1. YAZARLAR

  2. Yasin Doğan

  3. CHP, Ergenekon'u kurtarma operasyonuna feda mı ediliyor?
Yasin Doğan

Yasin Doğan

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP, Ergenekon'u kurtarma operasyonuna feda mı ediliyor?

A+A-

Eskiden CHP, iktidarla baş edemez, askeri göreve çağırır; siyaset kurumunu etkilemesini, iktidarı zayıflatarak kendi alanını açmasını isterdi. "Emekli askerler"in konuşmaları siyasi mücadele içinde siyaset dışı bir 'taraf' üretirdi. Sahici bir siyasi parti gibi davranamayan CHP, siyaset dışı müdahaleleri kendi yararına görür, siyaset kurumunun etkisizleştirilmesine çanak tutardı. CHP siyasi parti olarak muhalefet fonksiyonunu layıkıyla yerine getiremez, bu rolü başka kurumlara havale ederdi. CHP'nin siyasetsizlik halinde kendi işini başkasına yaptırma anlayışının etkisi vardı. Bu tarz, hem CHP'yi gerçek bir parti olmaktan uzaklaştırdı, hem de durumdan vazife çıkarması istenen kurumlara zarar verdi. Medya, emekli askerler, yargı bürokrasisi, üniversiteler bu fonksiyonu devralıp siyasi taraf haline geldiğinden yıpranırlardı.

Bugün ise tam tersi bir oluyor!

Seçimden önce CHP'nin söylemlerine bakıldığında diğer kurumlardan medet ummayan, iktidarla kendi gücüyle mücadele etmeye soyunan bir parti görünüyordu. Bu durum hem CHP'nin, hem de diğer kurumların asli fonksiyonlarına çekilmesi anlamına geliyordu ve olması gerekendi. Ancak son günlerdeki gelişmelere baktığımızda bu iyimser okuma biçiminin ortadan kalktığını görüyoruz. Çünkü Ergenekon sürecinde sanıkların yönlendirmeleri altında 'güdümlü' bir parti görüntüsü ortaya çıkıyor; CHP milyonlarca kişinin oyunu almış bir parti gibi değil, bir zümrenin siyasi uzantısı gibi davranıyor.

Dün CHP kendi fonksiyonunu başkasına devrediyor ve siyaset dışı kurumları göreve çağırıyordu, bugün birileri CHP'nin fonksiyonlarına musallat olarak, siyasetini belirlemeye çalışıyor, adeta CHP siyasetini rehin alıyor.

Acaba Ergenekon sürecini baltalamak ve sanıkları kurtarmak, yeni CHP'ye biçilen yeni misyon mudur? Eğer öyleyse bu misyon, CHP'nin siyasetini esir alıyor, kendi aleyhine yanlış bir tutuma sevkediyor.

Andiçme boykotu, ana muhalefet partisinin yeni dönemde güçlü aktör olma pozisyonuna zarar veriyor. Koskoca ana muhalefet partisini bir davayı kurtarma operasyonuna feda etmek, binilen dalı kesmekten başka anlam taşımıyor.

CHP'nin 'yeni' vasfını geçersizleştiren faktörlerden birisi, Ergenekon sanıklarını aday göstermesiydi. Eski CHP, siyasi pozisyonunu vesayetçi anlayışı desteklemeye, siyaset tarzını ise kriz siyaseti yürütmeye dayandırıyordu. Yeni olma iddiasındaki CHP, son tutumuyla eski siyaset anlayışına ve siyaset tarzına dönmüş oluyor. CHP'nin, BDP ile boykot noktasında buluşması, eski CHP'nin ve BDP'nin krizlerden medet uman siyaset tarzını öne çıkarması Kılıçdaroğlu'nun seçimden önceki tüm iddialarını ortadan kaldırıyor. Kılıçdaroğlu, Baykal'ın kriz siyasetine dönerek hem yeni CHP imajını bozmuş, hem de liderliğini zaafa uğratmıştır. Dayatmayla netice almaya çalışmak, BDP gibi küçük partilerin davranış tarzı olabilir, ancak ana muhalefet partisinin kullanabileceği bir yöntem olamaz. Artan milletvekili sayısıyla Meclis'te gücünü göstermek yerine kendisini saha dışında bırakmak irrasyonel bir tepkisellik olmuştur. 'Ya hep ya hiç' demek, anayasayı dayatmayla delmeye çalışmak, Meclis'i çalıştırmamak, CHP gibi demokratik siyasetin ana aktörlerinden birine hiç yakışmamaktadır.

Kılıçdaroğlu, iyi bir kriz yöneticisi olmadığını, küçük bir esintiyle büyük savrulma yaşayabileceğini ilk ciddi sınavında ortaya koymuştur.

Aslına bakarsanız, CHP son hamleyle kısa vadeli faydalar için uzun vadeli zararları göze almaktadır. Bunlardan birincisi, seçim yenilgisini unutturmak; ikincisi, parti içinde kazan kaldırma çabalarının önüne geçmektir. CHP yönetimi, istikrarlı bir şekilde yanlış yapmaya devam etmektedir.

YENİ ŞAFAK 

YAZIYA YORUM KAT