Çocuğa harcadığımız para kadar, kurbana da harcasak!..

06.12.2008 04:47

Hekimoğlu İsmail

Musa Aleyhisselam, Tur Dağı'nda iken Yahudiler, Samiri'nin yaptığı buzağıya tapmaya başladılar. Durumu öğrenen Musa Aleyhisselam, "Buzağıyı tanrı edinmekle nefislerinize zulmettiniz, hemen tövbe edin, nefislerinizi öldürün." buyurdu. (Bakara 51-54)

Buzağı bir semboldür. O zaman çiftçilik öküze ve ineğe dayandığından, menfaatini seven Yahudiler, menfaatlerine hizmet eden bu hayvanlara ulûhiyet verdiler. Hâlbuki Allah onları Firavun'un şerrinden kurtarmıştı. Allah'ın nimetleri sayılamayacak kadar çoktur. Öküz, inek ve ziraî her şey Allah'ın nimetleri değil mi? Ancak, insanın aldanmaya meyli vardır, haramı sever. Bunun için helal nimetler dururken harama kayar, ineği putlaştırır, ona tapar. Menfaat, şöhret, makam, kadın, insanın benliğine yerleştirildiğinden, her devirdeki insan 'içinden gelen itmelerle' dinden uzaklaşabilir. Bunun için, 'Kur'an, asırlar önceki bir hadiseyi anlatıyor, gelmiş geçmiş olaylardan bana ne!' denilemez. İnsan ibret aldıkça huzura erer. İbret almayanlar, önden gidenlerin düştüğü kuyuya kendileri düşerler.

Kur'an-ı Kerim bir hayat modelidir. Allah, emirlerini kıssaların içinde takdim etmiş. Meyvelerdeki vitaminler gibi...

Sûreler her asra bakar, her asırda insanlara doğru yolu gösterir.

Aynı şey, Hz. İbrahim (as) ve Hz. İsmail (as) kıssası için de geçerlidir.

"İbrahim 'Ey Rabb'im, bana iyilerden (bir oğul) ihsan et' dedi. Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Oğlu yanında koşacak çağa gelince, 'Ey oğlum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?' dedi. (İsmail) 'Babacığım, sana ne emrolunuyorsa yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.' dedi. Her ikisi de Allah'a teslim oldular. Allah'ın emrine boyun eğdiler." (Saffat, 100-110)

Bu hadisenin bize bakan yönü nedir? İbrahim Aleyhisselam, Allah'ın emirlerine o kadar bağlı ki, oğlunu kıtır kıtır kesmeye 'olmaz' demiyor. İsmail Aleyhisselam da kesilmeye razı. Allah'a ne kadar teslim olmuşlar!.. Onlar Allah için kesilmeye razı olurken, biz niye haramlardan elimizi kesmeyelim?

Kurban, 'kurb'dan gelir. Kurb, yaklaşmak demektir. Yani İslamiyet'e yaklaşmak... Kurban kesmekle, sünnet-i seniyyenin bir maddesine daha uymuş oluruz.

Günümüzde ineğe tapan olmayabilir. Fakat materyalistler maddeyi, kapitalistler parayı putlaştırdı. Öyleyse Kurban Bayramı'nda kurban kesen, bu putlardan uzaklaşmış demektir. Kurban kesen, Allah'ın emrini yerine getiriyor. Bundan daha büyük makam olur mu? Paralarımızı verip kurban aldık, kestik dağıttık. Paralar, etler gitti. Ne için? Allah için...

Her Kurban Bayramı piyasaya bir canlılık getirir. Kurbanın eti dağıtılır, derisi hayır kurumlarına bağışlanır. Hayvanlar satın alınır, kesilir, böylece köylülerin yüzü güler.

İnsan çocukları için neler neler alıyor, ne kadar paralar harcıyor? Çocuğumuza harcadığımız paralar kadar, kurbana, zekâta para harcasak, dinimize sahip çıkmış oluruz.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim