Cihaner'i Aday Yapan 'Görünmez El'

25.04.2011 23:45
Cihaneri Aday Yapan Görünmez El
Cihaner'in son dakikada CHP'den aday yapılması için dayatmada bulunan güç, yarın bir gün CHP'de başka operasyonlara girişirse ne olacak?..

Adem Yavuz Arslan/ Bugün

Cihaner olayı ve organize işler

İrtica ile Mücadele Eylem Planı'ndan yargılanan Dursun Çiçek literatüre bir kavram katmıştı.

Yargılandığı adliye önünde, gazetecilere görünecek şekilde yürümüş, ısrarlı sorulara cevap vermese de 'fotoğraf vermişti.'

Kurmay bir isim olan Çiçek'in bu hareketi ilgili mercilerce, 'Konuşturmayın beni!' olarak alınmıştı. Sonrasında Çiçek'i kurtarmak için kapsamlı bir operasyon başlamıştı.

Şimdi tarih tekerrür ediyor gibi.

Bu kez Dursun Çiçek değil, bir başka Ergenekon sanığı İlhan Cihaner bir yerlere mesaj yolladı ki bir anda YSK-CHP işbirliği ile 'Cihaner'i kurtarma operasyonu' hayata geçti.

Bu konuya döneceğiz.

Ama önce Kılıçdaroğlu'nun seçim mitinglerine dair bir not düşelim.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu dün Samsun mitingiyle startı verdi. 12 Haziran seçimlerine kadar 81 miting yapacak olan Kılıçdaroğlu son mitingini de İzmir'de yapacak.

Bu tercihi anlamak için çok düşünmeye gerek yok: "Ülke işgal altında, Samsun'dan başlatılan kurtuluş harekâtı ve İzmir'den düşmanı denize dökme."

Bu durumda "Düşman kim, kimi kimden kurtarıyorsunuz?" sorusu akıllara geliyor!

Gerçi Kılıçdaroğlu "Eğer Mustafa Kemal 19 Mayıs'ta buradan yola çıkmışsa bir bildiği vardı" diyerek kendine başka bir misyon da biçmiş oldu.

Fakat, Sezar'ın hakkı Sezar'a prensibi gereği Kılıçdaroğlu'nu takdir etmek lazım. Çünkü devrik genel başkan Deniz Baykal son 6 seçimde Samsun'da miting yapamamıştı.

Bu köşenin okurları Kılıçdaroğlu'nun çok dolaşmasını, Anadolu'nun her yerine gitmesini takdir ettiğimi bilirler. Çünkü siyasette yakın temas önemlidir ve Başbakan Erdoğan'ın en büyük kozu sürekli halkla iç içe olması, iletişim kanallarının açık olması.

Kılıçdaroğlu'nun bu özelliğini takdir etmekle birlikte politik tercihlerini ve kendi içinde çelişkili denebilecek tavırlarını da eleştirdik.

Yine eleştirmeye devam ediyoruz.

Nasıl gerçekleştirileceği tartışmalı birçok vaadi var. Popülizme kayan söylemleri var. Sonuçta bu da bir siyaset tarzı ve seçmeni ikna edebildiğiniz sürece sorun yok.

Fakat CHP'nin Ergenekon adayları ile ilgili gelişmelerde sanki 'görünmez bir el' parti yönetiminin de iradesine ipotek koyuyor.

Mehmet Haberal, Sinan Aygün ve Mustafa Balbay olayı bir yana Ergenekon sanıklarından İlhan Cihaner'in son dakikada aday yapılması tam bir mühendislik eseri gibi duruyor.

Kemal Kılıçdaroğlu her sorulduğunda bakarız ederiz türü genel geçer cevaplar vermiş, YSK'ya teslim edilen aday listelerine de İlhan Cihaner'i almamıştı.

Ancak sonradan bir dizi tuhaflıklar oldu. Önce organize itirazlar yapıldı YSK'ya. YSK jet hızıyla toplandı, başvuruları kabul etti, CHP'ye uyarıyı yaptı, parti yönetimi de 'tabandan gelen talep üzerine!' Cihaner'i aday yaptı.

Sürecin detayları ortaya çıktıkça görüyoruz ki olay hiç de anlatıldığı gibi 'taban talebi' filan değil. Öncelikle Denizli teşkilatının Cihaner'den haberi bile yok. Kaldı ki Cihaner'in de Denizli'yle irtibatı gelip geçerken yediği alabalıkların ötesinde değil.

İddiaya göre Cihaner'i listede göremeyen YSK yönetimi, hemen devreye girip CHP'ye 'Denizli'de kontenjan adayı gösterin' uyarısı yapıyor. Oysa geçmiş kararları ve teamüllere göre YSK'nın böyle bir şey yapmaması gerekiyordu.

Fakat Cihaner çok önemli bir şahıs olduğu için her şey bir kenara bırakıldı. CHP bu durumda listede 2. sırada yer alan Melike Basmacı Kayhan'ı aday gösterdi. Fakat YSK bu adayı reddetti. Ayrıca kritik bir müdahale ile Cihaner'e sorun çıkartabilecek tüm adayları ekarte edecek bir karar aldı. Bu karara göre ön seçime katılan hiçbir aday kontenjan adayı olamayacaktı.

Bunun anlamı şu, 'Ey CHP yönetimi, Denizli dışından bir aday göstereceksiniz.'

CHP yönetimi ise bu esnada mail ve telefon yağmuruna tutuldu. Normal şartlarda hiçbir siyasi parti yönetimi mail ve telefon trafiği ile 'Taban baskısı büyük aday göstermek zorundayız' demez ama CHP 'O zaman adayımız Cihaner' dedi. Oysa aynı Cihaner için CHP Parti Peclisi toplantısında olumsuz görüş bildirilmişti.

Peki Cihaner neden bu kadar önemli?

Bu konuda kulislerde muhtelif senaryolar var. Bu tercihin altında Cihaner'in Erzincan'daki yürüttüğü operasyonların etkili olduğu konuşuluyor. Hatta o operasyonların başlaması için yapılan telkinler, destekler ve 'eylem planları'nın bu süreçten ayrı tutulamayacağı da kulislerde kendine yer buluyor.

Yani Cihaner'in son dakikada CHP'den aday yapılması siyasi getirisinden çok başka trafiklerin sonucu demek abartı olmaz. Ancak bu noktada bir başka soru da doğal olarak akıllara geliyor: Dayatmada bulunan güç, yarın bir gün CHP'de başka operasyonlara girişirse ne olacak?

BUGÜN

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim