1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Çocuğu üniversiteye gidecek hakim, oylamaya katılamaz!
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuğu üniversiteye gidecek hakim, oylamaya katılamaz!

A+A-

Katsayı konusunda Danıştay 8. Dairesi’nin verdiği karara YÖK itiraz etti. İtiraz üzerine dosya, Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu’na geldi..

Şimdi önümüzde, ciddi bir hukuki sorun var...

Bazı üyelerin davadan çekilmesi gerektiği konusu..

Niçin mi?

İzah edelim..

Usûl kanununda açık bir düzenleme var.

Hakimler, kendilerinin veya birinci derece yakınlarının menfaati olan davalara bakamazlar.

Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu’nda, YÖK’ün katsayı düzenlemesi ile ilgili davada karar verecek olan hakimlerden, çocukları üniversite imtihanına girecek olanlar, bence menfaat çakışmasından dolayı, oylamaya katılmamaları gerekir.

Öyle ya..

Taa İstanbul Barosu’na kadar, katsayı kararından dolayı insanlar etkileniyorlar ve menfaatleri haleldar oluyor ise!..

Karar verecek olan hakimlerin çocuklarından, üniversite imtihanına girecek olanların varlığı; menfaatleri haydi haydi haleldar ediyordur.

Bence sadece bu sene için de değil.

Gelecek sene ve sonraki senelerde üniversite imtihanına girecek çocukları, hatta torunları olan üyeler; itiraz üzerine katsayı konusundaki yapılacak oylamaya, bence katılmamalılar.

Katılırlarsa ne olur?

Kanundaki “yargılamanın yenilenmesi” ile ilgili düzenlemedeki hüküm gereği, verilecek kararın sonradan dahi iptali istenebilecek..

Hatta şunu da söyleyeyim.

8. Daire, şu an bir karar verdi. Her ne kadar nihai bir karar olmasa da, yürütmenin durdurulması kararı da, sonuç itibariyle uygulamayı birebir değiştireceği için, bu Daire’nin üyelerinin çocukları ve torunları arasında üniversite giriş imtihanına katılacak olanlar varsa, kararın sırf bu sebeble dahi yeniden gözden geçirilmesi gerekir.

Öyle ya..

Farzedelim Danıştay 8.Daire’deki üyelerden birisinin çocuğu, bu yıl üniversite giriş imtihanına katılacak.

Farzedelim öğrenci klasik liseye gidiyor.

Katsayı kararı ile, meslek liselilere eşit puan uygulaması getirildiğine göre, sonuçta Danıştay üyesinin çocuğu, bu katsayı değişikliğinden dolayı üniversiteye girişinde zorluk çekecek.

YÖK’ün aldığı karar uygulansa alacağı puan ile, Danıştay 8. Dairesi’nin kararı uygulandığında alacağı puan arasında dağlar kadar fark olacak..

Birisinde istediği fakülteye gidebilecek olan öğrenci, diğer uygulamada istediği fakülteye gidemeyecek.

Bu durumda, çocuğu zorluk çekmemesi için, Danıştay üyesi de, tabiî ki katsayının kaldırılması işleminin iptali yönünde oy kullanabilecek.

Bu gayet doğal bir davranış.

Hukuka uygun değil ama, günlük hayatta sürekli karşılaşabileceğimiz bir davranış.

Onun içindir ki; zaten kanunlara kural konulmuş: “Hakim kendisi ile ilgili, birinci derece yakınları ile ilgili davaya bakamaz” diye..

Burada da böyle bir durum söz konusu.

O halde, öncelikle 8. Daire üyelerinden, kimler o karara katılmış ise, onların çocuk ve torunları arasında, üniversite imtihanına girecek olanlar tespit edilmeli ve bu sebeble, verilen yürütmenin durdurulması kararı öncelikle iptal edilmelidir.

Eğer 8. Daire üyeleri içinde, çocuğu üniversite imtihanına girecek olan kimse yok ise, aynı hassasiyet, İdari Dava Daireler Kurulu üyelerinde de mutlaka gözetilmelidir.

Ki, verilecek kararda usûl açısından hukuka aykırılık söz konusu olmasın.

Bunun için de, görev Danıştay Başkanı’na düşüyor.

Ve özellikle de YÖK’e düşüyor.

Danıştay belki bu konuda isteksiz olabilir. Ama YÖK, Milli EğitimBakanlığı ile de irtibata geçerek, 8. Daire üyeleri içinde ve kurul üyeleri içinde çocukları üniversite imtihanına girecek durumda olanları tesbit edip, redd-i hakim talebinde bulunmalıdır.

Aksi takdirde, verilecek karar tartışmalı olacaktır.

Hukuka aykırı olacaktır.

Sonradan bu yönde tesbit yapıldığında dahi, kararın iptali istenebilecek, büyük tartışmalara sebebiyet verilecektir.

Danıştay üyeleri, kendiliklerinden de bu yönde bir talepte tabiî ki bulunabilirler.

Kimsenin bir araştırma yapmasına gerek kalmadan, 8. Daire üyelerinden bu durumda olanlar var ise, gerekli açıklamayı yapmalı, davadan çekilmelidir. Yine kurulda bu durumda olan üyeler de, kendiliklerinden davadan çekilmelidirler.

Hukuka uygun karar için, hakimlerin “karar sonucundan menfaatleri olmaması” temel bir kuraldır. Bu kurala uyulmalıdır.

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT