Çıkış Yolu, Sağ Kemalist Restorasyon mu?

19.06.2014 09:06
Çıkış Yolu, Sağ Kemalist Restorasyon mu?
Kenan Alpay, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun CHP ve MHP tarafından Cumhurbaşkanlığı için aday gösterilmesini değerlendiriyor:

Çankaya savaşı için CHP ve MHP’nin başını çektiği ulusolcu cephenin 2014 model bir Truva Atı olarak sahaya Ekmeleddin İhsanoğlu’nu sürmesi elbette ki siyasal-toplumsal analizler adına pek çok hikmetler taşıyor olmalı. Her ne kadar ‘Çankaya savaşı için’ ifadesini kullanmış olsak da İhsanoğlu’nun profili aslında statükonun toplumsal-siyasal değişim dalgasını engellemek adına hangi türden dalga kıranlar inşa etmeye koyulduğunu göstermektedir.

Her şeyden önce CHP-MHP gibi laik-Kemalist siyasal merkezlerin ‘çatı aday’a yüklemiş oldukları anlam ve onun üzerinden elde etmeyi umdukları toplumsal destek en temelde resmi ideolojik krizin göstergesidir. Evet, bu aday gösterme süreci ne kadar inkâr edilse de resmi ideolojik krizin öyle kolay kolay üstesinden gelemeyeceği trajikomik bir siyasal iltica hikâyesidir.

Kültürel Din ve Seküler Yaşam

CHP ve MHP’nin partiler-üstü bir aday arayışına sürükleyen şey basit bir biçimde her iki partide yaşanan siyaset üretememe veya kifayetsiz liderlik sorunuyla izah edilemeyecek kadar derin ve kronik bir soruna işaret etmektedir. Çünkü bu iki parti de etraflarında toplayı beraber hareket etmeye teşvik ettikleri partiler hatta sendika, oda, baro, stk, akademi vs. en acil sorun olarak mevcut değişim-dönüşüm sürecini durdurmaya endekslenmiş durumda. Bir öneri, teklif veya projeden bahsetmek neredeyse imkânsız. Hemen her siyasal söylem ve duruş ‘no, no, no’dan ibaret.

Ekmeleddin İhsanoğlu’ndan bir ümit devşirmeye, Başbakan Erdoğan’ın önünü alacak bir ‘lider’ üretmeye çalışmanın bizatihi kendisi iflas bayrağının çekilmesi değil midir? Ancak ulusolcu cephe açısından Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı aday olarak kamuoyuna lanse edilmesini yine de bir ‘başarı’ olarak görmek mümkündür. En az yıpranmış ve bundan sonra da en az yıpratılabilecek bir aday olduğu hususunda ağırlıklı bir kanaat ouşmuş durumda. Ancak diğer taraftan kamuoyu nezdinde bir o kadar da parlatılmaya, şişirilmeye namüsait bir aday olduğunu da hatırlatmak gerek.

Hem Kahire’de doğup büyümüş olmasından hem de el Ezher mezunu olmasından ötürü, İRCİCA ve İKÖ deneyimleri de nazara verilerek İslami kültüre vakıf fakat aynı zamanda laik-seküler yaşam tarzını temsil eden, Atatürk’e bağlı bir ‘ortak payda’nın bütün bir toplumu kucaklayacağı umuluyor. Bu haliyle 2000’lerde uluslararası tecrübenin sol-Kemalist temsilcisi olarak siyasete musallat edilen Kemal Derviş’in şimdilerdeki sağ-Kemalist versiyonu gibi duruyor.  

Yazının Devamı...

Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim