Çıldırtan sessizlik

14.08.2010 00:42

Erhan Başyurt

Hantepe baskınının önceden istihbarat bilgisi olarak verildiği ve İnsansız Hava Araçları (İHA)'nın saldırı öncesi ve saldırı anında görüntü servisi yaptığı ortaya çıktı.

7 şehit verdiğimiz hain saldırıda 7 dakikalık mesafeden teröristleri etkisiz kılacak müdahale gelmediği görüntülerden apaçık anlaşılıyor.

Baskını yapan 7 terörist ellerini kollarını sallayıp olay yerinden kaçıyor.

Bu gerçekler, Batılı bir ülkede ortaya çıkarılsa sonuç ne olurdu?

Uzun yıllardır Brüksel'de görev yapan gazeteci Selçuk Gültaşlı dün bu sorunun cevabını köşesinde yayınladı.

Almanya'nın Afganistan'da görev yapan birliklerinin Kunduz'da sivilleri katlettikleri bilgisini kamuoyundan sakladıklarını, Bild gazetesi İHA görüntülerini yayınlayarak ortaya çıkarıyor.

Gültaşlı ardından yaşananları Zaman gazetesindeki yazısında şöyle özetliyor:

"Almanya'da kıyamet kopuyor. Saldırıda sadece Taliban militanlarının öldüğünü iddia eden yetkililerin Alman kamuoyunun desteğini kaybetmemek için sivil kayıpları örtbas ettiği anlaşılıyor. Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı Wolfgang Schneiderhan'ı görevden alıyor. Muhalefet 'siviller de bedel ödemeli' deyince Savunma Bakan Yardımcısı Peter Wichert de istifa ettiriliyor.

Genelkurmay Başkanı Schneiderhan'ın görevden alınmasını hazmedemeyen Tuğgeneral Henning Hars, savunma bakanına mektup yazıp bu tasarrufun sebebini soruyor. Karara "isyan" eden Tuğgeneral Hars, tabii ki mektubuna bir cevap alamıyor. Cevap, kendisini sorgulamaya gelen bir müsteşar ve savunma bürokratı şeklinde oluyor. Her iki yüksek memur da Savunma Bakanı Karl Theodor zu Guttenberg'e generali görevden alma tavsiyesinde bulunuyor. Kovulan Tuğgeneral Hars, tepkisini soran gazetecilere 'Görevim, resmi meselelerde bana susmamı söylüyor' karşılığını veriyor."

Garip bir şekilde Star gazetesinden Şamil Tayyar da dün köşesini Hantepe baskını konusundaki çıldırtan sessizliğe ayırdı.

O da Hantepe görüntüleri karşısında asker ve sivillerin sessizliğine isyan ediyor.

Sonra da Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün "Böyle bir şey yok. O videonun koordinatları başka yerden alınmış sonra servis edilmiş. Hiçbir basın mensubu böyle görüntüler elde edemez. Böyle şeylere inanmayın. Gönlünüz rahat olsun. Genelkurmay'a söyleyeyim bir açıklama daha yapsın" şeklindeki sözlerini hatırlatıyor.

Ardından da Bakan Gönül'e 3 soru yöneltiyor:

"Bu bilgiyi neden kamuoyuyla paylaşmıyorsunuz? Hadi siz sorumluluk sahibi değilsiniz, Genelkurmay neden sessiz?

Askeri savcılık, görüntülerin sızdığı adresi bulmak için 30 ayrı yere sabaha doğru neden baskın düzenledi?

Video koordinatları başka bir yerden alındıysa, o yer neresi?"

Bakanın ve yetkililerin sessizliği Tayyar'ı adeta isyan noktasına getirmiş.

Şehit aileleri ve kamuoyunun hislerini köşesine taşıyor ve Bakan'a işte böyle sesleniyor:

"Eğer, bu sorulara verilecek cevabınız yoksa bir de o görüntüler gerçek ve örtmeye çalışıyorsanız, yazıklar olsun.

Ama bu vebal, sizi asla iflah etmez, haberiniz olsun. Çünkü akan o kan, eli kınalı kuzucukların...

İnancım o ki, bu dünyada olmasa bile ahrette iki elleri yakanızda olur."

Biri Avrupa'nın başkenti Brüksel'de diğeri Türkiye'nin başkenti Ankara'da görev yapan iki gazetecinin hislerini paylaşmamak mümkün değil.

Sadece bir katkı olsun diye söyleyeyim.

Batman'daki baskını yiyen aynı zamanda Balyoz sanığı olan generale "terfi gibi tayin" yapıldı. O general ki, "Çukurca'da 6 erimizin PKK değil TSK mayını nedeniyle öldüğünü" sakladığı da, ses kayıtlarıyla ortaya çıkmıştı.

Hantepe baskınının olduğu bölgedeki İHA'ların sevk ve idaresi de, "Heronları düşürelim" şeklindeki ihanet konuşmasında adı geçen bir generale teslim edildi.

Bilginiz olsun, bütün bu terfi gibi atamaların altında Bakan Bey'in de onayı var...

BUGÜN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim