah'tan yardım dilemenin önemine değinen yazar, Kur'an'dan ayetler örnek vererek namazın dualarımızın kabulü için bir vesile olduğunun altını çiziyor.

Namaz bilincini kazanmak için neler yapılacağına dair tavsiyelerde bulunan Bulut, özellikle güzel sohbetlerin yapıldığı ortamları kaçırmamak gerektiğini, bildiğimiz doğruları başkalarıyla paylaşmanın önemini, abdestli bulunmaya çalışmanın güzelliğini belirtirken ayrıca çocukların kendilerine bir namaz arkadaşı edinmesinin faydası üzerinde duruyor. Ve bu konuda şu tavsiyelerde bulunuyor:

  • Namaz vakitleri girdiği zaman namazı hatırlatacak arkadaş edinmek.
  • Müsait olduğumuz bazı vakitlerde namazımızı cemaatle kılmak.
  • Oyunlarımızı ve diğer çalışmalarımızı namaz vakitleri arasında yapmak.
  • Bazı armağanlar vermek.
  • Evde eğer babamız varsa bize imamlık yapmasını, babamız yoksa da kardeşlerimizden birinin imamlık yapmasını istemek.
  • Arkadaşlarımızla bulunduğumuz ortamlarda da arkadaşlarımızdan birinin imamlık yapması sağlamak.

İnternet ve benzeri araçların namazla aramıza girmemesine de dikkat çeken ve kitabın sonunda aylık namaz ağacı çizelgesine yer veren yazar, bu ağacın amacının çocukları namaza teşvik etmek ve alıştırmak için bir başlangıç olduğunu belirtiyor.

Ahmet Bulut'un kaleme aldığı ve Kübra Sönmez'in çizimleriyle renk kattığı "Çocuklarımıza namazı nasıl sevdirelim" ve "Çocuğumla sevgi secdesi" isimli kitaplar orijinal bir formda arkalı ve önlü olarak tek kitap halinde basılmış. Ancak İslami ibadetlerin en önemli formlarından olan namazı/salatı çocuklarımıza anlatmak ve sevdirmek konusunda oldukça başarılı olan yazarın, kitap sayfaları arasına asker "Mehmetçik" sevgisini ve bir Çanakkale anekdotunu sıkıştırması, vahyi ölçülerin değerini beşeri değerlerle boyamak gibi olmuş. Ayrıca yazarımız, muhtevasında aykırılık olmasa da, konuyu bazı çağdaş tasavvuf ve gelenekçi kanaat önderlerinin anlatıları ile süslemesi, okuyucuyu konunun özünden kopartıp bu kişilerin konumlarını tartışmaya sevk edebileceğini pek düşünmemiş.

Bulut'un kitabı çocuklara namaz bilincini aşılamak ve bu bilinci aşılarken ne tür yöntemlere başvurmak gerektiği açısından önemli bir eser. Umut ederiz ki yazarın bu çalışması gelecek nesillere bir katkı sağlar ve alınlarında secde izi taşıyan, bismillah boylu, güneş yüzlü nesiller yetişmesinde bir basamak olur.

ERDEMLER EĞİTİM SETİ

Timaş yayınları tarafından 2009 yılında yayımlanan "Erdemler Eğitim Seti" ilköğretim öğrencileri için tasarlanmış. Bu sette tasarlanan her kavram veya konu; hikayelerle, masallarla, oyunlarla, dramalarla, bilmecelerle ve etkinliklerle desteklenerek anlatılmaya çalışılmış.

Eğitimci, psikolog ve edebiyatçılardan oluşan ayrıca ebeveyn ve öğretmen rehberi hediyeli serinin danışmanı akademisyen ve eğitimci Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN. Serinin yazar kadrosu Nuray Türkyılmaz, Rukiye Karaköse, Necla Saydam, Saadet Kocagöz Uzun ve Vahide Ulusoy olmak üzere 5 kişiden oluşuyor.

Erdemler Dizisinin 10 kitaptan oluşan serisinde; Adalet, Sevgi, Tutumluluk, Yardımseverlik, Cesaret, Vefa, Sabır, Saygı, Doğruluk ve Sorumluluk kavramları işlenmekte. Seride yer alan ayrı kavramlar aynı tarz ve aynı yöntemle anlatılmaya çalışılmış.

Seride işlenen kavramın ele alındığı kitap öncelikli olarak konuyla ilgili bir hikaye ile başlıyor. Böyle bir başlangıç doğrudan çocuğu kitabın içine sokmayı başarıyor. Mesela; eğer kitapta adalet kavramı işleniyorsa kavramla ilgili hikaye günlük hayatta yaşadığımız çelişkileri çocukların anlayacağı bir şekilde anlatmaya çalışıyor. Hikayenin ardından "Adil bir insan nasıl olur?" sorusu sorularak yalın bir dille adil insanın vasıfları aktarılıyor.

Kitabın ilerleyen bölümlerinde çocuğu düşünmeye sevketmek ve doğruya yönlendirmek için anlatılan bir hikayenin sonuç kısmında "Siz olsaydınız ne yapardınız?" sorusuna doğru cevaplar aranmaya çalışılıyor. Serinin en dikkat çekici bölümü ise "eleştirel okuma raporu". Öncelikli olarak konuyla ilgili bir masal anlatılıyor. Ve masalın bitiminde "Masalda ne olmuş? Sizce nasıl olmalıydı?" şeklinde ifadelerle çocuk zihni düşünmeye, düşüncelerini geliştirmeye ve kendi düşüncesini ifade etmeye yönlendiriliyor.

Kitapta sadece karşılıklı iki insanın yaşadığı sorunlardan bahsedilmiyor, aynı zamanda iki kişi arasında yaşanan haksızlığa veya yanlış bir davranışa üçüncü bir kişinin tanık olup nasıl bir tavır sergilemesi gerektiği "Şimdi ne yapmalıyım?" başlığı altında, çizimlerle de desteklenerek anlatılıyor.

Kitapta anlatılan kavramların olumlu ve olumsuz şekilleri incelenerek eğer adaletli olursak veya eğer adaletsiz olursak nelerle karşılaşacağımız konusunda örnekler veriliyor. Görsel boyutun ağırlık kazandığı seride, anlatılmak istenen konu zaman zaman çizimlerle aktarılıyor. Kitapta dikkat çeken diğer bir bölüm ise; çocuğu empati kurmaya yönlendiren "Sizce ne hissetti?" bölümü. Bu bölümde anlatılan bir olay karşısında çocuktan kendisini karşıda ki kişinin yerine koyarak o anda ne hissettiğini aktarması bekleniyor.

Resim tamamlama, eksik bırakılan öyküyü bitirme, konuyla ilgili etkinlik çalışması ve oyun gibi bölümlerin yer aldığı kitap, işlenen kavramla ilgili çocuğa yönlendirilen sorularla bitiyor.

Sevilen, sayılan, öz güveni gelişen, girişimci, güvenilir, sabırlı, saygılı, dürüst, üretici ve eleştirel düşünebilen bir birey yetiştirmeyi hedefleyen; gerek çizimleriyle, gerek işlediği temalarıyla ve gerekse içerik olarak doyurucu nitelikte olan Erdemler Serisi'nin çocuklarımızın karakter eğitimi açısından hayatlarına olumlu katkılar sağlayacağını düşünüyor, bu tür güzel çabaların artmasını umut ediyoruz.

Zehra Çomaklı Türkmen / Haksöz Haber

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim