Cenaze Hakkında Ne Biliyoruz

07.09.2012 11:46
Cenaze Hakkında Ne Biliyoruz
Ölüm hayatın büyük bir realitesi olduğu halde cenaze işlemlerine ne kadar vakıfız?

Ölüm haktır. Yüce yaratıcının Kur'an-ı Kerim'de zikrettiği gibi "Her nefis, ölümü tadacaktır!" İnsanoğlu, hiç şüphesiz bu dünyaya imtihan edilmek üzere gönderilmiş ve kendisi için tayin edilen süre bildirilmemiştir.

Bu imtihanın bitiş zili anlamına gelen ölüm hakikati, yakınlarımızı ve sevdiklerimizi aramızdan alarak kendini her daim hatırlatmaktadır. Evet, bir gün bizleri de bulacak olan ölüm, çoğu zaman insanları hazırlıksız yakalıyor. Bu yüzden şairin de dediği gibi "Her ölüm erken ölümdür." bizler için. Öyleyse bu yolculuk için şimdiden hazırlık yapmalı, bize verilen bu fani ömürde ahiret için çalışmalı... İşte hepimizin bir gün yaşayacağı o son yolculuğun safhaları ve yakınlarını kaybeden kimselerin bilmesi gereken önemli ayrıntılar...

HASTA VE CENAZE EVİ ADABI

Dinimizde, ağır hasta olan veya ölmesi beklenen kimseleri ziyaret etmek ve onlardan helallik almak önemlidir. Peygamber Efendimiz'in (sas) de tavsiye ettiği üzere hasta ziyaretleri kısa tutulmalı, sohbet edilerek hastaya ve yakınlarına sıkıntı verilmemelidir. Kişinin son nefeslerini vermeye yaklaştığı (sekerat hali) zamanda ise, kendisine Kelime-i Şehadet tekrar edilerek hatırlatılmalıdır. Hasta bu durumda iken yakınında Yasin ve Ra'd Sureleri okunabilir. Bununla beraber kültürümüzde cenazesi olan kimselere destek olmak, yemek pişirip taziyeye gelen misafirleri ağırlamak, cenaze evine yapılacak en büyük yardımdır. Kırgınlıkların, ayrılıkların bir tarafa konulması gereken bu günde, âhirete intikal eden kişi, arkasından hayırlarıyla anılmalı ve yakınları teselli edilmelidir. Cenaze evinde mevta arkasından yas tutmak, kendinden geçecek şekilde ağlamak, dövünmek ve isyan çağrıştıran hareketlerden uzak durulmalıdır. Cenaze taziyeleri mümkün mertebe vefattan sonra üç gün içerisinde yapılmalı, bundan sonraki zamanlarda yakınlarının acılarının tazelenmemesi için özen gösterilmelidir.

Resmi büyütmek için üzerine tıklayınız...

 

son-yolculuk01.jpg

HURAFELER

Cenazenin yıkama ve defin işlemleri sırasında halk arasında yapıla gelen yanlış uygulamalar bulunmaktadır. Dinimizce hoş görülen bazı hayırlı âdetlere karşın, batıl inanç ve hurafe niteliğinde bulunan bazı yanlış davranışlar da yok değil. İçinde Peygamberimiz'in (sas) de yasakladığı veya dini hiçbir gerekçesi olmayan hurafelerden bazıları şöyledir:

- Ölülerin ardından ağıt tutmak, kendinden geçercesine ağlamak.

- Değerli mermerlerden şatafatlı kabir yaptırmak. Mezar taşına ölünün resmini asıp, anlamsız beyitler yazmak.

- Cenazenin ardından alkış tutmak, slogan atmak veya tabutun üzerine futbol takımı bayrağı, forma gibi şeyler asmak.

- Ölünün ardından 3, 7, 12 ve 40. gibi günleri kutsi sayıp yemek vermek ve Kur'an okutmak. Belli bir gün tahsis etmeden ölünün ardından Kur'an okunabilir ve yemek dağıtılabilir.

- Mezara, baş kısmından ayak sonuna kadar su döküp tekrar başa dönmek. Başka mezarlardan özellikle çiçek koparıp kendi yakınının kabrine dikmek.

- Cenaze merasimi sırasında veya hemen ertesinde külfet olmasına rağmen pide dağıtmak.

- Cenazeye toprak atan kişilerin küreği birbirine yere bırakara vermesi.

- Kefen veya tabutun içerisine mevtanın sevdiği eşyaları koymak. (Zaman)

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim