1. YAZARLAR

  2. Fehmi Koru

  3. CHP'nin çarşafla imtihanı
Fehmi Koru

Fehmi Koru

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP'nin çarşafla imtihanı

A+A-

Çarşaflı kadınları partisine üye yapıp yakalarına altı oklu parti rozetini takan CHP lideri Deniz Baykal, bu tavrını savunmaya devam ediyor. Bir meslektaşımız, Baykal'ın kendisine “Biz insanların giyim kuşamıyla ilgili değiliz; taşıdıkları değerlerle, savundukları ilkelerle ilgiliyiz” dediğini yazdı. Dün de grup toplantısında son katılımlarda ortaya çıkan tabloyu ilginç argümanlarla savundu CHP lideri...

Baykal'ın partisine getirdiği bu yeni açılıma nasıl bakmak gerekiyor?

Zaman zaman evinde verdiği yemeklerde Baykal'ı ağırlayacak denli CHP'ye yakın bilinen Hürriyet yazarı Bekir Coşkun'un hiç hoşuna gitmemiş bu açılım... Konuyu işlediği yazısından, çok karmaşık üslubuna rağmen anlayabildiğimiz, Hürriyet yazarının CHP ve liderine 'kayıp vaka' gözüyle bakmaya başladığı... Parti örgütünde de tartışmalara yol açmış Baykal'ın başlattığı yeni açılım...

Partisi içinden ve yakınlarından gelen bu eleştirilere Deniz Baykal'ın nasıl bir tepki vereceğini bilmiyorum.

Bu yeni gelişme, düne kadar 'başörtüsü'ne 'yasadışı bir siyasal simge' diye bakanların, hele 'çarşaflı kadın' görünce cin çarpmışa dönenlerin temel varsayımlarını yok ediyor; ancak “Demek ki, kadında başörtüsü tek bir partiyle veya görüşle ilintilendirilemeyecek eski bir geleneğin yansımasıymış, siyasal bir simge değilmiş” diye sevinmeleri gereken bir gelişme bu...

Tabii, bu gerçeği aslında bildikleri halde 'başörtüsü yasağı'nın devamını isteyen birer sahtekâr değillerse...

Üniversite ve yüksek okullarda başörtüsü yasağı uygulanmasının sebebi olan Anayasa Mahkemesi'nin 1989, 1991 ve 2008 kararları okunduğunda görülecektir: Yasağın sürdürülmesine gerekçe olarak kullanılan gerekçelerin neredeyse bütünü, 'başörtüsü' veya 'türban' diye adlandırılan kadın giysisinin 'siyasal simge' sayılması üzerine oturuyor. Yargıçlar uzun uzadıya bunun neden masum bir geleneksel baş örtme biçimi olamayacağını anlatıp duruyorlar. Birkaç yerde, “Serbest bırakılırsa üniversiteye çarşafla gelen çıkar” da deniliyor.

CHP lideri ise 'çarşaf' giyeni bile partisine kabul ediyor...

Baykal'ın çarşaf da dahil başını bir biçimde örten kadınların bu davranışlarının tek bir siyasi görüşle ilgisi olmadığını ilân etmesi, dahası bu giysinin 'geleneksel' olduğunu söylemesi, sürdürülen yasağın üzerine oturduğu temeli sarsacak cinsten bir yeni yaklaşım...

Yeni, ama doğru bir yaklaşım...

CHP'nin kendisini yüzde 20'lerden yukarı çıkmayan dar bir kulvara hapsetmesi siyasi mantığa aykırı bir durum. Toplumla ilgili bütün araştırmalar 'katı lâiklik' veya 'lâikçilik' denilebilecek anlayışa kendilerini yakın bulan insanların oranının yüzde 20'lerde kaldığına işaret ediyor. Türk halkının lâiklik ilkesiyle -bazılarının sandığı gibi- büyük bir sorunu yok; ancak sorularla deşildiğinde aynı insanların ilkenin katı yorumuyla sorunu olduğu da meydanda.

Uçlardan hoşlanmayan bir toplum bizimki ve her katı anlayışla arasına derhal mesafe koyuyor. Tayyip Erdoğan ve arkadaşları kendilerini bir başka yüzde 20'lik kulvara hapseden siyaset anlayışlarının aşırı görünen yönlerini törpüleyince nasıl yüzde 70'lik bir geniş alandan oy alabilir hale gelebilmişlerse, Deniz Baykal ve yeni açılımına destek veren kadrosu da 'katı lâik' anlayışlarını törpüleyebilirse benzer bir rahatlığa kavuşabilir.

Tabii, bu açılımı birkaç çarşaflı katılım fotoğrafıyla sınırlı tutmaz ve toplumu rahatlatacak türden jestlere başvuracak cesareti gösterebilirlerse...

Gösterebilirler mi? Gerçekten o kadar cesurlar mı? CHP için imtihan şimdi başlıyor.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT