CHP’nin yeni söylemi ne ki?

04.12.2008 10:54

Ali İhsan Karahasanoğlu

CHP’nin çarşaf açılımına eleştiri getirmemiz ne derece doğru?
Veya soruyu şöyle soralım: “Bugüne kadar yasakçı bir politika izleyen parti, yanlıştan döndü ise, bunu yüzüne vurmak mı gerekir?”
Veya şöyle de sormak mümkün: “Daha önceki söylemlerini ortaya koyup, şimdiki söylemlerinin samimiyetsiz olduğunu ileri sürmek çözüme ne katkı getirir?”
Soruyu nasıl sorarsanız sorunuz, hepsi gelip, “CHP’nin yeni söylemi ne ki?” sorusunda düğümleniyor..
Evet, CHP’nin yeni dönemde, başörtü ve çarşafa bakışı, ne acaba?
Şu ana kadarki görüntü, “Çarşaflılar ve başörtülüler de bize oy verebilirler” ile sınırlı.
İyi de, daha önce CHP’nin, “Çarşaflılar ve başörtülülerin verecekleri oyları biz kabul etmiyoruz.Sandıklarda inceleme yapılsın. Çarşaflılardan bize oy geldiği tesbit edilirse, bu oyların geçersiz sayılmasına karar verilsin” diye bir talebi sözkonusu değil ki!
Daha önce de, çarşaflı birçok insanın CHP’ye oy verdiği bir gerçek! Özellikle Trakya bölgesinde, örfi olarak çarşaflı vatandaşlarımızın belli bir yoğunlukta olduğu herkesin malumu. Aynı bölgede, CHP’nin tartışılmaz oy oranı yüksekliği de biliniyor.
O halde, çarşaflıların daha önceleri CHP’ye oy vermediklerini söylemek sözkonusu değildir.
Türban veya başörtü, ne derseniz deyiniz, başı kapalıların tamamının da CHP dışındaki partileri tercih ettiğini ileri sürmek mümkün değil.
Oranı düşük de olsa, başı örtülülerin bir kısmının da CHP’ye oy verdiği, tartışmasız bir gerçek!
Düne kadar, çarşaflılar ve başı kapalıların bir kısmının da CHP’ye oy verdiği konusu kesin ise, gelelim, CHP’nin yeni söyleminin ne manaya geldiğine..
Bence şu an için, CHP’nin yeni söyleminin hiçbir anlamı yok.
Yeni söylem diye ortada bir şey yok zaten.
Kendileri de bunu, “Yeni açılım sözkonusu değildir” diye itiraf ediyorlar.. Ama aynı zamanda, el altından, yeni bir söylem geliştirilmiş gibi, bir propaganda yaptırıyorlar..
Benim için önemli olan şu..
Basit bakalım konuya..
CHP’nin sözcülerinden hiçbirisi, bugün “Üniversiteye, başörtülüler de girebilirler” diyor mu?
Hayır..
Kem ediyorlar, küm ediyorlar.. Lafı alıp Bağdat’a götürüp, oradan Roma’ya, sonra Moskova’ya götürüyorlar da, bir kelime ile verecekleri cevabı, vermiyorlar/veremiyorlar!
O halde “Garp cephesinde değişen bir şey yok” diyebiliriz!
Dün ne ise, bugün de aynı kafadalar.
Sadece; pratik bir anlamı olmayan, anlatım tarzı değişiklikleri var.
“Tek parti” tanımlaması yapıyorlar, “kılık kıyafet dayatması” diyorlar, “kıyafetine mi bakıp alacağız” diyorlar.
Diyorlar da, bunların hepsini, sokaklar için söylüyorlar.. Vatandaşların, CHP’ye oy vermelerinde, kıyafetlerinin bir engel taşımadığını hatırlatmak için söylüyorlar..
Kısacası, kendi ceplerine girecek olanlar için bu tartışmayı yapıyorlar!
Ceplerinden bir şey çıkmasını, hiç gündeme bile getirmiyorlar. Aslında ceplerinden bir şey çıkacak da değil ama, yine de, mağdurların elde edecekleri haklar açısından, tartışmanın kenarına bile yanaşmıyorlar!
Velhasıl, CHP’de her şey, “eski tas eski hamam” durumunda..
Ama beklenti şu..
“Sokakta kimsenin kıyafetine karışmıyoruz” söylemi ile, sanki başörtülülerin mağduriyetlerinin giderileceği sözü veriliyormuş gibi bir hava estirmeye çalışıyorlar..
Böylece, önümüzdeki seçimlerde, iflasın ilanını bir müddet daha geciktirmenin yollarını arıyorlar!
Oysa, olay çok basit.
Hiç lafı eğip bükmeye gerek yok.
Açık açık; “Başörtü yasağının, bugüne kadarki uygulamasından, özellikle üniversiteler için topluma bir fayda gelmediği görülmüştür. Sen yaptın, ben yaptım kavgasına girmeyelim. Bu konuda tüm partiler ortak tavırlarını açıklayarak, bu sorunun çözümüne katkıda bulunmalıdırlar. Verilecek Anayasa değişikliği teklifine, biz hem imza atacağız, hem de Anayasa Mahkemesi’ne gitmeyerek, yeni tavrımızı ortaya koyacağız!” dersiniz, biter iş.
O zaman, hiç kimsenin de, “CHP, yasağın sürmesi için Anayasa Mahkemesi’ne bile gitmişti. Şimdiki söylemleri samimi olamaz” türünden bir eleştiri yapmaya hakkı olamaz.
“Dün öyle idi, böyle idi. Olan olmuş... Olmaması daha iyiydi tabii ki.. Ama mağduriyetlerin, en azından şu andan sonra devam etmemesi için somut bir adım atana, geçmişini hatırlatarak ne elde edebilirsiniz ki?” der, tartışmayı bitirirdik.
2008 Şubat ayında, AKParti ve MHPmilletvekilleri ile yapılan değişiklik, şimdi CHPmilletvekillerinin de katılımı ile yapılır, bu sorun da en azından üniversitelerde bitmiş olurdu.
Eğer bu konuyu istismar edenler var ise, onlar da ellerinden istismar malzemesini kaçırmış olurlardı..
Olay bu kadar basitti.
Ama tartışmalar önünüzde işte.
Her şey söyleniyor, her şey konuşuluyor ama, olayın somut çözüm noktasında atılacak adımlarla ilgili, tek kelime edilmiyor.
Bana ne kardeşim, Kızılay’da kıyafet kontrolü yapıldığı tek parti döneminin eleştirisinden.
Sen bugün, üniversite kapısındaki kıyafet kontrolünden bahsetsene..
Gerçekleri öğrenmek için, geçmiş yıllardaki örnekleri inceleyebiliriz. Ama, şu an çözüm noktasında, o olayların bize vereceği ne var ki?
“Yasak kalktı” denilerek getirilecek bu kadar basit bir çözümü bile, bu kadar karmaşık hale sokmanın ne manası var?

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim