1. YAZARLAR

  2. Mustafa Ünal

  3. CHP'de hesaplaşma günü
Mustafa Ünal

Mustafa Ünal

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP'de hesaplaşma günü

A+A-

CHP'yi yönetmek Türkiye'yi yönetmekten daha zor... Nereden mi çıkardım? Baksanıza sürekli tartışma, sürekli kavga. Vaktiyle Bülent Ecevit parti içi gruplaşmalardan çok çekti. Deniz Baykal belirli aralıklarla ekibini yenileyerek yoluna ancak devam edebildi. Şimdi de Kemal Kılıçdaroğlu zorda.

Kemal Bey daha yeni olmasına rağmen parti içi sorunlarla boğuşmak zorunda kaldı. Balayı sıra sürdü. Kılıçdaroğlu-Sav koalisyonundan çatırtılar geliyor.

Bugün rüzgârı arkasına aldığı o olağanüstü kurultayda seçici davranmamanın bedelini ödüyor. O zaman genel başkan koltuğuna oturmayı yeterli gördü. Oysa parti yönetimi en az genel başkanlık kadar önemliydi, otoritesini kurması için kaçınılmazdı.

Eğer kongrede kendine göre yapı oluştursaydı bugün bu kadar başı ağrımazdı. Kılıçdaroğlu'nun hem partiyi yönetmekte hem de siyaset üretmekte güçlük çektiği sır değil. Bu gerçek uzaktan bakınca bile kolaylıkla görülebiliyor. Resepsiyon tartışmaları sırasında yaşadık; bir Meclis yöneticisi Cumhurbaşkanı ile ilişkilerini bloke edebildi.

CHP'de krizin adı; tüzük... Yargıtay Başsavcısı yeni tüzüğün uygulanması için partiyi birkaç kez uyardı. CHP önce duymazlıktan geldi, ikazı önemsemedi. Uyarı tekrarlanınca Kılıçdaroğlu'nun başka seçeneği kalmadı, olaya el koydu. Önceki gün MYK'da uzun uzun tartışıldı. Kılıçdaroğlu parti yönetimini yeni tüzüğe göre yapılandıracağını söyledi.

Bunun anlamı açık; genel başkan yardımcısı sayısı azaltılacak... 21'den 14'e düşecek. Dışarıya sızan haberlere göre mevcut isimleri de değiştireceğini hissettirdi. Yeni tüzüğün uygulanması genel sekreterin yetkilerini budayacak. Daha somut anlatımla partinin güçlü ismi Önder Sav pasifize edilecek.

CHP'de genel sekreterlik, komünist partilerin olağanüstü yetkileriyle donanmış kudretli halini çağrıştırıyordu. CHP kurultayı 2008'de bu makamı normalleştirmek için karar aldı. Yargıtay Başsavcısı'nın 'uygulayın' dediği tüzük değişikliği işte bu. CHP tüzük sarmalından nasıl kurtulacak?

Parti ikiye ayrıldı... Bir grup yeni tüzüğün hemen uygulanmasını istiyor. Diğer grup ise tüzük krizini kurultayın çözmesinden yana. Kurultay isteyenler de iki parça... Önder Sav ve arkadaşları sadece tüzük gündemli kurultay talebini seslendirirken buna karşılık Deniz Baykal ve ona yakın isimler parti yönetiminin yeniden belirleneceği seçimli kurultay taraftarı...

Baykal açıkça söyledi; 'Benim arkadaşlara tavsiyem yeni tüzüğü kurultay yoluyla yürürlüğe koyun. Kurultayı toplamak zorundayız' dedi. Baykal'ın hedefinde Önder Sav var. Yoksa bu aşamada tekrar geri dönmenin peşinde değil. İleride belki...

Kılıçdaroğlu MYK'da Önder Sav ekibinin itirazlarına rağmen ağırlığını koydu. 'Yeni tüzüğü uygulayacağım' dedi. Gruplar arasında mücadele bütün sertliğiyle devam ederken Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya dün şaşırtıcı bir çıkış yaptı. CHP'de 'tüzük kurultayına' gerek olmadığını söyledi. Bu, Önder Sav'a destek anlamına geliyor. Nitekim Sav, memnuniyetini gizlemedi. Yalçınkaya bu açıklamasıyla parti içi mücadelede taraf oldu.

Başsavcı'nın görevi yeni tüzüğün uygulanmasını gözetmek, nasıl olacağı onun görevleri arasında değil. Parti ister kurultayla çözüm bulur isterse mevcut yönetim yeni inisiyatif geliştirir. Yalçınkaya, CHP içindeki kavgayla neden bu kadar ilgili, anlamak güç.

Bugün Parti Meclisi 'tüzük' bilmecesini çözmek için toplanacak. Bu kritik toplantının Kemal Kılıçdaroğlu ile Önder Sav'ın karşılıklı taktiklerine sahne olacağı kesin. Kimin dediği olacak? Belli değil. Bir kurultay kararı sürpriz olmaz.

CHP'de hesaplaşma günü; Kılıçdaroğlu'nun mu yoksa Sav'ın mı dediği olacak? Gözler CHP'de...

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT