1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Çıplak bayan avukatı aynı çizgi ile yorumlar mısın?
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Çıplak bayan avukatı aynı çizgi ile yorumlar mısın?

A+A-

Milliyet gazetesinde Melih Aşık’ın köşesinde yayınlanan bir karikatür üzerinden eleştirimizi yapmıştık.

Karikatürün çizeri Ecan Akyol idi.

Duyarlı medyada ve konuya hassas sosyal medya kullanıcıları arasında, gerçekten ciddi bir tepki oluştu...

Ve nihayeeeet..

Dünkü Milliyet’te, Okur temilcisi “suç”u itiraf etti.

Okur temsilcisi görüşünü şöyle özetlemiş: “Simgeler üzerinden kişilere yönelik ayrımcılıkla, sisteme yönelik eleştirel ifadeler arasında ciddi fark vardır. Aksoy’un söylediği gibi ortada bir durum komikliği görünmüyor.”

Evet, Milliyet’in okur temsilcisinin görüşü “Ortada durum komikliği yok” şeklinde.

Gerçekten de, ortada hiç de komik bir durum yok.

Çizerini ele veren, hastalıklı bir kafa yapısı var.

İşte o “hastalıklı kafa” yapısı sebebiyledir ki, karikatürün çizeri olan kişi, tesettürlü insanları tahkirde hâlâ ısrar ediyor, dünkü Milliyet’te kendisini şöyle savunuyor: “Türkiye’de kara çarşaf giydirilen kadınların yaygın olması gerçeğinden hareketle, siyah çarşaf-cüppe çağrışımı benzeşiminden durum komiği çıkıyordu.”

Neresini düzeltelim?

“Kara çarşaf giydirilen” ifadesi ile, kafasının ne kadar rahatsız olduğunu ispatlamıyor mu, Ercan efendi..

Kendisine bir savunma imkanı verilmiş, “Çizdikleriniz eleştiri aldı. Neyi amaçlamıştınız?” diye bir izahat isteniyor.

Adam izahatta bile “Kara çarşaf giydirilen” diyerek, hakarete devam ediyor..

Niye “kara çarşaf giydiriliyor” olsun ki?

İnsanlar, kendileri çarşaf giyemiyor mu?

Aciz mi, o hanımlar, çarşaf giymekten?

Tabii amaç belli..

Demek istiyor ki Ercan efendi, “İnsanlara zorla çarşaf giydiriliyor.”

Veya en masum yorumlama ile, “Çarşaf giyenler, kandırılmış insanlar” demeye getiriyor, utanmaz çizer..

Niye bayanlar zorla çarşaf giysinler?

Niye kandırılmış olsunlar?

Özgür bir irade ile, çarşaf giyilemez mi?

Veya soyunanlar, niçin “zorla soyunmuş olmuyorlar” da, giyinenler “zorla giydirilmiş” oluyor?

Ercan efendinin kafası, işte bu kadar çalışıyor..

Haydi işin o ayrıntısını bir kenara bırakalım. Ercan efendinin, “kabahat”inden daha büyük “izahat”ına gelelim..

Şöyle izahat yapıyor, Ercan efendi:

“Alınganlık gösteriyorlarsa, bu yazık ki marazi bir algılamadır. Durum komiğine alınganlık olmaz, çünkü ötesi yok ki ‘durum’ bu, tespit bu.”

Yani denilmek isteniyor ki, “Siz benim çizdiğim görüntüdeki tahkiri kabul edeceksiniz. Bu maddi gerçekliktir. Çarşaf giyenler, gerçekten geri kafalıdırlar. Okuyup, Hukuk Fakültesi’ni bitiren ve avukat olan bayanlar da, eğer başörtü takarlarsa, onlar da otomatikman geri kafalı olurlar. Cahil olurlar.. Başını örten herkes, bunu kabul etmek zorundadır. Çünkü bu, gerçek bir ‘durum’dur. Bunu inkar etseniz bile, gerçek değişmez!”

Yuh ki ne yuh!

Adam yıllarca çizerlik yapmış..

Kafa yapısına bakın.

Kafasının çalıştığı, tek yönlü otomatik basma kalıpçılığa bakın..

Çarşaf görünce, hemen aklına “gericilik” geliyor.

İnsanlar okuyup, üniversite bitirseler bile, “hiçbir şey değişmez, yine onlar geri kalmış insanlar olarak görülmeye mahkumdurlar” demeye getiriyor.

Hani avukatlık yapmak için, aynı kafadan laikçilerin egemen oldukları malum fakültelerdeki sınavlara girip başarılı olma şartı aranmasa.. Diyeceğim ki, “Torpille diploma alınmış olmasına da bir ima var!”

Ama herkes biliyor ki; o fakülteleri bitiren başörtülü bayanlar, iki defa o diplomayı hakediyorlar.

Hem fakültenin imtihanlarında başarılı oldukları için.. Hem de başörtülü oldukları halde, Ercan efendi gibi yobazların önyargılarını kıracak/ayrımcılıklarını bozacak ölçüde başarı kazanmaları gerektiği için..

Yine de Ercan efendiye bir çağrım olacak..

Şöyle bir karikatür de çizerse, durum tespiti savunmasını belki bir yanlış anlama var gerekçesine tevil edebiliriz.

Dağ başında anadan üryan ilkel bir hayat süren çıplak bir bayan..

Baro’dan ruhsatını yeni eline almış, ancak mini eteği ile, göğüs dekoltesi ile, giyinik mi soyunuk mu; pek anlaşılmayan bir avukat bayan.

İlkel hayat sürdüren çıplak bayan avukat kızımıza sesleniyor: “Benim gibi olmak için, o kadar okumana gerek yoktu kızım!”

Çizer mi böyle bir karikatür Ercan efendi?

Çizerse, sorun yok..

“Olaylara ideolojik bakmıyor. Sadece işini yapıyor” derim..

Ama çizmezse, -ki çizmeyeceği bugüne kadar binlerce karikatürde böyle bir “durum tespiti” yapmamış olmasından belli..- bize maval okumasın..

“Durum tespiti” hikayesi anlatmasın.

Besbelli, dindar insana hakaret ediyor..

Besbelli, tesettürlü insanları tahkir ediyor!

YENİ AKİT

 

YAZIYA YORUM KAT