1. YAZARLAR

  2. Ergun Babahan

  3. CHP’nin sorunu seçmeni
Ergun Babahan

Ergun Babahan

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP’nin sorunu seçmeni

A+A-

Cumhuriyet Halk Partisi, çok partili yaşama geçtikten sonra da kendini kırmızı çizgilerle kuşattı.

Muhafazakar yaşam biçimine irtica, Kürtler’in hak talebine bölücülük gözlüğüyle baktı.

Hala da öyle bakıyor.

Onun içindir ki, kendisinden beklenen iktidar alternatifi olma şansını bulamıyor.

Nasıl bulsun ki...

Toplumun ağırlıklı kesimini oluşturan muhafazakarlarla da, Kürtlerle de kavgalı.

Böyle olunca kendini yüzde 30’luk geleneksel sol-devletçi oy bandına hapsediyor.

Bunu değiştirmek de kolay değil.

Çünkü CHP bir yandan seçmenini biçimlendirirken, kendi de seçmeni tarafından biçimleniyor.

Türklük, laiklik, üniter devlet konusunda yaygın korkuları olan, bu yolda en hafif yumuşamayı sapma olarak gören bir seçmen kitlesi bu.

Milliyet ve Vatan gazetelerinin tirajlarında son dönemde yaşanan dramatik tiraj düşüşleri de bunun göstergesi.

İktdara karşı keskin laikçi bir muhalefet çizgisi görmeyen okur, gazete patronajı ve yönetimini hainlik veya satılmışlıkla yaftalıyor ve gazetesini terk ediyor.

Gazeteler keskin, uzlaşmaz bir okur yetiştirmenin bedelini ödüyor.

Bu açıdan CHP’nin durumu da farklı değil.

Klasik devletçi çizgiden en küçük sapma ihanet olarak algılanıp çekirdek seçmeni kayıpla sonuçlanabilir.

Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olma sözkonusu yani.

Geçen akşam Kanal 24’te, Milliyet’in Ankara Temsilcisi Fikret Bila, bugün CHP Genel Başkanlığı’na seçilmesi beklenen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Baykal çizgisinden sapmayacağını söyledi.

Tek farkın fabrikalar, varoşlar, tarlalarda daha fazla aktivite, yolsuzluk vurgusu yüksek bir muhalefet anlayışı olacağını söyledi.

Yılların deneyimli bir gazetecisi olan ve CHP’yi yakından izleyen ve bilen Bila, bir tahminde bulunmuyordu.

Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmelerin sonucunu aktarıyordu.

Bila, Kılıçdaroğlu’nun Kürt meselesine ekonomik ağırlıklı olarak baktığını ve bölgede kalkınmanın hızlanmasıyla sorunun çözüme kavuşacağına inandığını aktardı.

Gerçekten de Kılıçdaroğlu bölgeye böyle bakıyor ve bakmaya devam edecekse, CHP bölgede yokları oynamaya devam eder.

Güneydoğu’ya gidip gelen, insanlarla temas kuran herkes, bölgede ekonomik kalkınma veya işsizlik sıkıntısını aşan bir etnik kimlik meselesi olduğunu görür.

Anadilde eğitim, yerinden yönetim imkanlarının genişletilmesi, anayasada Kürtler’in taleplerine uygun değişikliklerin gündeme getirilmesi sözkonusu değilse, CHP bölgede varlık gösteremez.

İstanbul seçimleri sırasında birazcık muhafazakar açılım gerçekleştiren Kılıçdaroğlu-Tekin ikilisinin, bu nedenle Güneydoğu sorununu BDP ile ittifak yoluyla çözmeyi deneyeceklerini düşünüyorum.

BDP ile ittifaka niye ahlaksız bir teklif diye bakıldığını da anlamıyorum.

Türkiye’nin legal bir partisi ve baraj sıkıntısını aşmak için ittifak arayışı içinde.

Seçim ittifakı, Katolik nikahı gibi bir birliktelik de değil.

Seçimden sonra sona erer.

BDP bunu kendi tabanına anlatmakta sıkıntı çekmez.

CHP de ‘’Laikliği korumak’’ için derse, eli rahatlar belki.

Bekleyip görelim.

STAR

YAZIYA YORUM KAT