Çıkmaz Sokak'taki Albay

30.01.2009 18:12

Tamer Korkmaz

Böyle giderse, eski Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz'ün geçen yaz Bursa'daki mahkemede aniden yitirdiği hafızasına kavuşmak zorunda kalabileceğini söyleyebiliriz.

Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi, aralarında Albay Öz'ün de bulunduğu “sekiz sanık hakkında görev ihmal suçundan ikişer yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldığını” hatırlattığı gerekçeli kararında bakınız ne diyor:

“-Sanıkların Hrant Dink'in öldürülmesi hususunda aylar önce istihbarat aldıkları anlaşılmıştır. Bu istihbaratın diğer birimlerle paylaşılarak öldürme olayının meydana gelmemesi için gerekli işlemleri yapmaları gerekirken istihbaratın gereğinin yapılmadığı görülmüştür.

*

Öldürme olayı meydana geldiğinde ise daha önce alınmış bulunan istihbaratın hiç alınmamış gibi gösterildiği, istihbaratı veren kişiye baskı yapılarak gerçeğe aykırı raporlar tutulduğu belirlenmiştir.

*

Hiç istihbarat alınmamış gibi gerçeğe aykırı olarak yeniden belge düzenleyen sanıklar sadece görevlerini ihmal etmemişler, ayrıca görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmişlerdir…”

*

Gerekçeli karardaki bu satırlar Albay Ali Öz'ün delilleri kararttığını gösteriyor.

*

Dink Suikastı'nı araştıran mülkiye müfettişlerine ifade veren Trabzon İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli yüzbaşı Hüsamettin Polat “tutanakların Albay Ali Öz'ün emriyle değiştirildiğini” söylemişti:

Ogün Samast'ın yakalanmasından sonra hafta başındaki brifingde Albay Öz, kendilerine haber elemanlığı yapan Coşkun İğci'nin (Yasin Hayal'in eniştesi) sağda solda konuşmamasının sağlanması için istihbarat şube müdürü ve elemanlarına emir veriyor.

Yüzbaşı Polat ifadesinde Öz'ün çalışmalarında çok hassas olduğunu örnekleyerek anlatırken, buradan yola çıkarak Albay'ın Dink Suikastı'ndaki kayıtsızlığının kesinlikle ihmal veya istihbaratın önemsenmemesi ile izah edilemeyeceğini vurguluyor!

Polat, bir gün Albay Öz'ün odasına girdiğinde komutanının karşısındaki şahsa “İğci sıkıysa mahkemede konuşsun, başına neler geleceğini görür” dediğinden de söz ediyor.

*

Vatan'ın dünkü sürmanşetinde ise Dink Cinayeti'ni araştıran Başbakanlık müfettişlerinin Albay'a sorduğu çok ilginç bir soru öne çıkarılmıştı:

“-Dink Suikastı'nda kullanılan silahın Ardeşen el yapımı olduğunu, Ogün Samast yakalanmadan bir buçuk saat önce nereden biliyordunuz?”

Komiser Columbo'vari bu soruya cevap verememiş, Albay!

*

Müfettişlerin elindeki belgeye göre, Trabzon Jandarma Komutanlığı Dink Suikastı'ndan bir gün sonra üst makamlara “Yasin Hayal, Ardeşen el yapımı bir silah temin etti ve Samast cinayeti bu silahla işledi” bilgisini geçmiş…

20 Ocak günü (2007) o bilgiyi içeren rapor saat 21.32'de geçilmiş…

Ogün Samast, Samsun Otogarı'nda saat 23.00'de yakalanmıştı.

*

Başbakanlık Teftiş Kurulu raporu, Hrant Dink Cinayeti'nde Jandarma'nın ve Emniyet'in “ağır ihmalleri”ni saptamıştı.

Olayın arka planıyla ilgili çarpıcı gelişmeler birbirini izliyor.

Gelen istihbaratların suikastı önlemek üzere (ısrarla) kullanılmamış olması; konunun “ihmal”in çok ötesinde 'derin' bir mahiyeti bulunduğunu gösteriyor.

Bütün bu gelişmeler, Dink Suikastı'nda “magma tabakası”na ulaşabilmek için hayati önemdedir.

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim