CHP’nin listesi

14.04.2011 13:10

Erol Katırcıoğlu

Listelerden sonra önümüzdeki dönemin nasıl bir siyasi görünüm kazanacağı bütün medyanın konusu. Listelere adı yazılmış insanların geçmiş siyasi kariyerlerinden ya da temsil ettikleri çevrelerden giderek konuklarına soruyorlar önümüzdeki dönemde siyaset nasıl bir hal alacak diye.

Doğrusu içimize o kadar sindirmişiz ki bu tuhaf demokrasiyi. Kimsenin seçim oldu da bu insanlar milletvekili oldular mı diye sormak aklına bile gelmiyor. Çünkü herkes biliyor ki bizde işler böyle olur ve aslında partilerin liderleri bizim adımıza seçim yaparak bizler için en uygun vekilleri de tayin ederler.

Siz bakmayın Erdoğan’ın Avrupa’da gerine gerine bizde demokrasi var ve bizim demokrasimiz sizinkinden aşağı değil diye dayılanmasına. Bizdeki demokrasinin bir “orta oyunu” olduğunu zaten dünya âlem biliyor. Onun için yüzde 10 barajıyla ilgili cevabı çok zayıftı Erdoğan’ın. Sanki bu ülkede “Halkımız böyle istiyor da ondan” diyebilecek bir durum varmış gibi sorunun cevabına halkı yerleştirmekle inandırıcı olabileceğini düşünüyor anlaşılan. Sanki bu mümkünmüş gibi.

Uzatmayalım, “Bizde seçim böyle olur çelebi!” diyerek geçelim.

Tabii bir de bu seçimlerde “Yenilendik!” diyerek afra tafra dolaşan bir CHP’nin iyicene yönünü şaşırmışlığı var. İnsanın, bu“Kılıçdaroğlu projesi“nin, öyle böyle değil sahiden bir “derin devlet” işi olduğuna inanası geliyor. Eğer gerçekten de Baykal ve ekibini tasfiye eden el, yerlerine sahiden “sol” ve “demokrat” adaylar koysaydı neyse. O zaman sahiden bir yenileşme hamlesi kurgusuna inanmak mümkün olabilirdi.

Ne gezer!

Aşağı yukarı “sağ”la ilişkili ki bu sağ siyaset gelenekleri içinde yer almış siyasetçiler anlamına kullanıyorum bu ifadeyi, yani ANAP’ından MHP’sine, DYP’sine 20’ye yakın (belki de daha fazla) insan var CHP’nin listesinde. Hadi diyelim herkes değişir onlar da değişmiştir vs. Ama durum bence bu değil. Onlar hala “sağcılar“ ve bu işi dizayn eden el‘in onların isimleriyle sağ seçmenin oylarını alacağını hedeflediği belli..

Ama bu listelerde benim gözüme takılan ve acıtan gerçek Alevilerin üstünün tümden çizilmesidir. Alevi ve Bektaşi Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Balkız’ın, Pirsultan Derneği Başkanı Fevzi Gümüş’ün listelere girememesini ve Necati Yılmaz’ın Ankara’dan 11. sıraya konmuş olmasını nasıl açıklamak gerekir dersiniz? Tabii bu soruyu, kendinin bir Alevi olduğunu dahi söyleyemeyen bir kişiden Alevi kimliğini sahiplenip, Alevi sorunu denen sorunu çözebileceğine umarak CHP’ye yönelmiş Alevi kesimleri cevaplamalı bence.

Özetle, Kılçdaroğlu’nun listesi, Baykal ekibini tasfiye ederken, sayıları oldukça az olan ve daha çok “endişeli modernler“ olarak adlandırılan ve CHP’nin yenilenebileceği umudunu yitirmemiş kadrolarla, daha yaşlı ve daha tecrübeli (devleti bilmek anlamında) Kemalist ve sağcı kadroları karşı karşıya bırakan bir liste. Bu nedenle de bu durumu ilerideki olası bir çatlamanın da tohumu olarak okumak mümkün.

Bu ülkenin solu, ülkedeki eşitsizliklere, adaletsizliklere ve özgürsüzlüklere karşı duran bir sol olmalı. Bu nedenle de söylemi de eylemi de bu durumlara muhatap olan kesimlere yönelmeli. Ama şimdiye dek CHP’nin bu taraklarda hiç bezi olmadı ve anlaşılan gelecekte de olmayacak. Bu liste bana bunu söylüyor.

CHP’den umutlanan, ondan bir “sol parti“ olmayı bekleyen kesimler ne düşünür bilmiyorum ama ben bu listedeki kadronun sola yelken açacak bir kadro olmadığını ve bu haliyle hiç bir zaman da olamayacağını, olsa olsa “eskinin”, olsa olsa “milliyetçiliğin”, olsa olsa “vesayet rejiminin” payandası olacak bir kadro olacağını düşünüyorum.

Tabii bir de iç gerilime dayanamayıp ortasından çatlayabileceğini...

erolkatircioglu@gmail.com

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim