"Cennete Otostop..."

17.09.2010 13:00

Sibel Eraslan

Bu yazıyı, Viyana’da eğitim gören üniversiteli gençlerimizin Kefken’deki kampından kalem alıyorum. WONDER’in Avrupa’daki anne ve babası olarak Nadire Kara ve Yusuf Kara, sağolsunlar gençler için harika bir güz kampı hazırlamışlar.
Sevgili arkadaşlarım Nadire ve Yusuf’u üniversiteli günlerimden beri tanıyorum. İdealizmlerinden hiçbir şey eksilmeden gençlere yönelik ufuk açıcı çalışmalarını hâlâ devam ettiren yürekli bir çift... Gurbeti, gurbette tahsil etmeyi, yakına taşıyorlar gönüllerindeki inanç ve azimle... İnsan, gençlerin gözlerindeki pırıltıyı gördükçe, geleceğe umutla bakıyor... Az evvel sabah dersim bitti, İhsan Süreyya Sırma hocamız gençlerle yüzmeye inerken bana da el salladılar... Kimi tarih doktorası yapıyor, kimisi psikoloji, kimisi tıp, siyaset okuyor, bir iki asistan da katılmış kamplarına.... Biz de Av. Şeyma Dövücü ve Asiye Dilipak’la iştirak ettik...
Altmışların sonunda Avrupa’ya işçi-emekçi olarak göç eden insanlarımız, artık yeni bir profille yürüyorlar Avrupa sokaklarında... Gençlerin önü kesilmemeli... Tüm yeryüzü onların okulu çünkü...
Bugün yanımda taşıdığım çok güzel bir kitapla geldim gençlerin kampına.
Sevgili kardeşim, Adem Özköse’nin Pınar Yayınları’ndan çıkmış yeni kitabı: “Cennete Otostop”, tam da gezegene yayılmış özgür ruhları anlatması itibariyle, gençlik kampına denk düştü...
Adem’i Vakit gazetesinden, Dış haberler Servisi’nden tanıyorsunuz. Son üç yıldır da Gerçek Hayat dergisinin Ortodoğu Temsilcisi ve Dış Haberler Şefi...
Doğrusunu isterseniz provakatif bir başlık: “Cennete Otostop...” Alt başlığı; Hidayet Öyküleri... Adem’in Suriye’de, Filisitin’de, Afganistan’da, Tayland, Malezya, Patani gibi Doğu atlaslarında ancak adını işittiğimiz, hatta bazılarının yerini bulmakta bile güçlük çektiğimiz ülkelerdeki izlenimleri... Bu izlenimler, hidayet dönüşümünü, ruhi aydınlanmayı, kalbi inşırahı yaşamış, genç Müslümanlarla yaptığı mülakatlardan oluşuyor...
Gencecik kalplere düşen hakikati aramak ve kavuşmak coşkusunu satırlarda gözyaşlarıyla okuyorsunuz...
Bizler burada birbirimizin değerini hakkıyla bilmiyoruz. Hatta cemaatler, gruplar, kendi içlerine kapanmış halleriyle, çoğu kez dışımızdakilere duyarsız bir hale gelebiliyoruz ne yazık ki... Beraber olmanın kıymetinin hiç farkında değiliz... Oysa dünyada, hayatında bir kere bile ezan sesi işitmemiş, hayatında bir kere bile cami görmemiş nice, milyonlarca insan var...
Mesela Elisa... İtalya’nın Katolika şehrinde dünyaya gelmiş. Felsefe okurken, hakikat nedir sorusunun peşine düşmüş... Hocalarından birisi dünya dinler tarihini anlatırken, Müslümanların ezanından bahsetmiş, çok etkileyici olduğunu anlatmış ezan alegorisinin... Bir zaman sonra Elisa, Mısır’a yaptığı bir gezide Nil Nehri’ni kenarında dolaşırken, aniden başlayan ezan sesleri arasında, öyle garip, değişik duyglarla dolmuş ki... Derhal bir camiye gitmiş... Orada dua eden, namaz kılan, Kur’an okuyan Müslümanlara ilgiyle bakmış... Sonra o akşam kendince çok önemli bulduğu bir rüya görmüş... Ardından Müslüman olmaya karar vermiş... Müslüman olmadan önce, İncil ve Kur’an’ı defalarca karşılaştırmalı bir şekilde okumuş... Papazlarla konuşmuş, sohbet etmiş, dertleşmiş... Hatta teslis konusunda soru sorduğu bir Papaz ağlamaya başlamış, yıllardır kendisinin de teslis konusunda tatmin edici bir cevap bulamadığından yakınmış... İtalya’daki Müslümanlarla da tanışmaya başlamış Elis, özellikle Müslüman genç kızların güçlü karakteri ou çok etkilemiş... Elisa, bir sanatçı, yazar, halen çeşitli radyolarda program yapıyor, dergi ve gazetelerde İslâm hakkında yazılar yazıyor... İsmini Rahme olarak değiştirmiş...
İngiliz gazeteci Yvonne Ridley’i Türkiye’deki performanslarından da tanıyorsunuz.. Bağdat’ın ve Gazze’nin işgali sırasında küresel barış aktiviteleri çerçevesinde ülkemize gelen barış elçilerindendi... Onun kitaptaki hidayet öyküsü de enterean. Haber kovalamak için gittiği Afganistan’da Taliban’a esir düşmüş ve onlardan gördüğü kibar ve dostluk dolu tavırlarla önyargılarından vazgeçmiş. Taliban onu Kur’an okuması koşuluyla serbest bırakmış... Kur’an’ı okudukça, nasıl bir kitapla karşı karşıya olduğunu, bu kitabın sahibinin ancak ve ancak Allah olabileceğine iman getirmiş... Sonra da dünya Müslümanarı için çalışmaya azmetmiş...
Adem Özköse, kimisi papaz, kimisi ünlü bir müzisyen, kimisi misyoner, kimisi uyuşturucu satcısıyken İslâm’la tanışmış, şereflenmiş bu kişilerle hidayet hikayelerini konuşmuş...
Adem tam anlamıyla bir seyyah...
Gezdiği, geçtiği ükelerdeki insanların ilginç hidayet öykülerini kaleme aldığı defterlerden harika bir bloknot çıkarmış...
Yeryüzü genişliyor dünyaya dağılmış gençlerin parlak gözlerini gördükçe... Allah hepsinden razı olsun, yollarını, caddelerini genişletsin...
Okuma Önerisi: Cennete Otostop, Hidayet Öyküleri. Adem Özköse, Pınar Yayınları. 0212 520 98 90

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim