1. YAZARLAR

  2. Hüseyin Gülerce

  3. CHP, Demirel ve askerler...
Hüseyin Gülerce

Hüseyin Gülerce

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP, Demirel ve askerler...

A+A-

AK Parti kapatılmayınca bazılarının dengesi bozuldu. Bütün maharetleri askeri kışkırtmak, onu siyasetin içine çekmek olan köşe yazarlarından tutun da CHP'ye kadar, kelimenin tam anlamıyla bozuk çalanlar var.

"Nerede o aslanlar gibi kükreyen asker?" diye iç geçireninden, "artık güvendiğimiz dağlara da kar yağdı" diyenine kadar bir sürü garip adam var... CHP yönetimi şaşkın. Bütün hesaplar, AK Parti'nin kapatılması, Başbakan Erdoğan'a yasak gelmesi üzerine kuruluydu. Halkın desteğini almak gibi bir düşünceleri de olmadığı için şimdi sataşacak yer arıyorlar. İlk tosladıkları da Türk Silahlı Kuvvetleri oldu.

CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, düzenlediği basın toplantısında; "Hükümetle Genelkurmay arasında oldukça sıcak bir ilişkinin olduğu kanısındayım.'' diyor. Neden bu kanıdaymış? "Çünkü tüm ordunun büyüklüğü dikkate alındığında laikliğe karşı hiçbir dosyanın Yüksek Askerî Şûra'ya gelmemesi ilginç" miş... Üzülmüş CHP.

Hükümetle asker arasında kavga çıkması, CHP'nin sanki geçim kaynağı. Devletin anayasal kurumları çatışsın, ortalık karışsın, CHP de vatanı kurtarmak için beklediği role kavuşsun. Bir siyasî parti için ne hazin bir bekleyiş.

CHP sözcüsü, bir de dedikodu üslubuyla medyada, internet sitelerinde pazarlıklardan söz edildiğini ortaya belge olarak sürüyor. Emekli olacak Genelkurmay Başkanı'na "bahşiş" olarak zırhlı araba verildiğini söylüyor. Bu kadar gayri ciddiliğin tabii ki bir karşılığı olacaktı. Nitekim Genelkurmay Başkanlığı'ndan bu "siyasi parti temsilcisi"nin sözlerine birkaç saat sonra cevap geldi: "Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinden siyasi çıkar elde etmeye dayalı hazin bir iftira ve talihsiz bir değerlendirmedir."

CHP'nin, askere bu kadar yatırım yaptıktan sonra yediği tokada bakar mısınız? Ama neden böyle oluyor? Maalesef, bu ülkede bazı sivil siyasetçiler, üniversite ve yargı mensupları ile omuz omuza, askerî bir vesayet rejimi için yıllarca çalıştılar. Hâlâ da çalışıyorlar. Demokratikleşme, dolayısıyla Silahlı Kuvvetler'in, sadece asli vazifesini yapma konumuna gelmesi için hiç dik durmadılar, çaba sarf etmediler. Bu ülkede darbeler bile bu zihniyet sahipleri ile onlara destek veren medya eli ile hazırlandı.

AK Parti'nin kapatılması davası da buna dâhildir.

Hâlbuki uluslararası sistem, Türkiye'nin ve dünyanın geldiği nokta, demokratikleşme dışında bir çözüm yolunu işaret etmiyor. Hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, ferdi hürriyetler, din ve vicdan özgürlüğü öne çıkmış iken, suyu tersine akıtmaya uğraşmanın bir bedeli mutlaka olur.

CHP'nin temel yanlışı, seçmen iradesini önemsemek yerine, güç odaklarına yaslanmak istemesidir. Yoksa görülmekte olan ve onlarca faili meçhul cinayetin katillerinin ortaya çıkarılmasına belki de imkân verecek bir davanın, gönüllü avukatlığına soyunmak, anamuhalefet partisi liderinin işi olabilir mi?

CHP yönetimi, geldikleri noktayı bir daha gözden geçirmelidirler. Artık Türkiye'ye yakışan çağdaş bir demokratik sistem için askeri tahrik etmekten, gerilim siyasetinden medet ummaktan vazgeçilmelidir. Bu çağrıya 9. Cumhurbaşkanı Sayın Demirel de dâhildir. O da, Silahlı Kuvvetler'i tahrik eden, provoke eden beyanatlarından vazgeçmelidir. Bu ülkede cumhurbaşkanlığı yapmış birine, "biz askere bile dokunabiliriz, şeklindeki kuvvet gösterileri, Genelkurmay Başkanlığı'nı rahatsız ediyor" gibi laflar yakışmıyor. Kim kuvvet gösterisi yapıyor? Devletin savcıları iddianame hazırlamış, hâkimleri kabul etmiş ve yargı süreci başlamış. Siz neye körük sallıyorsunuz? Size halk adına kimse sözcülük görevi vermedi. Genelkurmay'ın yargıya gösterdiği saygıyı siz niye unutuyorsunuz?

Bu ülkede demokratikleşme; sivil asker münasebetlerinin, demokrasinin ruhuna uygun sıhhatli bir yapıya kavuşmasına bağlıdır. Samimi olan herkes bunun için gayret göstermelidir.

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT